|
SALİH KARADAĞ’A YANIT
Geçen Cumartesi günü yazdığım yazı canını sıkmış olacak ki dün köşesinde “Tosun’un Adaylığı” başlıklı bir yazı yazmış Salih Karadağ.
Yazıyı okuyunca hemen sinirlenip zehir zemberek bir yazı yazmak istedim.
Yazsaydım sonuna kadar da hak ederdi ama yazmayacağım.
Benim onun içki içmesiyle ilgili yazılarım delirtmiş anlaşılan; yoksa bu kadar delirecek ve kendini bilmez bir şekilde saldıracak tıynette bir insan değildir.
Olsaydı zaten arkadaşlık ilişkimiz olmazdı.
Ben geçen Cumartesi günü “Muratpaşa İlçe’ye aday değilim” diye bir yazı yazdım.
Yazıda ne dediysem, ne söylediysem doğrudur.
‘Salih Karadağ benim ismimi yazsın da gündemde kalayım’ diye bir sorunum ve ihtiyacım asla olamaz.
Çünkü zaten kendi köşem var böyle bir niyetim olsa kendim yazarım.
Salih Karadağ köşesinde diyor ki: “Ben Mehmet Tosun’un aday olabileceğini yazdıktan sonra kendisine telefonlar ve ziyaretler başladı.
O günlerdeki tavırlarını izledim.
Kuyruğu ‘tava sapı’ gibiydi”, demiş.
Kısacası ne demek istediyse söylemiş, yazmış sonra da benim ne kadar düzgün bir adam olduğuma dair yorumlarını yapmış.
Yazının birinci bölümüyle ikinci bölümündeki bu fark okuyucunun gözünden kaçmamıştır sanırım.
Yazısının bir yerinde de “Her ne kadar politikanın alengirli tarafları çok olsa da Mehmet Tosun aday olmayacağım dedi mi olmaz” demiş.
Şimdi ben bu yazının neresinden tutayım da cevap vereyim.
Bakın Ocak ayının ikisinde yine köşesinde Salih Karadağ ne yazmış:
“Bahçe Kafe’nin iki ortağından biri Mehmet Tosun.
Adı geçiyor CHP Muratpaşa ilçe başkan adaylığı için. Sordum kendisine. Doğrudan.
Düşünmüyorum, dedi.”
Kendisi bana sormuş ben de net bir şekilde ‘düşünmüyorum’ diye yanıt vermişim.
Hala bunu kurcalamaya çalışmak hala bu konuda yazı yazmak hangi iyi niyetle açıklanabilir ki?.
Anlam veremediğim bir şekilde bu konuda benim üstümden yazı yazmak ve beni bu kavganın bir taraftarı yapmak iyi niyetle açıklanamaz.
Salih Karadağ gerçekten benim aday gösterebileceğimi düşünerek beni harcamak istiyorsa buna onun gücü yetmez, kendisini de bu konuda kimse ciddiye almaz.
“Kuyruğu tava sapı gibiydi” demiş ya.
Bak o konuda doğru ama eksik söylemiş.
Her zaman her dönemde kuyruğum dik olmuştur, kimse beni yamultamamıştır.
İnandığım doğrular peşinde ödünsüz olurum, yamulmam.
Hayatımın hiçbir döneminde de mevki, makam, koltuk peşinde olmadım.
Bugüne kadar ki dostluğumun ve arkadaşlığımın hatırına sadece bu kadar cevap verebiliyorum.
Bu konu inşallah kapanmıştır.
|