4 Ekim Salı günü Telekulak köşemizde, “CHP’li gençlerin hayalleri” başlıklı bir yazı yayımlamıştık. Büyükşehir Belediye şirketi EKDAĞ’da işten çıkarılan 6 gence sahip çıkan, destekleyen yazılar yayımlanmış, sohbetler edilmişti. Fakat sorunu özelden çıkarıp, bunun kaynağında ne varsa ona cevap arayan, parti politikalarını sorgulayan bir yazı yayımlanmamıştı.
Telekulak’taki söz konusu yazı, somut olaydan yola çıkarak iş, istihdam; CHP - sermaye ilişkilerine göz atan, tahliller yapan bir yazıydı. Yazıyla ilgili çok olumlu tepkiler aldık.
Fakat işten çıkarılan gençler olsun, yakınları olsun yazıda, sanki işten çıkarmalara hak veren bir yön varmış gibi değerlendirmişler.
Eğer, yazı ortalama bir dikkatle okunursa söylenmek istenen gayet açıktır. Özetle; “CHP’li gençlerin iş aş umudu belediyeler olmamalı. Gençler, özel sektörde iş bulacak, ticaret yapacak donanımda olmalı” demiştik. Ve eklemiştik: “Partiye emek veren gençlerin iş bulmasında, ticaret yapmasında CHP örgütlerine önemli görevler düşüyor. Parti politikaları gereği sermaye çevreleri, esnaf kesimi ile diyalogları iyi olan, sözünü ettiğimiz çevrelere sahip çıkan, örgütleyen, diyalog içinde olan bir CHP örgütü parti için emek harcayan gençlerin iş bulmasında da iş yapmasında da olumlu faydalar sağlar.” Karşılaştırma da yapmıştık. “AKP’li gençler şirketler kurup ticaret yaparken, büyük şirketlerde yöneticilik yaparken, koltuklarının altında ihale dosyaları taşırken, taşeronluk işleri yaparken…” diyerek olması gerekeni tarif etmiştik.
Yoksa CHP’ye sempati duyan, oy atan, oy verdiren ve ihtiyacı olan ailelerin çocukları CHP’li belediyelerde işe alınmasın diye bir şey yazmamıştık.
Bir kez daha üstüne basa basa söylüyoruz: “Seçim kampanyalarında bedenen ya da fikren çalışan, gençlerin örgütlenmesinde öne çıkan kadroların belediyede çalışmaya mecbur olmaması gerekir. Eğer gençlerin kimseye bağımlı olmadan politika yapması, geleceğin yöneticileri olması isteniyorsa ekonomik bağımsızlığı olması gerekir. Seçim kampanyasında çalışan bütün gençler belediyelere doldurulsa kimse onlardan özgün; ayakları yere basan politikalar geliştirmesini, politikanın içinde olmasını beklemesin.”
EKDAĞ’dan çıkışı verilen gençlerin özelinde birkaç kelam etmek gerekirse…
Evet, bu gençlerin işten çıkarılmış yöntemi yanlıştır. Eğer bu gençler seçim döneminde emek çektikleri için oralara alındılarsa, bu emek bir anda yok sayılamaz. Varsa bir yanlış düzeltilme yoluna gidilebilirdi.
Çoktandır CHP içinde içten içe, özellikle Büyükşehir ile ilgili “Tamam da nerde bir işten çıkarma varsa CHP’li olmak zorunda mı? Son zamanlarda yaşanan durum aynen böyledir. İşten çıkanlara bakıyoruz, bir de işten çıkarma noktasında yetkili kılınanlara bakıyoruz, içimiz yanıyor…” diye başlayan cümleleri çok duyar olduk.
Daha fazla deşelemenin, isim isim, kimin ne yaptığını yazmanın gereği yok. Çünkü daha fazlası CHP’nin bileceği bir iştir.
Festival nar üzerine, ikram portakal…
Ata sporu güreşe verdiği destekle bilinen Nurettin Tursun, hafta sonu yapılacak olan 8. Geleneksel Döşemealtı Nar Festivali ve Yağlı Pehlivan Güreş etkinliğine davet için düzenlediği basın toplantısında yaptığı esprilerle sıkıntı yaratacak konulardan bile kolayca sıyrılabildiğini gösterdi. Nar festivalinin tanıtıldığı toplantıda masaya portakal suyu ikramı gelince gazeteciler karşı atağa geçti. Kahvaltının sonunda gazeteciler “ Başkan nar festivalini tanıtıyorsun, nar suyu yerine portakal suyu ikram ediyorsun” diyerek Tursun’u köşeye sıkıştırmak istedi. O da bir an bile tereddüt etmeden, “Nar suyunu festivalde ikram edeceğiz. Şimdi Döşemealtı narının suyunu tadarsanız, festivale gelmezsiniz” dedi ve ardından ekledi: “ Biz şehir dışında kalınca basından uzak kalıyoruz. Belirli aralıklarla size Döşemealtı’nda ağırlayıp, yaptığımız hizmetleri anlatmak isteriz.” Gazeteciler ilk cevapta tatmin olmuş mudur bilinmez ama Tursun köşeye sıkışacağı bir konuyu bile ustalıkla lehe çevirebildiğini gösterdi.
|