Ana Sayfa     Politika   |   Güncel   |   Ekonomi   |   Kültür Sanat   |   Spor   |   Teknoloji   |   Sağlık   |   Çevre   |   Telekulak   |   Astroloji   |   Sektörel   |   Dosya
Röportajlar     |     Resmi İlan     |     Yazarlar    |     Galeri
Ana Sayfaya Dön Telekulak Kategorisi Diğer Haberleri
Başkan Böcek’in ‘Cübbeli’ savunması
11 Ekim 2011 Salı , 13:37
Kulis haberleri her gün burada

 

Konyaaltı Belediyesi’nin bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği Kitap Fuarı, Cübbeli Ahmet Hoca diye tanınan Ahmet Ünlüoğlu’nun gölgesinde kaldı. “Reklâmın iyisi kötüsü olmaz, Cübbeli sayesinde fuar konuşuldu.” deniyorsa bilemeyiz ama asıl amaç reklâm olmasa gerek.  

Adı kitap fuarı, düzenleyen de başkanlık makamında CHP’den seçilen bir ismin oturduğu belediye olunca, Cübbeli’nin tartışılması da kaçınılmaz oluyor.

Kitap fuarları bir kültür ikliminin yaratıldığı mekânlardır. Buralara davet edilenlere ne denir?  Kültür adamı, entelektüel, yazar, düşünür, edebiyatçı, romancı, bilim adamı, aydınvs.

Kitap fuarlarında görmeye alışık olduğumuz, adına söyleşi, imza günleri düzenlenen kişiler böyle anılır. Bu kişiler, toplumların aydınlanmasına, hurafelerden kurtulmasına, bilimin ve çağın gereklerine göre düşünmeye sevk edilmesine önderlik eden, toplumsal gelişmişlik çizgisinin geriye değil ileriye taşınmasına katkı sunan kültür - sanat adamlarıdır. Kitap fuarlarında okuyucular da kültür-sanat adamlarıyla, yazarlarla, bilim adamlarıyla buluşur, konuşur, sorular sorar.

Adında halk ve cumhuriyet olan, Atatürk ilke ve devrimlerini parti tüzüğüne alan bir partiden belediye başkanı seçilen Muhittin Böcek, halk pazarı ile kitap fuarını karıştırmış olmalı ki, “Bakınız önceki gün Nihat Hatipoğlu bir konferans verdi. Denizden çıkan bir bayan vatandaş fuara gelerek Nihat Hatipoğlu sayesinde Müslümanlığa geçtiğini söyledi. Bu, ne kadar güzel bir şey… Burası halkın buluşma noktasıdır. Nasıl ki CHP Milletvekili Süheyl Batum gelip konferans verebiliyorsa Cüppeli Ahmet Hoca da verebilir. Bizim için herhangi bir sıkıntısı yok.” diyebiliyor.

 Peki, Nihat Hatipoğlu kim? İlahiyat Fakültesi mezunu, doçent.

Ahmet Ünlüoğlu kim? Ortaokulu bile bitirmemiş, imamların dizinin dibinde yetişmiş bir Cübbeli. Sırf dini yayınların sergilendiği fuarlara bile nadir davet edilen, son zamanlarda ettiği abuk sabuk laflarla televizyonların reyting malzemesi olarak kullandığı bir figür.

 İşte böyle birini Muhittin Böcek, ilahiyatçı Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu ile anayasa hukukçusu Prof.Dr. Süheyl Batum ile karşılaştırıyor.

 Dikkat edin, akademik unvanı olan bu iki isim yıllarını üniversitelere, bilimsel yayınlara harcamışlar. Ama yanlış yapmışlar. Ne gerek vardı o kadar zahmete. Cübbeli Ahmet Hoca gibi bir iki imamın dizinin dibine otursalar kestirmeden Ahmet Ünlüoğlu gibi ünlü birer hoca olurlardı.

Ondan sonra, Cübbeli Ahmet Hoca gibi, “ Ne kadar sevap, o kadar huri; beleşe iş yok. Ateşli kızları seviyorsan cehenneme git. Öyle bebekler var ki, erkekleri tahrik ediyor” diye döktürürlerdi.

Nasıl, kültür hazinemiz genişliyor değil mi?

Zaten, Cübbeli’ye de “hocam” diye hitap ediliyor, Süheyl Hoca ile Nihat Hoca’ya da. Ne farkları var. Ha, ortaokuldan ayrılmışsın, ha doçent ya da profesör olmuşsun.

 Muhittin Başkanımız bir de eklemiş: “Biz bu etkinliği belediye olarak yapıyoruz. Siyasi bir kimlikle yapmıyoruz. Siyasi olarak yapılmış olsa il binasında yapılırdı.”

 İyi de sorun nerde yapıldığı değil, ne yapıldığı ile ilgili. Böcek Başkan hala bir kitap fuarına kim davet edilir kim davet edilmez, anlaşılan bunun ayırdına varacak durumda değil.

Görüldüğü kadarıyla bunun ayırdına varamayacak durumda olan sadece Muhittin Böcek de değil. Buna, CHP İl Başkanı Özer Ülken, CHP’li Büyükşehir Belediye Mustafa Akaydın ve bazı milletvekilleri de dâhil. Eğer, Cübbeli vahametinin farkında olsalardı o fuarın açılışına gitmezlerdi.

Cübbeli Ahmet Hoca’yı dinlemek isteyenler de olabilir. Cübbeli, birçok camide, özel salonlarda din üzerine sohbetler gerçekleştiriyor. İsteyen oralarda rahatlıkla dinleyebilir; ancak Cübbeli’nin davet edileceği yerler kesinlikle kitap fuarları olamaz. Şayet dini yayınların sergilendiği fuarlar değilse.  

 

Fikret Gülcü’nün emeği

Gazeteci arkadaşımız Fikret Gülcü, kısa bir süre önce 18 ay boyunca yaptığı, CHP İl Başkanı Basın Danışmanlığı görevinden istifa etti. Yazılı açıklamasında istifa gerekçesini de açıklamadı. Fakat dost sohbetlerinde ortaya çıkmış olmalı ki; Fikret Gülcü’ye 1000 TL maaş sözü verilmesine rağmen 750 TL verilmiş, sigortası da yapılmamış.

Dün Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şubesi Yönetim Kurulu, “Emek sömürüsü CHP’ye yakışmadı” başlıklı bir basın bildirisi yayımladı. Fikret Gülcü’ye destek çıkan, gazetecilerin uğradığı haksızlıklara parmak basan ve CHP’yi eleştiren bir açıklama…

Katılıyoruz; yerden göğe kadar haklılar. Ama…  

Fikret Gülcü CHP’de kaç ay çalışmış? 18 ay. Peki, verilen sözlerin yerine getirilmediğini işten ayrılınca mı fark etmiş. 18 ay boyunca Fikret arkadaşımızı basına silah dayayarak mı çalıştırmışlar.

Denilebilir ki, “Çaresizdi, ne yapsın”. Şartlar Fikret Gülcü’yü çalışmaya mecbur bıraktıysa, ister istemez o durumu kabullenmiş oluyorsun. O zaman da işten ayrıldıktan sonra işverenin 18 ay boyunca eksik maaş ödemesi ve sigorta yapmamasından doğan mağduriyete dikkat çekmeniz, işvereni eleştirmenizin pek de inandırıcılığı kalmaz.

Yine de bu durum CHP’yi haklı çıkarmaz. Yüz karası bir durumdur; o başka. Biz Fikret Gülcü’nün haklılığı üzerine konuşuyoruz.

Basın camiası olarak, meslek örgütleri olarak bir arkadaşımıza destek çıkıyorsak, o arkadaşımızın da bu işleri bu duruma getirmeden, uzatmadan yazlı bir açıklama ile sonuçlandırması gerekirdi. 18 ay geçtikten sonra değil. 

Bu haber toplam (202) defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
 
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


Bu Habere Yorum yapılmamış ilk yorum yazan siz olun!

  
Bu Haberi paylaşın
 
 
FİDANLARIN KIRILDIĞI ZAMANLAR - FİDANLARIN KIRILDIĞI ZAMANLAR
Esref Ural
DEĞERLİ GENÇLER, SEVGİLİ ANTALYALILAR - DEĞERLİ GENÇLER, SEVGİLİ ANTALYALILAR
Mehmet Tosun
Türel-Tütüncü-Çavuşoğlu - Türel-Tütüncü-Çavuşoğlu
Yunus Erdoğan
SIFIR ÇEKEN ÖĞRENCİ DEĞİL İKTİDAR - SIFIR ÇEKEN ÖĞRENCİ DEĞİL İKTİDAR
Aydın Yavuz
İPİMİZİ ÇEKİYORUZ… - İPİMİZİ ÇEKİYORUZ…
Binali Efe
Mustafa Erdem “barışın” adayı… - Mustafa Erdem “barışın” adayı…
Salih Karadağ
Tarım alanlarının imara açılması - Tarım alanlarının imara açılması
Abdullah Yalçın
Gazetecilik ve Nedim Şener - Gazetecilik ve Nedim Şener
Engin Korkmaz
Tüm Yazarlarımız
  • BUGÜN
  • DÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
Antalya şehiriçi trafiğinden memnun musunuz?

Fikrim yok
Hayır
Kararsızım
Evet
Işık süresi çok uzun

Ana Sayfa   |   Politika   |   Güncel   |   Ekonomi   |   Kültür Sanat   |   Spor   |   Teknoloji   |   Sağlık   |   Çevre   |   Telekulak   |   Astroloji   |   Sektörel   |   Dosya   |   Röportajlar   |   Resmi İlan   |  
E-Gazete (aboneler için)   |   İletişim  |   Reklam Seçenekleri  |   Künye
Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Yazılım & Tasarım : Akdeniz internet