Hazırlayan: Hediye Gündüz
Akkuyu adı, biz çevrecilerin mücadele alanının en başında gelen isimlerden biridir. Çünkü en uzun soluklu, en çetin ve stratejik mücadele olan antinükleer mücadele sürecinin sembolüdür. Ayrıca Türkiye çevre mücadelesinin de başlangıcıdır demek hiç de yanlış sayılmaz.
Gerek politik bir konu olması, gerekse dünyanın en büyük çevre sorununu içinde barındırması, gerekse de en üst düzeyde bilim ve teknoloji konusu olması nedeniyle konuyla ilişkili en önemli aktivistleri içine çeker.
Bu yüzden mizaç olarak da sert bir mücadele sürecidir.
Nükleerin dünya ölçeğinde ilk ortaya çıkışı Einstein gibi bir dahi ile olmuştur. Einstein atomu parçalayarak en büyük enerji ve gücü ortaya çıkarmıştır. Bu enerjinin Hiroşima’ya atom bombası olarak atılışıyla ise bir şehrin toplu katliamı, ölümler ve radyasyon ile dünya insanlık bilincine yerleşir.
İkinci dünya savaşının ardından başlayan uzun süreçli soğuk savaş yıllarında ise nükleer füze başlıklarıyla savaş çığırtkanlarının en önemli propaganda aracı, korku ve para- ticaret ilişkisiyle gündemdeki yerini almıştır.
1986’da Çernobil Nükleer Santral kazasıyla ise teknolojinin ortaya çıkardığı insafsız ölüm merkezi ve teknolojinin öldüren çöplüğü olarak Rusya-Ukrayna’nın bir diğer adı olarak yerini alır.
Çernobil kazası Karadenizliler için kanserlerin aile içi acılarının ortak adı, sanat adına ise Kazım Koyuncu’yla bütünleşen yeni, yaratıcı, genç sanatçılarımızı bile bizden alandır.
Türkiye için genel adı çook uzun süreler halktan saklanmış gizli bilgiler topluluğudur.
Şimdilerde ise enerjide dışa bağımlılığın doruk noktası ve geleceği hiçe sayarak tehlikeye atma hezeyanı olarak önümüzde durmaktadır.
Tüm bunların bir sonucu ve karışımıyla Akkuyu Çadırkampı; santralin yapılacağı Akkuyu koyunun yanı başında, sadece bir çadır figürüyle, yeni bir mücadele ve yeni bir başkaldırıyla ortaya çıkmış bir yaz kampıdır.
Akkuyu Günlüğü yazı dizisi ise Akkuyu Çadırkamp süreci anlatan yazı dizimiz olacaktır.
Akkuyu Çadırkampı; Büyükeceli Sahili-Mersin’de 24 Temmuz- 28 Ağustos 2011 tarihlerinde, Mersin Nükleer Karşıtı Platform tarafından hazırlanan ve Türkiye’deki tüm nükleer karşıtı platformlar ve hareketlere çağrı ile başlamıştır.
Antalya Nükleer Karşıtı Platform olarak biz de nükleere karşı durmak için Akkuyu Çadırkampa katılma kararı alarak Akkuyu’da yerimizi aldık. Çadır ofisimizi kurduk ve buradan size Akkuyu Günlüğü yazı dizisi olarak yaşadıklarımızı, gördüklerimizi ve anladıklarımızı paylaşacağız.
1: Çadır ofis hazır
2: Akkuyu Çadırkampta nükleere karşı ilk yemeğimiz isli tencere ile bölgeden toplanan çam ağaçlarının kozası ve dal parçalarından oluşan odun ateşinde pişiyor. Lezzet doyumsuz.
3: Akkuyu karşıda görünen tepenin hemen ardı. Rus teknik heyeti şu an çalışma yapıyor.
4: yemekler kollektif bir çalışma ile hazırlanıyor
|