Röportaj: Engin Korkmaz
Tüp bebek yöntemi dünyada ilk kez 1976 yılında uygulanmış olsa da sistemin Türkiye’de tam olarak oturduğunu söylemek doğru olmaz. Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarda zeka geriliği ve gelişim bozukluğu saplantısı oldukça yüksek. Bu savları yıkan Anadolu Hastanesi Tüp Bebek Sorumlusu Doğum Uzmanı Operatör Doktor Levent Şahin tüp bebek hakkında bilinmeyen ve yanlış bilinenleri bize anlattı
Levent Bey öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
Ben Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. ABD’de 1 yıl tüp bebek eğitimi aldım. Son 2 yıldır da Anadolu Hastanesi Tüp Bebek Merkezi sorumluluğunu üstlendim. 16 yaşında fakülteyle başladım. 22 yaşında bitirdim. 35 yaşındayım. Yani hiç vakit kaybetmedim diyebiliriz.
Tüp bebek deyince ne anlamalıyız? Tüp bebek yönteminin tarihçesini kısaca anlatır mısınız?
Dünyada tüp bebek yöntemi ilk kez 1976 yılında kullanıldı. Tüp bebek yöntemi insan yumurtasının dışarı alınarak spermle döllenmesi sonucu bebeğin oluşturulması ve gelişimini takip ederek anne rahmine yerleştirilmesidir. Tüp bebek deyince insanların aklına farklı şeyler gelebiliyor. Biz insanların kendi yumurtalarından tüp bebek yapıyoruz. Bu eki çeşit olabilir. Normal tüp bebek ve mikro enjeksiyon dediğimiz yöntem var.
Toplumda tüp bebeğe itibar var mı? Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarda saflık, zekâ geriliği gibi durumlar söz konusu mu?
Tüp bebekte bebeğe bağlı bu tür durumlar olmaz. Ama bazen tüp bebek yaptığımız hastaların kendisinde ciddi sağlık sorunları olabiliyor. Örneğin sperm olmayan ya da çok az spermi olan erkekte anormallik oluyor. Kendisinde anormallik olduğu için çocukta da anormal durum olabiliyor. Yani bu tüp bebek yaptıran anne babanın anormal bir durumu varsa bu tüp bebeğe geçebilir. Anne babada bir sorun yoksa tüp bebekte de anormal bir durum olmaz. Tüp bebek yaptıran 35 yaş üstü kadınlarda yumurta rezervi azaldığı için yumurtalık kalitesi bozuluyor. Yumurtalık kalitesinin bozulmasıyla genetik bozuklukta ortaya çıkabiliyor
Anne ve babalarda genetik sorun yoksa ve anne 35 yaş üstü değilse tüp bebekte bir sorun yoktur diyorsunuz.
Evet doğrudur.
Tüp bebek yapmanın bir yaşı var?
Tabi ki bir yaşı var. Erkekte yaş sorunu olmuyor. Erkekte sperm olduğu sürece tüp bebek yapabilir. Kadınlarda ise menopoza girme sorunu olduğu için 45 yaş üstü gebelik oranı çok düşüktür. Bu nedenle 45 yaş üstü annelere bilgi veriyoruz. Anne olma oranının çok düşük olduğunu söylüyoruz.

Çalışma hayatı hamileliği etkiliyor mu?
Günümüzde kadınlar çalışma hayatına yoğun olarak katıldıkları için hamileliği ileri yaşlara erteliyorlar. 30 ve 35 aralığında anne olmak istiyorlar. Bu yaşlar hamilelik için riskli olduğu için tüp bebek yöntemine başvuruyorlar.
Çağımız koşullarında kadınların hamile kalmasını engelleyen etkenler nelerdir?
Türkiye’de yüzde 10-15 çift gebe kalırken zorluk çekiyor. Bunun nedeni kullandığımız her şeydeki kimyasallar. Artı radyasyon. Artı cep telefonu bile kısırlığa neden olabiliyor. Bir sürü faktör var. Birden fazla cinsel partnerle birlikte olmak enfeksiyona neden olabiliyor. Eskiden hamile kalma oranı daha yüksekti. Tabi eksiden kadın hamile kalamıyorsa erkek boşanıp başka biriyle evlenebiliyordu. Günümüzde çiftler daha duyarlı.
Size başvuran çiftlerin genel profili nedir?
Genel olarak çalışan insanlar bize geliyor. Bize gelenlerin yüzde 70’şi ekonomik durumu 0 iyi olan bilinçli çiftler. Bize gelmeden önce araştırma yapıyorlar. Tedavi nasıl olacak, kaçınca gün transfer edilecek gibi sorular soruyorlar.
Tüp bebekte yumurtanın döllenmesinin ardından süreç doğal haline bırakılıyor değil mi?
Doğal haline bırakıyoruz ama mutlaka onların beslenmelerini sağlayacak ortamı sağlıyoruz. Medyum dediğimiz özel sıvılar var. Embriyoların gelişimini sağlamak için. Belirli aralıklarla onları değiştirerek beslenmelerini sağlıyoruz. Duruma göre 2-5 gün arasında bebek gelişimini takip edip anne rahmine transfer ediyoruz.
Tüp bebek yöntemiyle hamile kalan kadınların doğum yönetim nasıl oluyor?
Genel olarak sezaryenle doğum yapıyor. Çünkü çoğu kıymetli gebelik oluyor. Genelde aileler risk almak istemiyor. Normal doğum yapılamaz değil. Ama aileler yıllarca tedavinin ardından bebek sahibi olmak istedikleri için risk alarak normal doğum yapmak istemiyorlar. Bizler gerekli telkini yapsak da onlar sezaryen ile doğum yapmak istiyorlar.
Antalya’da bildiğim kadarıyla 4 tane tüp bebek merkezi var. Antalya’da tüp bebek pazarı nedir? Bu merkezler arasında bir rekabet durumu söz konusu mu?

Antalya için 4 merkez yeterli. Belki daha fazla da açılabilir. Çünkü Antalya’dan birçok hasta Ankara ve İstanbul’a gidiyor. Burada gerekli teknoloji var. Başka illere gitmek gereksiz. İnsanlar belki Antalya’yı daha küçümsedikleri için İstanbul ve Ankara’yı tercih ediyor olabilir.
Tüp bebek merkezinin sağlık turizmine girdiğini söyleyebilir miyiz?
Kesinlikle söyleyebiliriz. Tabi tüp bebek siteminin daha da gelişmesi lazım. Çünkü tüp bebek tedavi süreci sağlık turizmine giren diğer kollara göre daha uzun sürüyor. Yakın zamanda tüp bebek yönteminin sağlık turizminin önemli bir kolu olacağını düşünüyoruz.
Tüp bebekte gebe kalma oranı nedir?
Ortalama yüzde 50 civarında. Genç hastalarda oran daha yüksektir. Yaşlı olan hastalarda daha düşüktür. Bu rakam ortalamadır. Bize gelen her iki hastadan biri gebe kalarak çıkıyor. Dünyada tüp bebekte hamile kalma oranı yüzde 30 civarındadır. Bizim merkezimizde yüzde 50. Bu oran dünya ortalamasının üstündedir. Kadınların hamile kalmasını ve sağlıklı çocuk dünyaya getirmesini etkileyen bir sürü faktör var. Örneğin bazen anneden bir tane yumurta zor buluyoruz. Babada bazen hiç sperm bulamıyoruz. Ameliyat ediyoruz sperm bulmaya çalışıyoruz. Değişik tedavilerle sperm bulmaya çalışıyoruz. Tabi ki bu tarz çiftlerde hamile kalma oranı çok düşük oluyor.
Tüp bebek dışında normal doğumlara giriyor musunuz?
Evet giriyorum. Ben 13 yıllık doktorum. 2 binin üzerinde doğum yaptırdım.
Tüp bebek teknolojisinin daha üst seviye çıkma durumu var mı?
Her gün yeniliklerle karşılaşıyoruz. Bu teknoloji daha çok fazla gelişecektir. Kök hücre çalışması devam ediyor. Bunlar tabi klinik uygulamaya geç geliyor.
Tüp bebek denmesindeki amaç nedir?
Eskiden alınan yumurtalarla spermler ince cam deney tüplerinde birleştiriliyormuş. Zamanla bu değişti. Küçük tabaklarda birleştirme yapılıyor. Ama ismi eski kullanımından geliyor.
Tüp bebek yapılırken çocuğun genleriyle oynama durumu oluyor mu? TV’de gördüğümüz isteğe bağlı olarak çocuğun sarı saçlı mavi gözlü doğması sağlanabiliyor mu?
Genleriyle oynama söz konusu olamaz. Bu yasal olarak da mümkün değil zaten. Ancak tüp bebekte belli genetik hastalıkları seçme durumumuz var. Örneğin 10 tane bebeğimiz oluştu. Birinde Akdeniz anemisi var. O anemili bebekleri ayırabiliyoruz. Ona göre sağlıklı olanları seçip anne rahmine verdiğimiz zaman Akdeniz anemisi taşıyıcı olmadan gebe kalınmasını sağlıyoruz.
Kadınların hamile kalmasında tüp bebek dışında başka yöntem var mı?
Biz çocuk isteyen hastaların hepsine tüp bebek uygulamıyoruz. Gelen hastane önce temel tedavileri uyguluyoruz. Erkeklerde sperm sayımı, kadınlarda ultrason ve rahmi gösteren film çekiyoruz. Sonra hamile kalınmasını engelleyen durumları öğrenmeye çalışıyoruz. Tüp bebeğe gerek olup olmadığına karar veriyoruz. Çok ciddi bir durum yoksa normal tedavilerle gebe bıraktığımız hastalarda oluyor. Yumurtalık sorunu tedaviyle geçebilen ve gebe kalan hastalarımız oluyor. Sperm sayısı az olan erkek hastalarımızda sperm sayısını artırma yoluna gidiyoruz. Kadınlarda yine aşılama yapıyoruz. Aşılama da erkekten aldığımız spermleri özel işlemlerden geçirerek en canlı hücrelerini iltihap ve ölü hücrelerden ayırarak yoğun bir sıvı elde ediyoruz. O aldığımız spermi direkt anne rahmine enjekte ediyoruz. Bu şekilde normal ilişkiye göre hamile kalma oranını 2-3 kat artırıyoruz. Tedavilere rağmen ve aşılamaya rağmen hamile kalamıyorsa kadına bıçaksız ameliyat ile göbekten girerek rahim yumurtalıklarını değerlendiriyoruz. Alttan kamerayla girerek rahim içini değerlendiriyoruz. Her hangi bir anormallik varsa bunları düzeltip, tüplerin de açık olup olmadığını kontrol ediyoruz. Yani sadece tüp bebek yöntemi uygulamıyoruz. Hastanın durumuna göre tedavi uyguluyoruz. Çiftlerin yaşı ileri değilse en az bir yıl korunmadan ilişkiye girmelerini öneriyoruz.
Aşılama ve tüp bebek tedavisi gören çiftlerde psikolojik sıkıntı yaşanıyor mu?
Bize başvuran hastalar ya geç kalmış ya da oyalanmış hastalar oluyor. Bunlar her tedavi sonucunda çocuk bekledikleri için psikolojik sorunlar yaşıyorlar. Hastaları değerlendirirken tedavi uyumlarını güçleştirecek kadar psikolojik sorunlar varsa psikologumuza yönlendiriyoruz. Çünkü bu süreç uzadıkça aile baskısı, çevre baskısı, ekonomik baskı çiftler üzerinde psikolojik sorun yaşatıyor.
Size başvuran çiftlere neler öneriyorsunuz?
Kesinlikle sigara içenlere sigara bıraktırıyoruz. Sigara bırakmazlarsa hamile kalma oranı yüzde 20-25 arasında düştüğünü söylüyoruz. Hayat tarzlarına dikkat etmelerini söylüyoruz. Alkol kullanımı azaltmalarını söylüyoruz. Diyet uyguluyoruz. Kadınlarda kilo çok önemli. Çünkü yumurtalık gelişimi için verdiğimiz ilaçların yağa nüfus etme durumu olduğu için verdiğimiz ilaç yumurtalıklara ulaşamıyor. Bu nedenle kadın kilosuna göre yüzde 5–10 arasında kilo verirse verdiğimiz ilaçların yumurtalıklara etki oranı daha da artıyor.
Tüp bebekte hamile kalıp çocuk sahibi olamayan anne tekrar tüp bebekle hamile kalabilir mi?
Zaten gelen hastalarımızın ilk seferde hamile kalacak diye bir garanti yok. Bu nedenle ilk seferde hamile kalamayan kadına ikinci ve üçüncü kez yöntem uyguluyoruz. Fakat birincide hamile kalamayan kadın genelde ikinci seferde hamile kalabiliyor.
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.
Ben size teşekkür ederim.
|