<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Körfez Gazetesi</title>
    <link>https://www.antalyakorfez.com</link>
    <description>Antalya haberleri Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyakorfez.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 23:13:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dere yatağındaki TOKİ projesine Mahkemeden iptal kararı!]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da taşkın sahasında yapılmak istenen görüşürüz 4574 konutluk TOKİ projesi, ilçe büyüklüğündeki bir nüfusu dere yatağına yerleştirmeyi öngörüyordu. Mahkeme, proje için mevzuata aykırı şekilde verilen ÇED Olumlu kararını iptal etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da Boğaçayı’nın kollarından biri olan Çandır Çayının yatağı üzerinde yapılması planlanan 6 etaplık TOKİ projesi için verilen ÇED Olumlu kararının iptali için meslek odaları ve bölgede yaşayan vatandaşlar dava açmıştı.</p>

<h2><strong>DERE YATAĞINA İLÇE BÜYÜKLÜĞÜNDE NÜFUS YIĞILACAK</strong></h2>

<p>Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, proje için 9 Aralık 2025 tarihinde ÇED Olumlu kararının hukuka aykırı olduğunu öne süren davacılar, proje alanının dere yatağı olduğunu belirterek taşkın riskine işaret etti. TOKİ’nin dere yatağında yapmak istediğim proje, ilçe büyüklüğünde yeni nüfusun bölgeye yerleştirilmesinin önünü açıyordu.</p>

<p><img alt="" height="1295" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>MESLEK ODALARI VE VATANDAŞLAR DAVA AÇTI</strong></h2>

<p>Davacılar, bölgenin içme suyu havzası özelliğine de dikkat çekerek, söz konusu proje için kümülatif çevresel etki değerlendirmesi yapılmadığını öne sürdü. Hafıza bazlı su yönetimi ilkesinin de ihlal edildiğini belirten davacılar, yeraltı sularıyla tarım alanlarının korunmadığına dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Dere Yatağındaki Toki̇ Projesine Mahkemeden Iptal Kararı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="637" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-2.jpg" width="860" /></p>

<h2><strong>MAHKEME ÇED KARARINI İPTAL ETTİ</strong></h2>

<p>Davaya bakan Antalya 1. İdare Mahkemesi, projeyle ilgili ÇED Olumlu kararını hukuka aykırı bularak iptal etti. Mahkemenin oy birliği ile aldığı iptal kararında, ilgili yönetmelik gereği projeyle ilgili ÇED raporu hazırlatılmasının zorunlu olduğu belirtilerek, şöyle denildi: “Bakanlık yetkililerinden oluşan bir Komisyon kurulması gerektiği ve komisyon tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme toplantısı sürecinin işletilmesi suretiyle ÇED raporunun, halkın görüş ve önerilerini almak üzere ilan edilmesi ve Bakanlıkça komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınmak suretiyle proje için ‘ÇED Olumlu’ kararı alınması gerektiği, anılan işlemler yapılmaksızın ve ilgili Yönetmelikte belirtilen usul izlenmeksizin, dava konusu proje hakkında doğrudan ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verilmesine ilişkin Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1219" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-2-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>İŞLEM, YETKİ YÖNÜNDEN DE HUKUKA AYKIRI</strong></h2>

<p>Mahkemenin iptal kararında ayrıca TOKİ projesi ile ilgili mevzuata aykırı şekilde verilen ÇED Olumlu kararının aykırı olduğu belirtilerek, “Yönetmeliğe tabi projeler hakkında ‘ÇED Olumlu’ ve ‘ÇED Olumsuz’ kararlarını verme yetkisinin devredilemez şekilde yalnızca Bakanlığa ait olduğunun açıkça düzenlendiği, işbu davadaysa dava konusu projeyle ilgili olarak ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararının Antalya Valisi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili tarafından tesis edildiği görüldüğünden; dava konusu işlemin yetki yönüyle de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır” ifadelerine yer verildi.</p>

<p><img alt="" height="546" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-3-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>AFAD RAPORUNDA TAŞKIN BÖLGESİ</strong></h2>

<p>AFAD’ın 2021 yılında hazırladığı Antalya İl Afet Azaltma (İRAP) Raporu’na göre TOKİ’nin yeni kuracağı mahalle taşkın riski altındaki bölgede yer aldığı ortaya çıkmıştı. Boğaçayı ve kollarını etkileyecek taşkın riski haritasına da yer verilen raporda, 1620 hektarlık alanı etkilemesi beklenen senaryoya değinilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Boğa Çayı Çayın Q100 değeri 1355 m3 /s, Q500 değeri 1892 m3 /s’dir. Q100 dikkate alındığında muhtemel taşkın riski altında bulunan alanının 1530 ha, Q500 dikkate alındığında ise muhtemel taşkın riski altında bulunan alanın 1620 ha olduğu belirlenmiştir.</p>

<p><img alt="" height="541" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-4.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="557" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-5.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 20:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/dere-yatagindaki-toki-projesine-mahkemeden-iptal-karari-1.jpg" type="image/jpeg" length="41692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da ölü caretta caretta bulundu]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-olu-caretta-caretta-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/antalyada-olu-caretta-caretta-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Aksu ilçesi Kundu sahilinde ölü caretta caretta bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, öğle saatlerinde Kundu Turizm Merkezi’nde, Delphin Diva Premiere yanındaki Aksu Belediyesi’ne ait halk plajında meydana geldi. Sahilde yürüyüş yapan bir vatandaş, kıyıya vurmuş halde hareketsiz duran caretta carettayı fark etti. Durumu kontrol eden vatandaş, deniz kaplumbağasının telef olduğunu belirledi.</p>

<h2><strong>NESLİ TEHLİKE ALTINDA</strong></h2>

<p>Bunun üzerine vatandaş, 112 Acil Çağrı Merkezi ile Aksu Belediyesi yetkililerine ihbarda bulundu. Türkiye’de nesli tehlike altında bulunan caretta carettalar, özellikle Antalya kıyılarında yuvalama dönemlerinde sıkça görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/aksu-caretta-caretta-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-olu-caretta-caretta-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/aksu-caretta-caretta-1.jpg" type="image/jpeg" length="65683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'daki Akdeniz foklarının yeni sığınağı olan mağarada dikkat çeken hareketlilik]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/antalyadaki-akdeniz-foklarinin-yeni-siginagi-olan-magarada-dikkat-ceken-hareketlilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/antalyadaki-akdeniz-foklarinin-yeni-siginagi-olan-magarada-dikkat-ceken-hareketlilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Kemer bölgesinde nesli ciddi şekilde tehlike altında bulunan canlıların korunması amacıyla yürütülen çalışmaların ardından hazırlanan hayati bilimsel raporlar tüm kurumları alarma geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da Akdeniz foklarının yeni yaşam alanı keşfedilip koruma altına alındı Kıyı mağarasının Akdeniz fokları tarafından aktif yaşam ve üreme alalı olarak kullanıldığı belirlendi Antalya’nın Kemer ilçesinde nesli tehlike altında bulunan Akdeniz foklarının yaşam alanlarının korunmasına yönelik çalışmalarda Döküntü Koyu’nda bulunan kıyı mağarasının Akdeniz fokları tarafından aktif yaşam ve üreme alanı olarak kullanıldığı belirlenirken, mağara girişine koruma sistemi yerleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>GİZLİ SIĞINAK BİLİMSEL RAPORLARLA KANITLANDI</strong></h2>

<p>Kemer Kaymakamlığı öncülüğünde, Sahil Güvenlik TCSG-33 Komutanlığı koordinesinde ve Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) Akdeniz Foku Araştırma Grubu (AFAG) iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, Kiriş bölgesindeki Döküntü Koyu’nda bulunan kıyı mağarasında inceleme yapıldı. 16 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilen ön incelemelerin ardından yapılan araştırma ve analizlerde, mağaranın Akdeniz fokları tarafından aktif şekilde yaşam ve üreme alanı olarak kullanıldığı bilimsel raporlarla tespit edildi.</p>

<p><img alt="" height="567" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akdeniz-foklari-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>İNSAN BASKISI TAMAMEN AZALTILIYOR</strong></h2>

<p>23 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen çalışmalarda ise mağara girişine deniz araçları ve kişilerin girişini engellemek amacıyla fiziksel koruma sistemi yerleştirildi. Bölgeye Türkçe ve İngilizce uyarı tabelaları da konuldu. Alınan önlemlerle Akdeniz foklarının doğal yaşam alanlarının korunması, insan kaynaklı baskının azaltılması ve biyolojik çeşitliliğin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akdeniz-foklari-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akdeniz-foklari-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/antalyadaki-akdeniz-foklarinin-yeni-siginagi-olan-magarada-dikkat-ceken-hareketlilik</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akdeniz-foklari-1.jpg" type="image/jpeg" length="22358"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manavgat plajlarında örnek davranış: Carettaların yuvalama alanları koruma altında]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/manavgat-plajlarinda-ornek-davranis-carettalarin-yuvalama-alanlari-koruma-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/manavgat-plajlarinda-ornek-davranis-carettalarin-yuvalama-alanlari-koruma-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nda görevli Samet Demir, Manavgat’taki bir plajda görevli olan cankurtaranın, caretta carettaların yuvalama alanlarını koruma altına aldığını duyurdu. Cankurtaranın bu örnek davranışı takdir topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte yoğunluk yaşanan Manavgat sahillerinde, nesli koruma altında bulunan caretta carettaların yumurtlama dönemine girilmesi nedeniyle çeşitli önlemler alınmaya devam ediyor. Son olarak görev başındaki bir cankurtaranın, deniz kaplumbağalarının yuvalama alanını güvenlik şeridiyle çevirerek koruma altına alması dikkat çekti. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nda görev yapan Samet Demir, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada söz konusu davranışın çevre bilinci açısından son derece değerli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>GÜVENLİK ŞERİDİYLE ÇEVRİLDİ</strong></h2>

<p>Demir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Görev başındaki cankurtaranımız, caretta carettaların yuvalama alanını güvenlik şeridiyle çevreleyerek örnek bir duyarlılık göstermiştir. Doğal yaşamın korunmasına katkı sağlayan bu bilinçli yaklaşım, hem çevre farkındalığı hem de gelecek nesillere bırakacağımız değerler açısından büyük önem taşıyor. Sahillerimizi paylaşan caretta carettaların güvenliği için gösterilen bu hassasiyet takdiri hak ediyor. Doğaya saygı, yaşamı korumaktır.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>YUVALAMA DÖNEMİNDE KRİTİK ADIM</strong></h2>

<p>Akdeniz kıyılarında her yıl mayıs ve eylül ayları arasında yuvalama yapan caretta carettalar, özellikle gece saatlerinde sahile çıkarak yumurtalarını bırakıyor. Uzmanlar, bu süreçte yuvalama alanlarının korunmasının yavru deniz kaplumbağalarının hayatta kalabilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yetkililer; vatandaşların yuvalama bölgelerinde şemsiye, şezlong ve araç kullanmaması, gece ışıklarının azaltılması ve koruma şeritlerine zarar verilmemesi konusunda hassas davranmaları gerektiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Manavgat Kaplumbağa Yuvaları Korumaya Alındı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/manavgat-kaplumbaga-yuvalari-korumaya-alindi-2.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>ÇEVRE BİLİNCİ TAKDİR TOPLADI</strong></h2>

<p>Manavgat sahilinde sergilenen bu duyarlı davranış, sosyal medyada da çok sayıda olumlu yorum aldı. Bölge halkı ve tatilciler, doğal yaşamın korunmasına yönelik bu tür örnek uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti. Çevreciler ise caretta carettaların yalnızca Türkiye’nin değil, dünya doğal mirasının önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek, sahillerde görev yapan personelin bilinçli hareket etmesinin koruma çalışmalarına büyük katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Caretta Caretta Mersi̇n Sahi̇li̇" class="detail-photo img-fluid" height="752" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2025/09/caretta-caretta-mersin-sahili.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BÜLENT ÖNER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/manavgat-plajlarinda-ornek-davranis-carettalarin-yuvalama-alanlari-koruma-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/manavgat-kaplumbaga-yuvalari-korumaya-alindi-1.jpg" type="image/jpeg" length="31555"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Kurum: "Antalya'da dünyanın kötü gidişatına dur diyeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/murat-kurum-antalyada-dunyanin-kotu-gidisatina-dur-diyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/murat-kurum-antalyada-dunyanin-kotu-gidisatina-dur-diyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[13. Dünya Kentsel Forumu’na (WUF13) katılmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de kritik açıklamalarda bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'nın ev sahipliği yapacağı COP31’in aksiyon gündemli ve uygulamalı olmasını istediklerini belirtti. Kurum, "Artık dünyanın bu kötü gidişatına dur diyeceğimiz bir COP olsun. Çünkü hep söylüyoruz yaşadığımız afetler eğer bir tercih yapmazsak bizi de afetzede yapacak, biz de afetler içerisinde kaybolacağız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 13. Dünya Kentsel Forumu’na (WUF13) katılmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi. Forum kapsamında ülke stantlarını ziyaret eden Bakan Kurum, stant ziyaretinden sonra basına kritik açıklamalarda bulundu. Dünya Şehircilik Forumu vesilesi ile Azerbaycan’a geldiklerini belirten Kurum, "Burada gelen misafirlerle işbirliklerini güçlendirebilmek adına görüşmeler yapıyoruz, toplantılar yapıyoruz ve biz de bugün açılışın ardından Azerbaycan hükümetiyle binalarda enerji verimliliği projesi kapsamında bir mutabakat imzaladık. Orada ikili görüşmeler yaptık" dedi.</p>

<h2><strong>"KARARLILIĞIMIZI GÖSTERMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</strong></h2>

<p>Bakü temaslarında bölge ve ülkeler adına dirençli şehirler konusunu ele aldıklarını ifade eden Kurum, "Umman Konut ve Şehircilik Bakanı Dr. Khalfan Al Shueili, Suudi Arabistan Konut ve Şehircilik Bakanı Majed bin Abdullah Al-Hogail ile görüşmeler yaptık, istişarelerde bulunduk. Hem bölgemiz adına hem ülkelerimiz adına dirençli şehirler dediğimiz ki 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP31) bu konuyu işleyeceğiz. Bu kapsamda şehirlerimizin geleceği vatandaşlarımıza daha iyi imkanları sunabilmek amacıyla bu ikili görüşmeleri yapmış olduk. Biz, Azerbaycan'la olan ilişkilerimizi güçlendirilecek, stratejik iş birliğimizi daha da arttıracak bu kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. İstiyoruz ki bölgemizde güçlü iki devlet olalım ve bölgemiz için dünyamız için barışın, güvenliğin, huzurun hakim olduğu bir dünya için bu mücadeleyi hep birlikte verelim istiyoruz. Diğer taraftan biliyorsunuz Türkiye bu sene COP31 başkanlığı görevini aldı ve Antalya'da Kasım ayında düzenlenecek organizasyonda 100 binin üzerinde misafirimiz olacak. 196 ülkenin katılacağı ve diyalog, uzlaşı ve aksiyon temelinde oluşturduğumuz COP31 kapsamında da görüşmelerimizi devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/13-dunya-kentsel-forumu-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>"KASIM AYINDA ANTALYA'YA ADIM ATACAĞIZ"</strong></h2>

<p>Forumun detaylarına ve Türkiye'nin yürüttüğü çalışmalara değinen Kurum, "Biz bundan bir hafta önce Hatay'da dirençli şehirler programını gerçekleştirmiştik. Dirençli şehirler kapsamında Türkiye'nin Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iki yıl gibi kısa bir sürede deprem bölgesinde 500 bin konutu altyapısıyla, üst yapısıyla iklime dirençli şehircilik modeliyle nasıl hayata geçirdiğini orada yine dostlarımızla paylaştık. Gittiğimiz her yerde dirençli şehirler projesi Türkiye'nin deprem bölgesinde yazmış olduğu o başarı hikayesini anlatıyoruz ve yine COP31 kapsamında eylem ajandasının gündeminden bir tanesi de dirençli şehirler olacak. Bu kapsamda da aslında o programın ikinci ayağı olan WUF13 içinde Bakü'deyiz. Buradaki çıktıları alacağız ve işi sonunda burada alınan kararları, burada atılacak adımları da COP31 kapsamında inşallah Kasım ayında Antalya'da atmış olacağız" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/13-dunya-kentsel-forumu-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>"ARTIK İCRAAT OLSUN İSTİYORUZ"</strong></h2>

<p>Antalya'da düzenlenecek zirvenin bir icraat ve uygulama dönüm noktası olmasını hedeflediklerini belirten Kurum, "Artık dünyanın bu kötü gidişatına dur diyeceğimiz bir COP olsun. Çünkü hep söylüyoruz yaşadığımız afetler eğer bir tercih yapmazsak bizi de afetzede yapacak, biz de afetler içerisinde kaybolacağız. Dolayısıyla bu afetlerden etkilenmemek için, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için daha temiz bir dünya için bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. Bunun için de uygulama COP'u olsun istiyoruz. Artık icraat olsun istiyoruz. Alınan kararların hayata geçirildiği bir COP olsun istiyoruz. Finansmanın bu noktada arttırıldığı temiz enerjiye ulaşıldığı işte bugün milyonlarca insanın enerjiye ulaşmadığı bir süreçte her yıl hayatını kaybettiği, temiz enerji ulaşımın işte yaşadığımız bu krizler bağlamında ne kadar önemli olduğunu tüm dünyaya duyuruyoruz ve açıkçası burada herkesin de elini gövdesini taşın altına koymasını bekliyoruz. Bunun mücadelesini yapacağız. Bunun adımlarını atmak için her türlü sorumluluğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti alacaktır ve Avustralyalı dostlarımızla birlikte COP31’i başarılı kılacaktır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın güçlü bir iradesi vardır. Yine COP31 bir ekibi gerek Bakü Belen yol haritasındaki kararları gerekse bugüne kadar alınmış tüm KOP kararlarını hayata geçirecek iradeyi göstermektedir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/13-dunya-kentsel-forumu-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tahsin CAN ÖNALP</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/murat-kurum-antalyada-dunyanin-kotu-gidisatina-dur-diyecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/13-dunya-kentsel-forumu-2.jpg" type="image/jpeg" length="95580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vali Şahin ilk kez daldı: Deniz altındaki tehlikeye dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/vali-sahin-ilk-kez-daldi-deniz-altindaki-tehlikeye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/vali-sahin-ilk-kez-daldi-deniz-altindaki-tehlikeye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Kemer ilçesindeki Üç Adalar bölgesinde gerçekleştirilen dalışta ilk kez su altına inen Vali Hulusi Şahin, “Denizin altında da onarılmayı bekleyen bir ekosistem olduğunu gördük” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemer ve Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) ile Akdeniz Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Araştırma Merkezi iş birliğinde bu yıl 25'incisi düzenlenen 'Uluslararası Kemer Sualtı Günleri' kapsamında, su altı arkeolojisi, deniz ekosistemi, dalış turizmi ve denizlerin korunmasına yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Program kapsamında Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Koordinatörü olan eşi Ebru Şahin, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, KETAV Başkanı Volkan Yorulmaz, Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı, 'Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi' lansmanında koruma altına alınması için çalışma başlatıldığı açıklanan Üç Adalar bölgesinde gerçekleştirilen dalış programına katıldı.</p>

<h2><strong>“DENİZ ALTINDA ONARILMAYI BEKLEYEN BİR EKOSİSTEM VAR”</strong></h2>

<p>Etkinlik sonunda açıklama yapan Vali Hulusi Şahin, "Bu yıl Kemer Sualtı Günleri'nin 25'incisi düzenleniyor. Türkiye'nin hatta dünyanın en büyük su altı arkeoloji gemisindeyiz ve Üç Adalar bölgesindeyiz. Hem bu çok önemli çeyrek yüzyılı devirmiş olan etkinliğe katıldık, Hakan hocamızdan son yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldık, hem de Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında deniz çayırlarının ekileceği bir onarıcı restorasyon yapılacağı ve ayrıca bir koruma sisteminin kurulacağı Kemer Üç Adalar bölgesine de gelmiş olduk. Hayatımızda ilk defa su altını görme fırsatı bulduk. Değişik bir deneyimdi, güzeldi ama denizin altında gerçekten onarılmayı bekleyen bir ekosistem olduğunu da gördük" dedi.</p>

<p><img alt="" height="960" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/a-n-t-a-l-y-a-n-i-n-d-e-n-i-z-d-e-k-o-r-u-m-a-a-l-t-i-n-d-a-k-i-i-l-k-1317375-391509.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>BÖLGEDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR </strong></h2>

<p>Mavi Akdeniz İnisiyatifi Koordinatörü Ebru Şahin, "İnisiyatifimiz çok katmanlı bir yapıya sahip, o katmanlardan biri de Üç Adalar bölgesinin korunmasıyla ilgili olarak başlatılan bir hareket. Sağ olsun Kemer Kaymakamlığımızın önderliğinde burası bize hedef olarak gösterildi. Daha sonrasında Deniz Yaşamı Koruma Derneği ve Akdeniz Üniversitemiz beraber bu bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Deniz altındaki ekosistemin nasıl eski haline getirebiliriz konusunda büyük çalışmalar, hazırlıklar var. Bununla ilgili olarak dalgıçlarımız süreci başlattı. Umuyoruz ki en kısa sürede Üç Adalar bölgemiz koruma altına alınacak ve alttaki eko sistemin yeniden canlandırmak için her türlü çalışma başlatılmış olacak" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="695" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/a-n-t-a-l-y-a-n-i-n-d-e-n-i-z-d-e-k-o-r-u-m-a-a-l-t-i-n-d-a-k-i-i-l-k-1317382-391509.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/vali-sahin-ilk-kez-daldi-deniz-altindaki-tehlikeye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/a-n-t-a-l-y-a-n-i-n-d-e-n-i-z-d-e-k-o-r-u-m-a-a-l-t-i-n-d-a-k-i-i-l-k-1317374-391509.jpg" type="image/jpeg" length="81758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Finike’de sahil temizliği etkinliği düzenleniyor]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/finikede-sahil-temizligi-etkinligi-duzenleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/finikede-sahil-temizligi-etkinligi-duzenleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Antalya’da Deniz Hep Temiz” sloganıyla düzenlenecek Finike Kıyı Temizliği etkinliği, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü gönüllülerin katılımıyla gerçekleştirilecek. Etkinlikte çevre bilinci oluşturulması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da deniz ve kıyı temizliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen çevre etkinliklerine bir yenisi daha ekleniyor. “Temiz Bir Kıyı, Temiz Bir Gelecek” sloganıyla gerçekleştirilecek Finike Kıyı Temizliği etkinliği, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü vatandaşların katılımıyla yapılacak.</p>

<h2><strong>ETKİNLİK SAATİ AÇIKLANDI</strong></h2>

<p>Etkinlik kapsamında gönüllüler, Finike sahilinde kıyı temizliği yaparak deniz kirliliğine dikkat çekecek. Organizasyonun başlangıç noktası Şimşek Hotel karşısı eski Eylül Beach yanı olarak belirlenirken, etkinlik Finike Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde sona erecek. Saat 14.30’da başlayacak etkinlikte çevre duyarlılığının artırılması ve vatandaşlarda deniz temizliği konusunda farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğamızı koruyalım, denizimizi temiz tutalım” çağrısıyla duyurulan etkinlik, Antalya Mavi Akdeniz, Sıfır Atık ve COP31 Türkiye Antalya çalışmaları kapsamında gerçekleştirilecek. Organizatörler, tüm vatandaşları etkinliğe katılarak daha temiz bir Antalya için destek vermeye davet etti.</p>

<p><img alt="Finike Sahili Bedelsiz Olarak Antalya Yi̇kob'a Devredilmişti. Valilik, Sahilde Işletmeler Yaparak Kiraya Verecek (2)" height="960" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2025/05/finike-sahili-bedelsiz-olarak-antalya-yikoba-devredilmisti-valilik-sahilde-isletmeler-yaparak-kiraya-verecek-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞEM SİCİM</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/finikede-sahil-temizligi-etkinligi-duzenleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2025/08/cagilli-plaji-finike.jpg" type="image/jpeg" length="71388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da denizden 20 ton çöp çıktı! Deniz dibinden yok yok]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da 4 etap halinde gerçekleştirilen deniz dibi temizliği etkinliklerinde yaklaşık 20 ton atık çıkarıldı. Konyaaltı Sahili’ndeki son etapta gönüllü dalgıçlar deniz dibinden lastik, ip ve cam şişeler toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda yürütülen deniz dibi temizliği etkinlikleri tamamlandı. “Mavi Akdeniz” sloganıyla gerçekleştirilen çalışmalarda yaklaşık 40 gönüllü dalgıç denize dalarak tonlarca atığı su altından çıkardı. Dört etap boyunca süren etkinliklerde toplam yaklaşık 20 ton çöp toplanırken, son etapta Konyaaltı Sahili’nde önceki yıllara göre daha az atık çıkması dikkat çekti.</p>

<h2><strong>DENİZDEN 20 TON ÇÖP ÇIKARILDI</strong></h2>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım, deniz dibinden çıkarılan atık miktarının son etapta azaldığını belirtti. Yıldırım, “4 etaptan oluşan deniz dibi temizliği çalışmamız, Konyaaltı Belediyesi önünde tamamlandı. Etkinlikler kapsamında denizden toplam yaklaşık 20 ton atık çıkarıldı. Plajlarımızda genel olarak çok fazla atığa rastlamıyoruz. Atıklar daha çok teknelerin bağlandığı bölgelerde yoğunlaşıyor. Sahile gelen vatandaşların ise artık daha duyarlı olduğunu görüyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="" height="853" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>ÇEVRE BİLİNCİ OLUŞTURULMALI </strong></h2>

<p>Konyaaltı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Öncü Ceylan Baloğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Konyaaltı Belediyesinin koordineli bir şekilde yürüttüğü çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Baloğlu, “Dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde bu kadar az atık çıkması bizleri çok mutlu etti. Bu duyarlılığın herkes tarafından gösterilmesi gerekiyor. Çevre bilincinin oluşması en büyük hedefimiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>40 GÖNÜLLÜ DALGIÇ DENİZ DİBİ İÇİN SEFERBER OLDU</strong></h2>

<p>Gönüllü dalgıçlardan Yılmaz Eroğlu ise deniz dibi temizliği etkinliğine yaklaşık 40 dalgıç arkadaşıyla birlikte katıldığını söyledi. Eroğlu, “Bu bölgede bizim için en sevindirici durum, denizden çok fazla çöp çıkmaması oldu. Diğer üç bölgede çıkarılan atık miktarı daha fazlaydı. Deniz dibinde daha çok ip, lastik ve cam şişe gibi atıklara rastladık. Etkinliklerimizi güvenli ve sorunsuz bir şekilde tamamladık” dedi.</p>

<p><img alt="" height="853" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok-4.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-denizden-20-ton-cop-cikti-deniz-dibinden-yok-yok-2.JPG" type="image/jpeg" length="63471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bucak'ta sır gibi saklanan gizli cennet: Anadolu Sığla Ormanı]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/bucakta-sir-gibi-saklanan-gizli-cennet-anadolu-sigla-ormani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/bucakta-sir-gibi-saklanan-gizli-cennet-anadolu-sigla-ormani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur Bucak'ta dünyada nadir görülen Anadolu Sığla Ormanı, baharın gelişiyle birlikte yeşilin en canlı tonlarına büründü. İşte 39 yıldır sır gibi saklanan gizli cennet...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur'un Bucak ilçesinde bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerince koruma altında tutulan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne büründü. Dünyada yalnızca belirli bölgelerde görülen Anadolu Sığla Ağacı'na ev sahipliği yapan alan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için gelen misafirlerini ağırladı.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE'DA SADECE BURDUR VE MUĞLA'DA VAR</strong></h2>

<p>Burdur'un Bucak ilçesine bağlı Kargı köyü sınırlarında yer alan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, dünyada ender rastlanan Anadolu Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis) türünün yaşam alanları arasında bulunuyor. Türkiye'de yalnızca Burdur ve Muğla'da doğal yayılış gösteren bu özel orman, sahip olduğu endemik yapı nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Burdur Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7 gün 24 saat korunuyor. Burdur-Isparta-Antalya sınırlarının kesişim noktasında, Aksu Çayı yatağı kenarında ve Karacaören I Baraj Gölü mansabında bulunan alan, eşsiz ekosistemi ve izole yapısı nedeniyle 27 Temmuz 1987 tarihinde "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edildi. Toplam 83,82 hektarlık alanı kapsayan bölgeye yalnızca bilimsel ve akademik çalışmalar kapsamında özel izinle giriş yapılabiliyor. Baharın etkisiyle yeşil tonlarına bürünen ormanda oluşan manzara havadan dron ile görüntülendi.</p>

<p><img alt="" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/sigla-ormani-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>83 HEKTAR ALANDA KORUNUYOR </strong></h2>

<p>Burdur Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Gökhan Albayrak, "83 hektar alanımız 1987 yılında koruma alanı ilan edilmiştir. Toplamda burada 6 bin metrekare sığla ağacımız mevcuttur. Sığla ağaçlarımızın burada koruması ve dışarıdan etkilerden korumak amaçlı sadece biz bilimsel çalışma amacıyla açıyoruz. Buraya girmek isteyen arkadaşlarımız bize başvuru yapıyorlar. Biz de bu onayları sadece bilimsel çalışma için yapıyoruz. Dışarıdan gelenler bizim koruma ekiplerimiz ile beraber çalışma yapıyorlar. Sığla ormanı dünyada, Güney Kore ve Amerika'da mevcuttur, Anadolu Sığla Ormanı ise sadece Fethiye ve Bucak'ta bulunuyor. Sığla ağacı parfümeri sanayide kullanıyordu ama şu an için ülkemizde sığla yağı üretimi yapılmamaktadır. Bunun temel sebebi ise sentetik ürünler çoğaldığı için artık sığla ağaçları sadece korunuyor" dedi.</p>

<p>19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde koruma altına alınan Sığla Ormanını yürüyüşü yapan gençler ise essiz doğanın tadını çıkardıklarını belirterek doğanın korunması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/sigla-ormani-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/bucakta-sir-gibi-saklanan-gizli-cennet-anadolu-sigla-ormani</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/sigla-ormani-1.jpg" type="image/jpeg" length="83787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şarkılara konu olan Manavgat Irmağı kahverengiye döndü]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/sarkilara-konu-olan-manavgat-irmagi-kahverengiye-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/sarkilara-konu-olan-manavgat-irmagi-kahverengiye-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllar önce "Mavi Nurdan Bir Irmak" sözleriyle şarkılara konu olan Manavgat Irmağı kahverengiye dönüştü. Her yıl 10-15 kez bu manzarayla karşılaştıklarını söyleyen mahalle muhtarı, yetkili makamlara başvuru yaptığını ancak bir geri dönüş alamadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Manavgat ilçesinde ‘Mavi Nurdan Bir Irmak’ sözleriyle şarkılara konu olan Manavgat Irmağı’nın rengi, yağmur suyu tahliye kanalından gelen kanalizasyon suyu nedeniyle maviden kahverengiye dönüştü. Tekne turuna çıkan turistler ve ırmak kenarındaki vatandaşlar durumu hayretle izlerken, mahalle muhtarı bu durumun yıllardır devam ettiğini, her yıl 10-15 kez yaşandığını, ne yazık ki kaynağının bulunamadığını söyledi.</p>

<h2><strong>MANAVGAT IRMAĞI'NDA KİRLİLİK ALARMI </strong></h2>

<p>Geçtiğimiz hafta Manavgat Evrenseki sahilinde yaşanan çevre katliamının ardından benzer bir olay bu kez Manavgat Irmağı'nda yaşanıyor. Milli Egemenlik Mahallesi’nden gelerek Yukarı Hisar Mahallesi sınırlarından Manavgat Irmağı'na ulaşan yağmur suyu tahliye kanalından gelen kanalizasyon suları Manavgat Irmağı'nın renginin maviden kahverengiye dönüşmesine neden oldu. Nereden geldiği belirlenemeyen kanalizasyon suyu Manavgat Irmağı’nda hızla yayılırken, tekne turuna çıkan turistler ve ırmak kenarındaki vatandaşlar durumu hayretle izledi. Mahalle muhtarı, bu sorunun yeni olmadığını, yıllardır devam ettiğini ve her yıl 10-15 kez tekrarlandığını belirtti. İlgili makamlara başvurmalarına rağmen problemin kaynağının belirlenemediğini söyleyen muhtar sorunun bir türlü çözüme kavuşturulamadığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/manavgat-irmagi-kirlilik-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/sarkilara-konu-olan-manavgat-irmagi-kahverengiye-dondu</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/manavgat-irmagi-kirlilik.jpg" type="image/jpeg" length="55523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manavgat'ta deniz artık hep temiz!]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/manavgatta-deniz-artik-hep-temiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/manavgatta-deniz-artik-hep-temiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manavgat Belediyesi tarafından “Antalya’da Deniz Hep Temiz” projesi kapsamında Side’de “Deniz ve Kıyı Etkinliği” gerçekleştirildi. Çok sayıda kurum ve vatandaşın katıldığı etkinlikte gönüllü ekipler sahildeki atıkları toplarken, dalış ekipleri de deniz dibindeki plastik ve cam çöpleri çıkararak temizlik seferberliğine katkı sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manavgat Belediyesi, “Antalya’da Deniz Hep Temiz” projesi kapsamında Side’de “Deniz ve Kıyı Etkinliği” gerçekleştirdi. Etkinlikte gönüllü ekipler sahilde biriken atıkları toplarken, dalış ekipleri de deniz dibinden plastik, cam ve çeşitli atıkları çıkararak çevre temizliğine katkı sağladı.</p>

<p>Side’de düzenlenen etkinliğe Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, sivil toplum kuruluşları, turizm sektörü temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlik boyunca kıyı şeridinde ve deniz altında yapılan temizlik çalışmalarıyla önemli miktarda atık denizden ve kıyılardan uzaklaştırıldı.</p>

<h2><strong>DOĞAMIZI KORUMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR</strong></h2>

<p>Manavgat Belediye Başkan Vekili Avukat Mehmet Çiçek, kürsüdeki konuşmasından sonra etkinliğe katılan turizm temsilcilerine ve gönüllülere katılım belgelerini takdim etti. Çiçek, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada çevre bilincinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Bugün gerçekleştirdiğimiz “Deniz ve Kıyı Temizliği Etkinliği”nde gördük ki, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miraslardan biri, temiz denizler ve korunmuş kıyılardır. Denizlere ve kıyılara bırakılan her atık; doğaya, canlı yaşamına ve insan sağlığına zarar verirlen, Akdeniz’in eşsiz mavisini de her geçen gün biraz daha yok ediyor. Plastik atıklar deniz canlılarının yaşamını tehdit ediyor, kıyılarımızı kirletiyor ve ekosisteme uzun yıllar boyunca zarar vermeye devam ediyor.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="" height="573" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-deniz-hep-temiz-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>DOĞAMIZA HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM</strong></h2>

<p>Çevre kirliliğinin önüne geçilmesi için uyarılarda bulunan Çiçek, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Unutmamalıyız ki çevreyi korumanın en etkili yolu, kirliliğe hiç sebep olmamaktır. Daha temiz denizler, daha sağlıklı bir yaşam ve daha yaşanabilir bir gelecek için lütfen doğamıza hep birlikte sahip çıkalım.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="" height="573" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-deniz-hep-temiz-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/manavgatta-deniz-artik-hep-temiz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalyada-deniz-hep-temiz-5.jpg" type="image/jpeg" length="37702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da son 66 yılın rekoru: Yüzde 100 arttı!]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-son-66-yilin-rekoru-yuzde-100-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/antalyada-son-66-yilin-rekoru-yuzde-100-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da ocak ve şubat ayında yüksek seyreden sağanak yağmurlar nisan ayında da devam etti. Antalya’da 2026 Nisan ayında son 66 yılın en yüksek yağmurları etkili olurken yağışlar normaline göre yüzde 100 arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü Nisan Ayı Yağış Raporu’nu açıkladı. Raporda dikkat çeken veriler ortaya çıktı. Türkiye genelinde 2026 yılı nisan ayında yağışlar mevsim normallerinin belirgin şekilde üzerine çıktı. Meteoroloji verilerine göre, ülke genelinde ortalama 86,5 milimetre yağış kaydedildi. Bu miktar, 1991-2020 dönemini kapsayan nisan ayı normali olan 57,5 milimetrenin yüzde 50 üzerinde gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre ise yağışlarda yüzde 19 artış yaşandı. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde etkili olan kuvvetli yağışlar dikkat çekerken, bazı illerde son onlarca yılın en yüksek nisan ayı yağış değerleri ölçüldü.</p>

<h2><strong>ANTALYA’DA YÜZDE 100 ARTTI</strong></h2>

<p>Rapora göre, yağışlar İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde normallerin altında kaldı. En fazla düşüş yüzde 24 ile Yalova’da kaydedildi. Buna karşılık Çanakkale, Balıkesir, İzmir’in batısı, Muğla, Antalya, Mersin, Kahramanmaraş, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, Van, Rize ve Artvin çevrelerinde yağışlar normallerine göre yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdi. Hatay’ın güney kesimleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelinde de yağış miktarlarında dikkat çekici yükseliş yaşandı.</p>

<p><img alt="Antalya’da Bayram Yağmurla Başlıyor 5 Günlük Tahmin Açıklandı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/03/antalyada-bayram-yagmurla-basliyor-5-gunluk-tahmin-aciklandi-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>SON 66 YILIN YAĞMURU</strong></h2>

<p>Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; Türkiye genelinde en fazla yağış alan il 229,3 milimetre ile Siirt oldu. En az yağış ise 39,1 milimetre ile İstanbul’da ölçüldü. Antalya, Osmaniye, Rize ve Siirt’te son 66 yılın, Kilis ve Muğla’da son 29 yılın, Karaman ve Mersin’de son 24 yılın en yüksek nisan ayı yağışları kaydedildi. Konya’da son 21 yılın, Bitlis’te son 19 yılın ve Kırşehir’de son 17 yılın en yüksek seviyelerine ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yağmurlu Hava2" class=" detail-photo img-fluid" height="788" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2025/11/yagmurlu-hava2.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>YAĞIŞLI GÜN SAYISI 13,1</strong></h2>

<p>Nisan ayında Türkiye genelinde ortalama yağışlı gün sayısı 13,1 olarak ölçüldü. Bu değer, uzun yıllar ortalaması olan 10,8 günün üzerinde gerçekleşti. Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Diyarbakır, Batman, Siirt, Bitlis ve Van çevrelerinde ay boyunca 25 günden fazla yağış görüldü. Buna karşın Akdeniz kıyıları, Ege kıyıları, İstanbul, Tekirdağ, Edirne ve Ankara çevrelerinde yağışlı gün sayısı 5 ila 10 gün arasında kaldı.</p>

<p><img alt="Yağmurlu Hava1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2025/04/yagmurlu-hava1.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-son-66-yilin-rekoru-yuzde-100-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/02/yagmur-semsiye-1.jpg" type="image/jpeg" length="38176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vali Şahin, Antalya kıyıları için ateş püskürdü!]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/vali-sahin-antalya-kiyilari-icin-ates-puskurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/vali-sahin-antalya-kiyilari-icin-ates-puskurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Valiliği tarafından hayata geçirilen Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi tanıtım programında konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Manavgat ilçesinde hayvansal atıklarını nehre bırakan besi çiftliğine sert tepki gösterdi. İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Valiliği çatısı altında başlatılan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi, Antalya Kültür Merkezi (AKM) içerisinde gerçekleştirilen programla kamuoyuna tanıtıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir ve Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin’in katıldığı toplantıda, deniz ekosisteminin korunması ve çevre kirliliğiyle mücadele konuları masaya yatırıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Manavgat ilçesinde bir işletmenin neden olduğu ve turizmi olumsuz etkileyen kirlilikle ilgili 2 buçuk milyon liranın üzerinde ceza uygulandığını ve adli sürecin başlatıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>MAVİ AKDENİZ İÇİN GÜÇBİRLİĞİ</strong></h2>

<p>Antalya’nın sahil şeridini korumak ve Sıfır Atık vizyonunu denizlerle buluşturmak amacıyla başlatılan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi tanıtım programı yoğun katılımla yapıldı. Programda konuşan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, dünyanın iklim değişikliği ve kirlilik gibi sorunlardan oluşan üçlü gezegen krizi ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Ebru Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi'nin önemine değinerek, Antalya’nın deniz merkezli bu hareketle küresel krize güçlü bir cevap verdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalya-mavi-akdeniz-inisiyatifi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>KANSER RİSKİ VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER</strong></h2>

<p>Toplantıda söz alan Memorial Göztepe Hastanesi Onkoloji Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Son yıllarda 50 yaş altı kanser vakalarında ciddi bir artış yaşandığını vurgulayan Özdoğan, bu durumun sadece alkol ve sigara ile açıklanamayacağını, solunan hava ve tüketilen gıdalardaki kimyasal maruziyetin temel faktör olduğunu söyledi. Hekimlerin görevinin sadece tedavi etmek değil, hastalığı oluşturan çevre şartlarını iyileştirmek olduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="" height="853" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalya-mavi-akdeniz-inisiyatifi-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>MANAVGAT’TAKİ KİRLİLİĞE AĞIR YAPTIRIM</strong></h2>

<p>Şahin, konuşmasında Manavgat ilçesi Evrenseki sahilinde yaşanan kirlilik olayına ayrı bir parantez açtı. Bir besi çiftliğinin atıklarını nehre boşaltması sonucu denizin perişan olduğunu ve otellerde rezervasyon iptalleri yaşandığını belirten Şahin, "Nasıl bu kadar pervasız olabiliyorsunuz?" diyerek duruma tepki gösterdi. İşletmeye ilk etapta 2 buçuk milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandığını ve konunun Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiğini açıklayan Şahin, asıl meselenin kirletmemek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalya-mavi-akdeniz-inisiyatifi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>BELEDİYEDEN KAPSAMLI DENİZ KORUMA ÇALIŞMASI</strong></h2>

<p>Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, kentin turizm potansiyelinin deniz ve kıyı turizmine dayandığını hatırlattı. ABB bünyesinde kurulan Deniz ve Kıyı Şube Müdürlüğü aracılığıyla deniz atıklarının izlendiğini ve kirlilikle teknolojik imkanlar kullanılarak mücadele edildiğini belirten Özdemir, ASAT Genel Müdürlüğü'nün ileri biyolojik arıtma tesisleri ve derin deniz deşarj hatlarıyla denizi güvence altına aldığını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalya-mavi-akdeniz-inisiyatifi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>DENİZİ KORUMAK BİR İNSANLIK GÖREVİDİR</strong></h2>

<p>Programın sonunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Şahin, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi'nin temel amacının toplumsal bir farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti. Benzer kirliliklerin zeytinyağı fabrikaları veya tarım işletmeleri tarafından da yapıldığını ifade eden Şahin, bu şehirden kazanç sağlayan herkesin Antalya’ya sahip çıkması gerektiğini söyledi. Şahin, mevzuat çerçevesinde cezai işlemlerin en sert şekilde uygulanmaya devam edeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/vali-sahin-antalya-kiyilari-icin-ates-puskurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/antalya-mavi-akdeniz-inisiyatifi-3.jpg" type="image/jpeg" length="70101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akseki halkından maden projesine itiraz var]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/akseki-halkindan-maden-projesine-itiraz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/akseki-halkindan-maden-projesine-itiraz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Akseki'ye bağlı Değirmenlik Mahallesi ve çevresinde Cengiz Holding’e bağlı Eti Maden İşletmeleri tarafından açılması planlanan boksit madenine karşı yöre halkı itirazlarını sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Akseki ilçesinde Cengiz Holding’e bağlı Eti Maden İşletmeleri tarafından açılması planlanan boksit projesiyle ilgili devam eden ÇED süreciyle ilgili İDK Toplantısı 21 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak. Değirmenlik halkı başta olmak üzere Akseki Belediye, dernek ve kooperatifler ile mahalle muhtarları Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne itiraz dilekçelerini sundular.</p>

<h2><strong>"FELAKETE DÖNÜŞECEKTİR"</strong></h2>

<p>Konuyla ilgili yapılan açıklamada ise Prof. Dr. Mustafa Sözen tarafından proje sahası ve çevresinde nesli tehlikede olan 14 canlı türünün listelenmesine rağmen, ÇED raporunda bu sayının sadece 4 canlı türü ile sınırlı olduğu bilgisine yer verildi. Açıklamada iki ayrı maden ocağı sahasında yürütülecek çalışmaların, doğal su deposu niteliğindeki bölgenin yeraltı sularına zarar vereceği belirtilerek, “Bu durum Değirmenlik kaynağı ile Akseki içme-kullanma suyu kuyusunun olduğu yerlerde yeraltı suyu yönüyle bir felakete dönüşecektir” denildi.</p>

<p><img alt="" height="766" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akseki-boksit-madeni-itiraz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>PROJEYLE İLGİLİ İTİRAZLARI İÇEREN DOSYA HAZIRLANIYOR </strong></h2>

<p>İstanbul’da bulunan Akseki derneklerinin de imza koyduğu öğrenilen maden projesi ile ilgili yöre halkının itiraz başvurusu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sunuldu. Akseki Belediyesi ile mahalle muhtarlari da itiraz dilekçesine imza koydu. Projeyle ilgili ÇED dosyasının askı süresi içerisinde yapılan itiraz başvurusunun ardından, ortak bir basın açıklaması yapıldı. Yöre halkı, 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da bakanlık bünyesinde yapılacağı duyurulan İDK Toplantısı içinde projeyle ilgili itirazları içeren bir dosya hazırlıyor.</p>

<p><img alt="" height="1298" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/c10a95a6-0ab9-49cf-9ecd-e1d3f0924814.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<h2><strong>"ÇED RAPORU GERÇEKLERİ YANSITMIYOR"</strong></h2>

<p>İtiraz başvurusunun ardından yapılan basın açıklamasında, Eti Maden İşletmeleri tarafından açılmak istenen boksit madeni ocağıyla ilgili hazırlanan ÇED raporunun dikkatle incelendiği belirtilerek şöyle denildi: “Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, söz konusu ÇED raporunun bilimsel gerçekleri tam olarak yansıtmadığı, eksik ve hatalı veriler içerdiği, bölgenin ekolojik, hidrolojik ve sosyoekonomik özelliklerini yeterince ortaya koymadığı kanaatine varılmıştır.</p>

<h2><strong>NESLİ TEHLİKE ALTINDA TÜRLER YOK SAYILDI</strong></h2>

<p>Flora ve Fauna Açısından Eksik İnceleme; Bölge, Toros Dağları ekosistemi içinde yer almakta olup endemik ve korunması gereken çok sayıda bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. ÇED raporunda flora ve fauna envanteri eksik hazırlanmış; ulusal ve uluslararası koruma statüsüne sahip türlerin önemli bir kısmına yeterince yer verilmemiştir. ÇED başvuru dosyasındaki EDR’de proje sahası için listelenen hayvan türü sayısı 93 olmasına rağmen kendisi de bir Aksekili olan Prof. Dr. Mustafa SÖZEN tarafından proje sahası ve etki alanı olan yakın çevresi için listelenen amfibi, sürüngen kuş ve memeli tür sayısı 213’tür. ÇED Başvuru Dosyasında proje sahası için nesli tehlikede 4 hayvan türü listelenmiş olmasına rağmen Prof. Dr. Mustafa SÖZEN tarafından hazırlanan listede 14 nesli tehlikede veya tehlikeye yakın tür bulunmaktadır.</p>

<p><img alt="" height="960" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akseki-muhtarlari-ced.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>"ÇED SÜRECİ SONLANDIRILMALI"</strong></h2>

<p>Faunası bu kadar zengin ve eşsiz bir alanın titizlikle korunması ve gelecek nesillere aktarılması ulusal bir zorunluluk ve görevdir. Bu kadar eksik ve hatalı listelere dayanan verilerle sağlıklı bir ÇED değerlendirmesi yapmak imkansızdır. Sunulan ÇED Başvuru Dosyasının iptal edilmesi ve askı sürecinin itirazımıza binaen sonlandırılması zorunludur. Floristik bulgulara göre bu alan, çevresinden izole olmuş ve özel mikroklima özelliklerini yansıtan hassas bir ekosistem karakterlerine sahiptir. Boksit maden ocağının açılması durumunda, özel habitat tercihi olan lokal endemik bitkilerin büyük zarar göreceği veya yok olacağı, vejetasyon örtüsü doğal dokusunun tahrip edileceği ve bu zengin ekosistemin çöküşünü tetikleyerek geri dönüşü olmayan bir bozulma ve yok oluşu başlatacağı öngörülmektedir. Nadir ve risk altında olan endemik türlerin yaşadığı bu hassas ekosistem, bitki ve hayvan gen kaynaklarıyla bir bütün olarak korunmalıdır. ÇED raporunda sunulan Flora bulguları, önemli eksiklikler ve hatalı listeler içermektedir. Prof. Dr. Ahmet Duran tarafından hazırlanan bilimsel rapordaki veriler dikkate alındığında, sağlıklı bir ÇED değerlendirmesinin yapılması mümkün değildir.”</p>

<h2><strong>"SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA"</strong></h2>

<p>Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Yusuf Yavuz'un haberine göre projeyle ilgili ÇED raporundaki eksik değerlendirmelerin, Çevre kanunu, milli parklar kanunu ve kara avcılığı kanunu hükümlerine aykırı olduğu görüşü savunulan açıklamada, su kaynaklarıyla ilgili riskler de şöyle sıralandı: “Bölge, yalnızca Akseki’nin değil, Antalya’nın tamamı açısından büyük önem taşıyan doğal bir su toplama ve besleme havzasıdır. Değirmenlik ve çevresi, yeraltı ve yerüstü su hareketlerinin kavşak noktasında bulunmaktadır.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akseki-ced-alani.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>PATLATMALAR İÇME SUYU KAYNAKLARI İÇİN FELAKETE DÖNÜŞEBİLİR</strong></h2>

<p>Toroslar’ın bu bölgesi adeta doğal bir su deposu niteliğindedir. Her iki ocak sahasında işletmecilik doğal haliyle yeraltı suyu seviyesi altında yapılacaktır. Çalışmaların yürütülebilmesi için ise ortam susuzlaştırılacaktır. Bu durum Değirmenlik kaynağı ile Akseki içme-kullanma suyu kuyusunun olduğu yerlerde yeraltı suyu yönüyle bir felakete dönüşecektir. Gerek DSİ gerekse şirket tarafından açılan kuyularda net bir şekilde görüldüğü gibi bölgedeki yeraltı suyu hareketini karstik sistem kontrol etmektedir. Ocak işletmeciliğinde yapılacak açık ocak, basamaklı ve patlatmalı uygulamaların karstik dengeyi bozacağı gerek sondaj kuyusunun gerekse kaynağın olumsuz etkilenmesi söz konusudur. Bölgesel yeraltı suyu hareketleri yönüyle incelendiğinde proje ocak sahası, Değirmenlik kaynağı ve Akseki ilçesi ile merkez köylerine içme-kullanma suyu sağlayan sondaj kuyuları olduğu saha aynı yeraltı suyu sistemi içinde yer almakta ve bu açıdan bir bütünlük sağlamaktadır.</p>

<h2><strong>MANAVGAT IRMAĞI ETKİLENEBİLİR</strong></h2>

<p>Boksit ocak işletmeciliği açık ocak ve patlatmalı olacaktır. Böyle bir işletmecilik yöntemi bu dengeyi (yeraltı kasrt kanallarının yer değiştirerek suyun akış yollarını değiştirerek kesinlikle bozma olasılığı yüksektir. Bu durum kaynağın suyunun daha büyük yapıda başka bir karstik yola yönelmesine dolaysıyla kurumasına, aynı şekilde sondaj kuyusunun da verimsiz hale gelmesine neden olacaktır. Ocak sahasında yapılacak patlatmalı işletmecilik kaynağın kurumasına neden olmanın yanında bu yeraltı suyu yolunun değişmesine de neden olabilmesi olasıdır. Dolaysıyla bu durum Manavgat ırmağının debisinde olumsuzluklara neden olacaktır.”</p>

<h2><strong>PROJEDEKİ MEVZUATA AYKIRILIKLAR</strong></h2>

<p>Maden projesi için yapılması planlanan kazı ve patlatma faaliyetlerinin, yeraltı su yollarının bozulmasına, akarsu ve kaynak debilerinin azalmasına, tarımsal sulama imkanlarının daralmasına, içme suyu rezervlerinin zarar görmesine ve kuraklık ile çölleşmenin hızlanmasına neden olacağı çekincelerine yer verilen açıklamada; “Bu hususlar; 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 9. ve 10. maddelerine,167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’a, 6200 sayılı DSİ Kanunu’na, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na, aykırı sonuçlar doğurabilecektir” denildi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akseki-boksit-projesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>ANAYASAL GÜVENCE HATIRLATMASI</strong></h2>

<p>Anayasanın 56. maddesinin, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” ifadelerinin hatırlatıldığı basın açıklamasında, “Aynı şekilde 169. madde ormanların korunmasını, 44. ve 45. maddeler ise toprak ve tarım alanlarının korunmasını güvence altına almaktadır” ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><strong>EKONOMİK VE SOSYAL YIKIM RİSKİ</strong></h2>

<p>Projenin bölgedeki tarımsal üretim, turizm ve yerel ekonomiye yönelik olası etkilerini de yer verilen açıklamada; “Türkiye’nin en önemli tarım ve turizm merkezlerinden biridir. Projenin uygulanması bölgedeki su kaynaklarının zarar görmesi sonucunda: Tarımsal üretimin azalmasına, Hayvancılığın olumsuz etkilenmesine, İçme ve kullanma suyu temininde sorunlara, Doğa turizmi ve kırsal turizmin zarar görmesine, Bölge halkının yaşam kalitesinin düşmesine neden olacaktır. Bu etkiler yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir yıkım riski taşımaktadır” denildi.</p>

<h2><strong>"ÇED RAPORUNU KABUL ETMİYORUZ"</strong></h2>

<p>Bölgedeki madencilik faaliyetlerinin geri dönüşü olmayan olası sonuçlarına işaret edilen açıklamada, yöre halkının konuyla ilgili talepleri de sıralanarak şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Boksit madeni dünyanın birçok bölgesinde bulunabilen bir hammaddedir. Ancak: Temiz su kaynaklarının, Verimli tarım topraklarının, Ormanların, Endemik türlerin, Doğal peyzajın yerine konulması mümkün değildir. Akseki İlçesi Değirmenlik Mahallesi ve çevresi, yalnızca yerel halkın değil, Antalya’nın ve gelecek nesillerin ortak doğal mirasıdır. Su yaşamdır. Suya, toprağa, ormana ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. Su kaynaklarını, ormanları, biyolojik çeşitliliği, tarımı ve turizmi tehdit eden bu proje; kamu yararı, çevre hakkı ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Bu nedenle: Hazırlanan ÇED raporunu kabul etmiyoruz. Rapora resmî olarak itiraz ediyoruz. Projeye ilişkin ÇED sürecinin durdurulmasını talep ediyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/akseki-halkindan-maden-projesine-itiraz-var</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/akseki-boksit-madeni-projesi.jpg" type="image/jpeg" length="19226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akseki’de boksit ocağı içme suyunu tehdit ediyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/aksekide-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/aksekide-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Akseki’de kapasitesi bin 295 kat büyütülmek istenen boksit ocağı için Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan kritik uyarı geldi. Patlatmalı üretim ve derin kazıların, Değirmenlik Kaynağı başta olmak üzere içme suyu kaynaklarını etkileyebileceği, riskin Manavgat Irmağı’na kadar uzanabileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Akseki ilçesinde faaliyet gösteren boksit ocağında planlanan dev kapasite artışı tartışma yarattı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Mustafa Karancı, mevcut 0,26 hektarlık maden sahasının yaklaşık bin 295 kat büyütülerek 340,9 hektara çıkarılmasının planlandığını belirterek, açık ocak yöntemiyle yapılacak delme ve patlatmalı üretimin bölgenin hassas yeraltı su sistemine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, kazıların yeraltı su seviyesinin altına ineceğini ve bunun Akseki’nin içme suyu kaynaklarından Manavgat Havzası’na kadar uzanan ciddi çevresel riskler oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>BÖLGENİN JEOLOJİSİNİ BİLEN UZMANLAR RAPOR HAZIRLADI</strong></h2>

<p>Jeoloji Mühendisleri Odası’nın açıklamasında, projenin yalnızca masa başında değil, bölgeyi uzun yıllardır tanıyan uzmanların değerlendirmeleriyle incelendiği vurgulandı. Hazırlanan teknik raporun, meslek hayatlarının önemli bölümünü Devlet Su İşleri’nde geçiren ve bölgenin yeraltı su sistemleri üzerine uzun yıllardır saha çalışmaları yapan İbradı Ürünlü Jeoloji Mühendisi Önder Yazıcı ile Akseki Emiraşıklar doğumlu Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Keleş tarafından hazırlandığı belirtildi.</p>

<h2><strong>“0,26 HEKTARLIK SAHA 340 HEKTARA ÇIKARILIYOR”</strong></h2>

<p>Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri ise maden sahasının büyüklüğü oldu. Mevcut durumda yaklaşık 0,26 hektarlık alanda faaliyet yürütülen projenin kapasite artışıyla birlikte yaklaşık 340,9 hektarlık dev bir alana yayılmasının planlandığı belirtildi. Bu büyümenin yaklaşık bin 295 katlık genişlemeye karşılık geldiği ifade edildi. Yıllık üretimin ise 33,8 milyon tona kadar çıkarılmasının hedeflendiği aktarıldı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/aksekide-bin-295-kat-buyutulecek-olan-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>“ASIL RİSK ÜRETİM MİKTARI DEĞİL, ÜRETİM YÖNTEMİ”</strong></h2>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, asıl tehlikenin üretim miktarından çok uygulanacak yöntem olduğunu söyledi. Karancı, “Burada belirleyici olan yalnızca üretim miktarı değildir. Açık ocak yöntemiyle yapılacak delme ve patlatmalı üretim faaliyetleri, bölgenin yeraltı su sistemi üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler oluşturabilir” dedi.</p>

<h2><strong>YERALTI SUYUNUN ALTINA İNİLMESİ PLANLANIYOR</strong></h2>

<p>ÇED dosyasındaki teknik detaylara dikkat çeken Karancı, planlanan kazı derinliklerinin bölgedeki yeraltı su seviyesinin çok altına ineceğini söyledi. Karancı’nın verdiği bilgilere göre; birinci ocakta yaklaşık 375 metre derinliğe inilmesi, 37 basamaklı kazı yapılması, taban kotunun 950 metreye düşürülmesi planlanıyor. İkinci ocakta ise; 190 metre derinliğe inilmesi, 15 basamaklı kazı yapılması, bin 40 metre kotuna kadar düşülmesi öngörülüyor. Ancak aynı bölgede yapılan ölçümlerde yeraltı su seviyesinin bin 147-bin 155 metre kotları arasında bulunduğu ifade edildi. Karancı, “Bu veriler, kazıların doğrudan yeraltı su seviyesinin onlarca metre altına ineceğini gösteriyor. Bu da yoğun susuzlaştırma faaliyetlerini zorunlu hale getirecek” dedi.</p>

<h2><strong>“DEĞİRMENLİK KAYNAĞI CİDDİ RİSK ALTINDA”</strong></h2>

<p>Açıklamada özellikle Değirmenlik Kaynağı’nın kritik risk altında olduğu vurgulandı. Bölgenin ileri derecede karstlaşmış bir yapıya sahip olduğunu belirten Karancı, yeraltı suyunun klasik bir yeraltı su deposu gibi davranmadığını söyledi. Karancı, “Bu bölgede su; düdenler, çatlaklar ve yeraltı kanalları boyunca hareket ediyor. Yani sistem son derece hassas. Yapılacak müdahaleler sadece ocak alanıyla sınırlı kalmaz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“MANAVGAT IRMAĞI’NA KADAR UZANABİLİR”</strong></h2>

<p>Değirmenlik Kaynağı'nın saniyede ortalama bin 900 litre debiye sahip güçlü bir karstik sistem olduğunu söyleyen Karancı, etkilerin çok geniş bir alana yayılabileceğine dikkat çekti. Karancı, “Yapılan bilimsel çalışmalar bu suların bir bölümünün Manavgat Vadisi’nde yeniden yüzeye çıktığını gösteriyor. Ancak sistemin tüm boşalım noktaları tam olarak bilinmiyor. Böyle hassas bir yapıda yapılacak patlatmalı madencilik faaliyetinin etkisi Manavgat Irmağı’na kadar uzanabilir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/aksekide-bin-295-kat-buyutulecek-olan-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>“KAYNAKLAR KURUYABİLİR”</strong></h2>

<p>Açıklamada, olası riskler arasında; yeraltı su yollarının değişmesi, içme suyu kaynaklarının debisinin düşmesi, bazı kaynakların tamamen kuruması, yerleşim alanlarının etkilenmesi gibi ihtimaller sıralandı. Karancı, “Bu sadece çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir risk meselesidir” dedi.</p>

<h2><strong>ÇED RAPORUNDAKİ “ÇELİŞKİ” VURGUSU</strong></h2>

<p>Jeoloji Mühendisleri Odası, ÇED raporundaki bazı ifadelerin bilimsel olarak birbiriyle çeliştiğini de savundu. Karancı, “Raporda bir taraftan yeraltı su sisteminin etkileneceği kabul ediliyor, diğer taraftan ‘yeraltı sularına olumsuz etki olmayacaktır’ deniliyor. Bu yaklaşım bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“KORUMA ALANLARI BELİRLENMEDEN KARAR VERİLMEMELİ”</strong></h2>

<p>Açıklamada ayrıca DSİ tarafından belirlenmesi gereken koruma alanlarının henüz oluşturulmadığına dikkat çekildi. Karancı, “Değirmenlik Kaynağı ve bölgedeki içme suyu kuyuları için mutlak ve dereceli koruma alanları hâlâ tanımlanmış değil. Bu alanlar belirlenmeden verilecek her karar ciddi risk taşır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“MADENCİLİĞE KARŞI DEĞİLİZ”</strong></h2>

<p>Mustafa Karancı, açıklamasında madencilik faaliyetlerine tamamen karşı olmadıklarını da vurguladı. Karancı, “Madencilik ülkemiz için gerekli bir faaliyettir. Ancak çevresel sürdürülebilirlik, kamusal yarar ve doğal kaynakların korunması göz ardı edilerek yürütülemez. Yenilenemez doğal varlıklarımız bilimsel veriler ışığında korunmalıdır” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/aksekide-bin-295-kat-buyutulecek-olan-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>“PROJE YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”</strong></h2>

<p>Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, projenin mevcut haliyle ilerletilmemesi çağrısında bulundu. Karancı, “Karst hidrojeolojisine uygun yeni bilimsel çalışmalar yapılmalı, DSİ koruma alanlarını belirlemeli ve proje yeniden değerlendirilmelidir. Aksi halde geri dönüşü mümkün olmayan çevresel ve toplumsal sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/aksekide-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/aksekide-bin-295-kat-buyutulecek-olan-boksit-ocagi-icme-suyunu-tehdit-ediyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="73329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da denizden 7 ton atık çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-denizden-7-ton-atik-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/antalyada-denizden-7-ton-atik-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Balıkçı Barınağı’nda gerçekleştirilen deniz dibi temizliğinde 7 ton atık toplandı. Denizden 60 araç lastiği, yemek takımı, bahçe oturma grubu ve demir korkuluk çıkarılırken, ortaya çıkan görüntüler deniz kirliliğinin boyutunu gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen deniz dibi temizliği etkinliğinde denizden çıkan atıklar şaşkınlık yarattı. “Antalya’da deniz hep temiz” sloganıyla gerçekleştirilen çalışmada gönüllü dalgıçlar Antalya Balıkçı Barınağı’nda denizin dibine dalarak tonlarca çöp çıkardı. Temizlik sonunda yaklaşık 7 ton atık toplandı.</p>

<h2><strong>38 GÖNÜLLÜ DALGIÇ TEMİZLİK YAPTI </strong></h2>

<p>‘Antalya’da deniz hep temiz’ sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte 38 gönüllü dalgıç deniz dibinde temizlik yaptı. Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı bağlısı Dalış Emniyet Güvenlik Arama Kurtarma (DEGAK) Özel Timi-8 Komutanı Emre Eroğlu, dalış öncesi dalgıçlara güvenlik tedbirleri hakkında bilgi verdi. Eroğlu, özellikle can güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="853" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/d-e-n-i-z-d-e-n-l-a-s-t-i-k-k-o-r-k-u-l-u-k-v-e-o-t-u-r-m-a-g-r-u-b-1303604-387600.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>“HEPİMİZİN SORUMLULUĞU VE MECBURİYETİ VAR” </strong></h2>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, etkinliğin yalnızca deniz dibini temizlemek için değil, güçlü bir mesaj vermek amacıyla düzenlendiğini söyledi. Atasoy, “Denize karşı sorumluluğumuz var. Çıkarılan her malzeme insanoğlunun bıraktığı bir iz. Antalya’nın mavi denizlerine muhtacız. Bu sadece gönüllülük hareketi değil, aynı zamanda bir mecburiyet ve sorumluluk. COP31 yolunda Antalya’da çevre çok önemli. Kimsenin bu sofrayı kirletmeye hakkı yok" dedi. Anneler Günü’ne de dikkati çeken Atasoy, etkinlikte çok sayıda kadın dalgıcın yer aldığını belirterek, “Çocuklarını bırakıp gelen annelerimiz var. Denizlerimizin temizliği için burada olmaları çok kıymetli diye konuştu.</p>

<h2><strong>“DENİZLERİMİZİ KİRLETMEYELİM” </strong></h2>

<p>Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü ise deniz temizliğinin yaşam için büyük önem taşıdığına vurgu yaparak, “Deniz varsa hayat var. Denizlerimizi kirletmeyelim, çevremize sahip çıkalım. Ekmek yediğimiz yere ihanet etmeyelim" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/d-e-n-i-z-d-e-n-l-a-s-t-i-k-k-o-r-k-u-l-u-k-v-e-o-t-u-r-m-a-g-r-u-b-1303607-387600.jpg" /></p>

<h2><strong>“8 TONA YAKIN ATIK ÇIKARILDI”</strong></h2>

<p>Antalya Konyaaltı Su Sporları Kulübü Proje Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Tuğ da Mavi Akdeniz Projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin sürdüğünü belirterek, önceki etaplarda yaklaşık 8 tona yakın atık çıkarıldığını söyledi. Tuğ, “Umarım bugün o kadar atık çıkmaz. Kadın dalgıçlarımızla birlikte çocuklarımıza daha temiz bir gelecek bırakmak için deniz dibini temizliyoruz" diye konuştu.</p>

<h2><strong>ATIKLAR SANAT ESERİNE DÖNÜŞECEK</strong></h2>

<p>Konyaaltı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Öncü Ceylan Baloğlu ise deniz kirliliğine karşı farkındalık çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Toplanan atıkları bir araya getirip ‘Atıktan sanata’ adıyla farkındalık sergisi oluşturmayı planlıyoruz. Amacımız insanların doğaya ve denizlere karşı daha duyarlı olması" dedi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/d-e-n-i-z-d-e-n-l-a-s-t-i-k-k-o-r-k-u-l-u-k-v-e-o-t-u-r-m-a-g-r-u-b-1303609-387600.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>ARAÇ LASTİĞİ, YEMEK TAKIMI… TONLARCA EŞYA ÇIKTI </strong></h2>

<p>Temizlik çalışmasının ardından deniz dibinden 60 araç lastiği, yemek takımı, bahçe oturma grubu, demir korkuluk, plastik ve cam şişeler ile çeşitli metal atıklar çıkarıldı. Etkinlik sonunda yaklaşık 7 ton atığın toplandığı belirtildi. Çıkarılan atıklar farkındalık oluşturulması amacıyla alanda sergilendi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/antalyada-denizden-7-ton-atik-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/d-e-n-i-z-d-e-n-l-a-s-t-i-k-k-o-r-k-u-l-u-k-v-e-o-t-u-r-m-a-g-r-u-b-1303603-387600.jpg" type="image/jpeg" length="86609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağaçtan kalbe bir yol vardır, görünmez…]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/agactan-kalbe-bir-yol-vardir-gorunmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/agactan-kalbe-bir-yol-vardir-gorunmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu’nun üç iklim kuşağını bir arada taşıyan zengin coğrafyasında sessizce varlığını sürdüren alıç ağaçları, yalnızca bir bitki türü değil; geçmiş uygarlıkların hafızasını, insanın doğayla kurduğu bağı ve yaşamın görünmeyen dilini de anlatır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözden ilk çıkarılan türler arasında görülen alıç ağaçları, bir zamanlar insanların tanrılarla iletişim kurmasına aracılık ediyordu. İçinde yaşadığımız coğrafyanın dilini anlamak için belki de Anadolu dağlarının derviş ruhlu ve yalnız alıç ağaçlarına tekrar o tanrısal güçlerini hatırlatma zamanı gelmiştir. Şimdi tam zamanı… İklim özellikleri bakımından üç kıtanın özelliklerini bir arada barındıran Anadolu coğrafyasında baharın gelişiyle birlikte güneyden kuzeye, batıdan doğuya doğru bir coşku başlar.</p>

<h2><strong>BİR COĞRAFYADA ÜÇ KITA</strong></h2>

<p>Şubat ortasında Anamur’dan yola çıkıp, kuzeye, Sinop’a doğru yürüyecek olsanız, rotanızı tamamladığınızda; hem Akdeniz iklim tipine ait bitkileri, hem İran/Turan coğrafyasında yaygın olan türleri, hem de Avrupa-Sibirya iklimine has bitki ve canlı türleri ile karşılaşırsınız. Bir merdivenin basamaklarını tırmanır gibi adım adım yeşerip çiçeklenen bir coğrafyada yürüdüğümüzü hissedersiniz.</p>

<p>Bu, aynı ülke içinde, biyoçeşitlilik bakımından üç kıta özelliğinin bir arada buluştuğunun gösterir. Bazen toprakta, bazen bir ağacın yaprağında, bazen baharın ilk ışıklarıyla ısınmış kayaların üzerinde gezinen bir canlıda karşınıza çıkar.</p>

<p><img alt="" height="576" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/andic-agaclari-yusuf-yavuz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>ANAMUR’DAN SİNOP’A İKİ DENİZ ÜÇ İKLİM</strong></h2>

<p>Bu özellik sadece Anamur ve Sinop arasındaki mesafede değil, bazen aynı ilin ya da ilçenin sınırları içerisinde ve 15-20 kilometrelik çok daha mesafelerde de kendini gösterir. Örneğin Konya’nın güneyinden Akdeniz’e doğru ilerlediğinizde, İran-Turan iklim tipinin hakim olduğu bozkır ekosisteminden geçip, önce Toroslara tırmanırsınız, ardından Avrupa-Sibirya iklim tipinde görülen bitkilerin bulunduğu, 1500-2000 rakımlı yüksek yayla bitkileri sizi selamlar. Bazen bu yükseltilerde zorlu koşullara dayanmayı bilen Alpin bitkilerinin çiçeklerinden bal üretmek için yaylaya çıkan arıcılarla karşılaşırsınız. Yolunuz Akseki coğrafyasına geldiğinde, Toros sedirlerinin sizi karşıladığını görür, yavaş yavaş Akdeniz iklim tipine ait bitkilerle buluşursunuz. Bitki coğrafyaları açısından bakıldığında bu geçişlerin çok kısa mesafelerde yaşandığı görülür. Bazen zeytin ağacının bile 1000 rakımı akşam bu yöre köylerinde yetiştiğini görürsünüz. Nehir vadilerinden güneyden kuzeye, denizden karaya doğru yükselen ısı ve nem, bazı noktalarda her üç iklim tipininde varlığını sürdüren bitki ve canlıların aynı alanda buluşmasına neden olur.</p>

<p><img alt="" height="871" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/andic-cicek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>BATIDAN DOĞUYA, ŞUBAT’TAN AĞUSTOS’A ÇİÇEKLİ YOLU YÜRÜMEK</strong></h2>

<p>Aynı çerçeveyi, Karadeniz ve iç Anadolu coğrafyası arasındaki geçiş noktaları için de kullanabiliriz. Amasya ve Samsun, Tokat ve Ordu, Çankırı ve Kastamonu, Erzurum ve Artvin coğrafyaları arasında benzer ilişki görülebilir. Benzer şekilde Ege’den Doğu Anadolu’ya doğru Şubat ayı başında yola çıktığımızda, biyolojik çeşitliliğin batıdan doğuya doğru bir rengarenk bir tablo yapan ressamın tuvalini izlersiniz. Şubat ortasında çiçeklenen Ege ovaları Mayıs sonunda sararırken, Ağustos ortasında Erzincan, Bingöl, Muş, Van ve Erzurum yaylalarının çiçeğe büründüğünü görürsünüz.</p>

<h2><strong>20 DAKİKADA İKLİMLERİ AŞMAK</strong></h2>

<p>Antalya kent merkezinden çıkıp kuzeye doğru 20 dakikalık bir araç yolculuğu yaptığınızda, bir zamanlar Büyük İskender’in de ordularıyla geçtiği Yenice boğazına Akdeniz bitkileri eşliğinde girer, virajli yollardan tırmanıp sadece birkaç dakika sonra Tahtalı Belinde sizi İran-Turan bitki ve ağaçları karşılar.</p>

<p><img alt="" height="706" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/i-m-g-1839.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="855" /></p>

<h2><strong>SİVAS’A DÜŞEN KAR TANESİ BAFRA’YA CAN VERİR</strong></h2>

<p>Anadolu coğrafyasının inişli çıkışlı özelliğinin yarattığı bu zenginlik, dağın denizle, nehrin ormanla, ovanın yayla ile kurduğu ve birbirine sıkı sıkıya bağlı olan benzersiz bir ilişki ağı yaratmıştır. Sivas Yıldızeli dağlarına düşen kar tanesi, orta Anadolu toprağını kucaklayıp, döne dolana kuzeye doğru akan Kızılırmakla taşınıp Bafra‘daki pirinç tarlasına, deltada yaşayan manda sürüsüne can verir.</p>

<h2><strong>ISPARTA DAĞLARINA DÜŞEN YAĞMUR, AKDENİZ’İN CANLARINI BESLER</strong></h2>

<p>Isparta’daki Dedegöl Dağına düşen yağmur damlası, irili ufaklı derelerde buluşup güneye doğru akarak Köprüçayı’dan Akdeniz’e ulaşır. Görkemli Roma ve Selçuklu köprülerini aşan yağmur damlaları, Serik ve Manavgat ovalarında yetişen domatesin, çileğin karpuzun canına can katar. Boğazkent’ten denize karışan suların, bahar yağmurlarıyla birlikte dağlardan indirip getirdiği organik besinler, yılın bu döneminde ta Akdeniz’in doğusundan, kadim Levant kıyılarından çıkıp gelen deniz canlıları için bir yemek şöleni oluşturur. Bu kıyılarda her yıl şaşırtıcı türler görülmesinin nedeni biraz da nehrin taşıdığı bu besin zenginliğidir.</p>

<h2><strong>ANTİK ÇAĞIN PETROLÜ GÜNEY ANADOLU’DAN</strong></h2>

<p>Aynı bölge içerisinde üç farklı iklim tipine has bitki ve hayvan türlerinin bulunması, büyük bir zenginliktir. Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı iklim coğrafyalarını görebilmek için ancak uçak yolculuğu yapmanız gerekir. Türkiye bu açıdan çok önemli bir avantaja sahip. Bu avantajı geçmişte bilinçli bir şekilde kullanan Anadolu insanı, üzerinde yaşadığı coğrafyanın gen zenginliğini bazı ürünlerde tekel haline gelecek kadar geliştirip yararlanmış. Coğrafi avantajı, sosyo kültürel bir zenginliğe dönüştürebilmek, ancak o coğrafyanın doğal zenginliklerini fark etmekle mümkün. Antik çağda anadolunun güneyinde üretilen zeytin yağı, günümüzün petrolü gibiydi. Zeytin yağı yalnızca gıda amacıyla değil aynı zamanda aydınlatma içinde kullanılıyordu ve Akdeniz kıyısında ki irili ufaklı limanlarda dış dünyaya ihraç edilen önemli bir ticari ürün olarak görülüyordu.</p>

<p><img alt="" height="853" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/andic-agaclari-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>COĞRAFYA UYGARLIĞIN BEŞİĞİDİR</strong></h2>

<p>Anadolu’nun bitki coğrafyası, kültürel ve siyasi coğrafyayı da çoğu zaman şekillendirmiştir. Bitkilerin tıbba, taşın ve ağacın mimariye, vadilerin, geçitlerin ve yükseltilerin güvenliğe, ovaların ve nehirlerin tarımsal üretime yaptığı katkılar bu topraklarda yükselen uygarlıkların temel dayanağını da oluşturuyordu.</p>

<h2><strong>HİTİTLER ALIÇ AĞACINA, BERGAMALILAR MEŞEYE TUTUNDU</strong></h2>

<p>Bugün coğrafya bakarken ıskaladığımız pek çok detay var. Aynı topraklarda yaşayan Hititlerin tanrılarıyla iletişim kurmak için aracı olarak seçtiği alıç ağacı, bugün ağaca kereste gözüyle bakan anlayış için sadece değersiz bir çalı gibi görülüyor. Ya da Bergama krallığının en önemli zenginlik kaynaklarından biri olan meşe ağaçları günümüzde birçoğunun gözünde odun ya da mangal kömürü anlamına geliyor. Oysa Bergamalılar için deri işlemek için ihtiyaç duyulan tanen gibi doğal kimyasallar meşe ağacının meyvelerinden elde ediliyordu. Akdeniz dünyasında modern kimyasal ürünler yaygınlaşmadan önce, yakın tarihe kadar meşe palamutlarının bu amaçla kullanıldığı bilinir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/andic-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<h2><strong>HEM VAREDEN HEM DE YOK EDEN SADECE BAKIŞ AÇISI</strong></h2>

<p>Bu listeyi onlarca bitki ve uygarlık ilişkisi içerisinde ele alabiliriz ve konu uzar gider. Bitkilerin ve ağaçların toplumlar için oynadığı roller, o toplumların ayağa kalkmasına sağladığı kadar, yok olmalarıyla da ilişkilidir. Sırtını yasladığı, karnını ve ruhunu doyurduğu, onu koruyup kollayan coğrafyayı hırsları yüzünden yağmalayan toplumlar; bu yağmanın yarattığı sonuçların altında kaldılar. Tarihin tozlu sayfaları bunun örnekleriyle doludur.</p>

<h2><strong>SOYUT YARARI ANLADIĞIMIZDA..</strong></h2>

<p>Ağaçlar ve bitkiler söz konusu olduğunda, yalnızca görünen ve somut yarardan söz etmek, değeri bağlamından koparmak olur. Sadece insan kereste ya da odun, gıda veya tıbbi özellikleriyle tasnif etmek, eksik bir tanımlamadır. Ancak tüm bu özellikleri yok saymak da bir başka eksikliktir. Önemli olan bir türün varlığının kendi yaşam alanı içerisinde ne anlama geldiğini bütüncül olarak kavrayıp öyle anlamak.</p>

<h2><strong>AK DİKENLİ AÇIÇLARIN UYANIŞ ZAMANI</strong></h2>

<p>Bugünlerde, Hititlerin tanrılarıyla iletişim kurmak için tercih ettiği Anadolu’nun alıç ağaçlarının bir türü olan adi alıçların çiçeklendirilmiş bir dönemden geçiyoruz. Yükseltiye göre Mart- Haziran arası dönemde çiçeklerini meyveye duran adi alıçlar, akdiken, geviş ya da yemişen gibi isimlerle de anılıyor.</p>

<p><img alt="" height="960" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/andic-agac-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>ADI DEĞİL, SADECE DAHA YAYGIN OLAN</strong></h2>

<p>Gülgiller (Rosaceae) ailesinin bir üyesi olan, bu alıç türünün adının başında ‘adi’ ifadesinin yer alması sizi yanıltmasın. Bu, birçok başka ağaç ve bitki türü için de kullanılan bir tanımlama. Adamın önüne eklendiği türün yaygınlığını ifade ediyor. Tıpkı benzer durumdaki bitki ve ağaç türlerinin bilimsel adının önüne eklenen ve Latincede genel, yaygın ve herkese ve halka ait anlamlarında kullanılan “vulgaris” kelimesinde olduğu gibi.</p>

<h2><strong>DİL VE ANLAM ARADINDAKİ İLİŞKİ TÜRLERE BAKIŞIMIZI DA BELİRLİYOR</strong></h2>

<p>Adi alıç gibi coğrafyamızda yaygın olarak yetişen, adi kestane, adi meşe ve adi gürgen gibi ağaç türleri de vardır. Adlarının başına eklenen ve ‘yaygınlık’ durumuna işaret eden ‘adi’ ifadesi, dilimizde yaygın olarak kullanıldığı gibi; niteliksiz, değersiz ve aşağılık sıfatlarıyla eşleştirilmemelidir. Bu, o ağaç türünün en yaygın olanını ifade ediyor. Dil ve anlam arasındaki ilişki, bazı durumlarda yaşamın birçok alanında negatif bir anlam yaratılmasına neden oluyor. Bu durum türlerin varlığının değersiz görülerek hızlıca yok edilmesinin de nedeni haline gelebiliyor. Aynı zamanda insanın coğrafyaya bakışını da özetleyen bir sonuç yaratıyor. Belki de ‘adi alıç’ demek yerine, “yaygın alıç” denilmesi daha doğru olurdu. Halk dilinde, işlevsellik ve anlam arasındaki ilişki de bir şekilde sağlanmış aslında. Bitkinin küçük kırmızı meyveleri olgunlaştığında ağızda dolaştırılıp durulduğu için olsa gerek, bazı yörelerde ‘geviş’ tabiri uygun görülmüş.</p>

<h2><strong>YÜKSEK RAKIMLI BÖLGELERDE ÇİÇEKLENME ZAMANI</strong></h2>

<p>Bizim beyaz ve pembe çiçekli bu alıç ağacımızın dünya üzerinde yaklaşık 200 türü bulunuyor. Ülkemizde ise 16 tür ile temsil edildiği biliniyor. Orman kenarları, bozkırlar, tahrip edilmiş yamaçlar, yangın görmüş ormanlar… Zorlu ve sert iklim koşullarına sahip bölgelerden, ılıman bölgelere kadar hemen her yerde yaşama tutunan adi alıçlar şu günlerde 1000 metre üzerindeki rakımlarda en yoğun çiçeklenme döneminde.</p>

<h2><strong>BENİM ALIÇ AĞAÇLARIM</strong></h2>

<p>Benim gezip dolaştığım coğrafyalarda keşfettiğim ve her fırsatta ziyaretine gittim alıç ağaçlarım vardır. Daha çok çiçeklenme döneminde insanı kendine çeker bu derviş ruhlu ağaçlar. Sert ve soğuk geçen kışların ardından, kimi zaman ağır ve yorucu toplumsal sorunların insanı ve hatta coğrafyayı bile bunalttığı zamanlarda ansızın patlayan çiçekleri ile yamaçları, bozkırları ve orman açıklıklarını beyaza boyarlar. Arılarının başını döndüren o yabani çiçeklerin uçucu ve hoş kokusu, onlarca metre öteden sizi kendine çeker. Yaklaştıkça başınızı döndüren bu kokuyu içinize çektiğinizde; artık o kışı atlatan insan değilsinizdir. Ruhunuzda alıç ağacının topraktan, havadan, sudan, arıdan ve kuştan alıp size kattığı bir yaşam enerjisini hissedersiniz. Kelimelere pek ihtiyaç duyulmayan bu ritüel sırasında insan Hititlerin neden tanrılarla iletişim kurmak için bu ağacı seçtiğini daha iyi anlar. Hiçbir bakıma ihtiyaç duymadan, şikayet etmeden, dert yanmadan ve hiç kimseden hiçbir şey beklemeden; sadece içinden gelen yaşam aşkıyla toprağa tutunan alıç ağaçları size çok şey anlatır.</p>

<h2><strong>ALIÇ AĞACI İLE KONUŞAN HİKMET BİRAND’I ANLAMAK</strong></h2>

<p>Değerli Botanikçimiz Prof. Dr. Hikmet Birand’ın Ankara’nın çıplak tepelerinde toprağı bekleyen Dikmen alıcı ile Anadolu coğrafyası hakkında neden sohbetler yaptığını daha iyi anlarsınız.</p>

<p>Ağaçlar konuşamaz ama gövdeleriyle, dallarıyla, yaprakları ve çiçekleriyle anlatır. Kuzeyi de gösterir güneyi de, mevsimi de anlatır hastalığı da. Varlığı da anlatır yokluğu da, iyi de söyler kötüyü de. Yeter ki bakıp anlamasına bilelim.</p>

<h2><strong>AĞAÇLAR GÖVDELERİYLE KONUŞUR</strong></h2>

<p>Birkaç yıldır ziyaretine gittiğim alıç ağacını geçtiğimiz hafta çiçeklenme döneminde yeniden yokladım. Yine her zaman ki gibi tevazu dolu ama gösterişli dallarıyla karşıladı beni. Uçları pembeye çalan o bembeyaz çiçeklerinin kokusunu ta yamacı tırmanırken duydum. Düzlüğe çıkıp, arkasındaki karlı dağların önünde, bulutlu mavi gölün altında öylece duruyordu. O anların tarifi imkansızdır. Bir mucizeye tanıklık ediyormuş gibi hisseder insan. Ya da sadece senin bildiğin bir dili bilen ikinci bir kişiyle karşılaşıp saatlerce konuşabileceğini düşünmenin yarattığı iç huzuru. İnsanın içinde taşıdığı yükleri dışına boşalttığı; dışındaki dünyanın sunduğu nimetlerden payına düşeni alıp ruh heybesini doldurduğu törensel onlar. Bunun için binlerce kilometre gitmeniz gerekmez. Ya da bugünlerde çok moda olan yaşam koçlarına, grulara avuç dolusu para vermenize de ihtiyaç yoktur. İhtiyacınız olan tek şey coğrafyanın, toprağın, ağacın ve suyun sesini duyup anlayabilmek.</p>

<h2><strong>İRAN’DAN ÇİN’E ALIÇ AĞACININ PEŞİNDE</strong></h2>

<p>Beyazdiken olarak anılan adi alıç ağacının (Crataegus monogyna) insan ruhuna iyi gelen yanları olduğu kadar, içerdiği bileşenlerle ilgili tıp alanında yapılan çalışmalara da konu olduğu biliniyor. Sindirim kolaylaştırıcı özelliği yanında ateş düşürücü etkisi ile de bu türün meyveleri ve yaprakları farklı amaçlarla kullanılmış. Geleneksel tıpta binlerce yıldır kullanılan türün, kardiyovasküler sistem üzerindeki koruyucu ve tedavi edici etkileri konusunda yapılan bilimsel çalışmalar; Türkiye’den İran’a, Çin’den ABD’ye kadar birçok ülkede görülebiliyor. Yazının başında da değindiğim gibi biyolojik zenginliğin yalnızca insana olan yarar üzerinden değerlendirmek nasıl yanlışsa, bu yararı görmezden gelmek de başka türlü bir yanlış.</p>

<h2><strong>ALIÇ AĞAÇLARINA TANRISAL GÜÇLERİNİ HATIRLATMA ZAMANI</strong></h2>

<p>Ancak adi alıç da benzeri birçok ağaç ve bitki türü gibi herhangi bir yasal koruma zırhından uzak. Gözden ilk çıkarılan türler arasında görülen alıç ağaçları, bir zamanlar insanların tanrılarla iletişim kurmasına aracılık ediyordu. İçinde yaşadığımız coğrafyanın dilini anlamak için belki de Anadolu dağlarının derviş ruhlu ve yalnız alıç ağaçlarına tekrar o tanrısal güçlerini hatırlatma zamanı gelmiştir. Şimdi tam zamanı. Ankara, Konya, Isparta, Gümüşhane, Tokat, Erzurum, Sivas ve daha birçok irili ufaklı şehir ve ilçede, bu coğrafyanın öz çocuğu olan, kuraklığa ve aşırı sıcağa dayanıklı Hititlerin alıç ağaçlarını kent peyzajında neden kullanmazlar. Neden Avustralya’dan akasya, Brezilya’dan palmiye, İsrail’den benjamin getirip doldururlar kentleri.</p>

<h2><strong>AĞAÇTAN KALBE BİR YOL VARDIR GÖRÜNMEZ</strong></h2>

<p>Dinleyin, yaşam size sesleniyor. Bu ses zamanın ötesinden akıp gelen, zahirden ahire doğru binlerce yıldır süzülüp duran yaşam ırmağının sesidir. Usulca kıyısına varıp ellerinizi daldırın, suyunda yansımanızı görün, avucunuzla yüzünüze çalın ve uyanın bu ağır uykudan. Çünkü ağaçtan kalbe giden bir yol var, görünmez. O yolda yürümenin sırrına erin. Dinleyin, yaşam size sesleniyor; bir adım atacak kadar yakın…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/agactan-kalbe-bir-yol-vardir-gorunmez</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/andic-agaclari-1.jpg" type="image/jpeg" length="46908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyüknohutçu cinayetinde 9 yıldır adalet aranıyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/buyuknohutcu-cinayetinde-9-yildir-adalet-araniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/buyuknohutcu-cinayetinde-9-yildir-adalet-araniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Finike Kızılcık Yaylası’nda mermer ocaklarına karşı mücadele ederken 9 Mayıs 2017’de öldürülen Ayşin ve Ali Ulvi Büyüknohutçu çifti mezarları başında anıldı. Yakınları, dosyanın kapatılmasına tepki gösterip adalet çağrısını yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sedir ormanları, su kaynakları ve zengin biyolojik çeşitliliği ile bölgenin önemli doğal alanlarından biri olan Finike Kızılcık yaylasındaki evlerinde huzur içinde yaşayarak emeklilik hayatlarının tadını çıkarmak isteyen Büyüknohutçu çifti, bölgedeki vahşi madencilik projelerine karşı hukuki mücadele başlatmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI MÜCADELE VERDİ</strong></h2>

<p>İzinli alanlarının dışına taşan, ormanlara ve su kaynaklarına zarar veren, doğal ve kültürel miras açısından tehdit oluşturan vahşi madencilik, bölgenin tarımsal üretimini de olumsuz etkiliyordu. Sivil toplum örgütü geleneği içerisinden gelen ve tüketici hakları konusunda çalışmalar yapan Ali Ulvi Büyüknohutçu, gelecek düşleri kurarak yerleştikleri yayla evlerinin çevresindeki bu yıkıcı madenciliğe karşı mücadele başlattı.</p>

<p>Bir yandan bilimsel raporlar hazırlanması için çaba harcıyor, diğer yandan da denetimsiz çalışan mermer ocakları için davalar açmanın yollarını arıyordu. Bazı projeler için yargıdan iptal kararları çıkarken, Büyüknohutçu maden patronları için bir tehdit olarak görülmeye başlanmıştı.</p>

<p><img alt="" height="645" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>YAŞAMI SAVUNMANIN BEDELİNİ CANLARIYLA ÖDEDİLER</strong></h2>

<p>2017 yılının 9 Mayıs günü Antalya acı bir haberle sarsıldı. Büyüknohutçu çifti, Finike Kızılcık Yaylasındaki evlerinde vahşi bir cinayete kurban gitmişlerdi. Yakalanan katil zanlısı Ali Yamuç, cinayeti işlediğini itiraf etti. Kendisini bölgedeki bir mermer ocağı sahibinin azmettirdiğini öne süren katil zanlısı Yamuç, mermer ocağı sahibine cezaevinden bir mektup yazdı. Mektupta, kendisini azmettirdiğini öne sürdüğü mermer ocağı sahibinden, cinayet karşılığı anlaştıkları parayı talep ediyordu.</p>

<h2><strong>KATİL ZANLISI CEZAEVİNDEN MEKTUP YAZDI</strong></h2>

<p>Katil zanlısı Ali Yamuç’un mermer ocağı sahibi N.B’ye hitaben cezaevinden yazdığı mektup şöyleydi: “Anlaşıp konuştuğumuz gibi eğer 10 gün içersinde 100 bin TL parayı eşim olan (Fatma Yamuç'a) vermez iseniz Ali Ulvi Küçüknohutçu ve eşi Aysin Küçüknohutçu cinayetinden en az benim kadar sorumlu olursunuz. Bana vaad ettiğiniz ödemeyi yapın. Aksi takdirde mahkeme gününde isminizi savcılığa altın harflerle yazdırmaktan zevk duyarım. Benim başımı yaktınız, 'Öldür paranı hemen vercez' diye vaadlerde bulunup, neyi bekliyorsunuz. 10 gün içersinde param gelmez ise görüşürüz. İpleriniz cebinizde haberiniz olsun. O kadar yakarım. Menevşelikli Ali Yamuç."</p>

<p><img alt="" height="645" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>KATİL ZANLISI İNTİHAR ETTİ, DOSYA RAFA KALKTI</strong></h2>

<p>Bu cinayetin ardından, soruşturma ve yargılama süreci devam ederken, katil zanlısı Ali Yamuç’un tutuklu bulunduğu cezaevinde eşofman lastiği ile intihar ettiği öne sürüldü. Cinayetle ilgili ‘cinayete yardım etmekle’ suçlanan tek sanık olan katil zanlısının eşi F. Y’nin de beraat etmesinin ardından dosya da rafa kaldırıldı.</p>

<h2><strong>VİCDANLARDA KAPANMAYAN YARA</strong></h2>

<p>Büyüknohutçu ailesinin itirazları ile yargı süreci AYM’de devam ediyor. Ancak Türkiye’yi sarsan bu cinayetle ilgili yargılama sürecinin hızlıca kapatılması başta Büyüknohutçu ailesi olmak üzere bölge insanının vicdanında hala kapanmamış bir yara olarak duruyor.</p>

<p><img alt="" height="645" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>BÜYÜKNOHUTÇU ÇİFTİ MEZARLARI BAŞINDA ANILDI</strong></h2>

<p>Tam 9 yıldır adalet arayışını sürdüren yakınları ve dostları, Büyüknohutçu çiftini bugün mezarı başında andılar. Antalya Andızlı Mezarlığı’nda bir araya gelen aile üyeleri ve yakınları, cinayetle ilgili yarım kalan sürecin tamamlanması çağrısını bir kez daha yineledi.</p>

<h2><strong>‘DELİLLER YETERİNCE TOPLANMADI’</strong></h2>

<p>Burada yapılan açıklamada, organize bir cinayet olduğu öne sürülen olayda azmettiricilerin halen yargılanmadığı belirtilerek, şöyle denildi: “Cinayetin arkasından tutuklanan Ali Yamuç, yaşam savunucuları Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu’yu para için öldürdüğünü söyledi. Arkasından ise, eşi Fatma Yamuç’un üzerinde, bir mermer şirketi sahibine hitaben yazılan ‘10 gün içerisinde param gelmezse görüşürüz. İpleriniz cebinizde haberiniz olsun.’ İfadeleri bulunan bir mektup yakalandı. Bu mektuba ve cinayet delillerini saklamasına dayanarak Fatma Yamuç cinayete iştirakten tutuklandı. Ancak tüm bu süreçler, derinleştirme ve etkili bir soruşturmadan yoksun işletildi. Deliller yeterince toplanmadı ve telefon kayıtlarına bakma ihtiyacı bile duyulmadı.</p>

<p><img alt="" height="528" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>ŞÜPHELİ ÖLÜM KAYITLARA İNTİHAR OLARAK GEÇTİ</strong></h2>

<p>Ali Yamuç, can güvenliği gerekçesiyle Elmalı Cezaevi’nden, Alanya L Tipi Cezaevi’ne sevkedildi. 20 Eylül 2017’de ise Ali Yamuç cezaevinde ölü bulundu. Alanya Savcılığı’nın hazırladığı rapora göre, Ali Yamuç’un kaldığı koğuşun banyosunun penceresine eşofman lastiğiyle kendini astığı belirtildi. Oldukça şüpheli olan bu ölüm, intihar olarak kayıtlara geçti ve dosya kapatıldı. Ali Yamuç, öldüğü için hakkındaki dava düşerken, 17 Kasım 2017’den itibaren Fatma Yamuç cinayete yardım etme içerikli iddianameyle yargılanmaya başladı. Ancak Fatma Yamuç, yargılandığı Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde cinayete yardım etmek suçundan beraat etti. Mahkeme, dosyanın durumuna göre, olası azmettiriciler hakkında ve Fatma Yamuç da delilleri kararttığı için suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bunun ardından Büyüknohutçu Ailesi, mahkeme kararına dayanarak soruşturmanın derinleştirilmesi için Finike Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulundu. Ancak Finike Cumhuriyet Savcılığı, eski görüşlerini tekrarlayarak, soruşturmayı derinleştirmeyip, yeni delil toplamayarak azmettiriciler yönünden ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verdi.”</p>

<h2><strong>YARGI SÜRECİ AYM’DE DEVAM EDİYOR</strong></h2>

<p>Ailenin itirazı üzerine cinayetle ilgili dosyanın Elmalı Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği belirtilen açıklamada, yargı sürecinde yaşananlar şöyle özetlendi: “Mahkeme maalesef azmettiriciler hakkında hiçbir değerlendirme yapmadan bu kararı onadı ve itirazı reddetti. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önceki suç duyurusu kararına rağmen azmettiriciler yönünden yeni soruşturma yapılmadı ve böylece dosya tamamen kapatılmış oldu. Şurası bizce çok açıktır ki Büyüknohutçu davasının üstü örtülmek istenmektedir. Baştan beri adeta “gizli bir el” delilleri karartmaya çalışmıştır. Bütün bu gelişmeler sonucunda aile davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşımak zorunda kaldı ve AYM süreci halen devam ediyor.”</p>

<p><img alt="" height="838" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-6.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<h2><strong>ÇEVRE CİNAYETLERİNİN GÖLGESİNDE COP31</strong></h2>

<p>Türkiye’nin Kasım 2026’da COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağına dikkat çekilen açıklamada, Antalya’da yapılacak olan COP31 zirvesine, aydınlatılamayan yaşam savunucularıyla ilgili cinayetlerin utancıyla gidildiği görüşürü savunularak şu ifadelere yer verildi: “Büyüknohutçu davası adaletsizliği dışında sırasıyla ne Karadeniz Otoyol Projesine karşı çıktığı sırada öldürülen avukat Cihan Eren ne doğasını savunurken üzerine gaz sıkılıp öldürülen Metin Lokumcu, ne Artvin Cankurtaran'da ormanına sahip çıktığı için aramızdan alınan Reşit Kibar ne de geçtiğimiz günlerde ilk duruşması olup arkadaşlarının mahkeme salonuna dahi alınmadığı gazateci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun cinayetlerinin hiçbirinde adalet bir arpa boyu yol almadı. Şu bilinmelidir ki adaletsizlik insan yüreğini en çok örseleyen bir olgudur.</p>

<h2><strong>‘DAVALARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ’</strong></h2>

<p>Adaletin olmadığı yerde başka hiçbir erdemin kıymeti kalmaz. Bizler, Aysin ve Ali Ulvi’nin ve tüm öldürülen canlarımızın dostları olarak bu davaların peşini bırakmayacağız. Adalet talebimizi tüm sağır kulaklara haykıracağız. Ve bunu yaparken yalnız olmadığımızı çok iyi biliyoruz. Yüreği, en büyük erdem olan adaletten yana atan her bir insanın bu davaya sahip çıktığından ve çıkacağından eminiz. Tek tek hepimizden çıkan her ses, yaşam savunucusu insanların ve değeri kendi içinde saklı olan her canlının, canına can katacak! Ve gezegeni adeta bir ekokırım alanına ve mezbahaya çevirmek isteyen sistemin çarkları öyle kolay işlemeyecek! Aysin ve Ali Ulvi dostlarımızı ve tüm canlarımızı bize mücadele azmi veren duruşlarının ışığında sevgi ve saygıyla anıyor, boşuna ölmediklerini attığımız her adımda göstereceğimize söz veriyoruz! Aysin ve Ali Ulvi Büyüknohutçu dostlar.”</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="532" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-8.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/buyuknohutcu-cinayetinde-9-yildir-adalet-araniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-cinayeti-4.jpeg" type="image/jpeg" length="27717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyüknohutçu cinayetinde 9 yıl: “Azmettiriciler hâlâ yargılanmadı”]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/buyuknohutcu-cinayetinde-9-yil-azmettiriciler-hala-yargilanmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/buyuknohutcu-cinayetinde-9-yil-azmettiriciler-hala-yargilanmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Finike’de taş ve mermer ocaklarına karşı mücadele eden yaşam savunucuları Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu’nun katledilmesinin üzerinden 9 yıl geçti. Dostları tarafından yapılan açıklamada, cinayetin organize olduğu belirtilerek azmettiricilerin hâlâ ortaya çıkarılmadığı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Finike ilçesine bağlı Kızılcık Yaylası’nda taş ve mermer ocaklarına karşı mücadele eden yaşam savunucuları Ali Ulvi Büyüknohutçu ve Aysin Büyüknohutçu, katledilmelerinin 9’uncu yılında dostları tarafından anıldı. Yapılan basın açıklamasında, cinayetin organize olduğunun açık olduğu belirtilerek, aradan geçen yıllara rağmen azmettiricilerin yargılanmamasına tepki gösterildi.</p>

<h2><strong>“SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLMEDİ”</strong></h2>

<p>Açıklamada, cinayetin ardından tutuklanan Ali Yamuç’un, Büyüknohutçu çiftini para karşılığında öldürdüğünü söylediği hatırlatıldı. Daha sonra eşi Fatma Yamuç’un üzerinde, bir mermer şirketi sahibine hitaben yazıldığı belirtilen tehdit içerikli bir mektubun bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu gelişmelere rağmen soruşturmanın etkili yürütülmediği savunulan açıklamada, delillerin yeterince toplanmadığı ve telefon kayıtlarının dahi incelenmediği belirtildi. Fatma Yamuç’un önce tutuklandığı, ancak daha sonra Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde “cinayete yardım” suçlamasından beraat ettiği kaydedildi.</p>

<p>Mahkemenin olası azmettiriciler hakkında suç duyurusunda bulunmasına rağmen yeni bir soruşturma yürütülmediği belirtilen açıklamada, Finike Cumhuriyet Savcılığı’nın “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdiği, yapılan itirazların da reddedildiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Büyüknohutçu Anması (3)" class="detail-photo img-fluid" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-anmasi-3.jpeg" width="860" /></p>

<h2><strong>“DOSYANIN ÜSTÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR”</strong></h2>

<p>Büyüknohutçu ailesinin davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığı belirtilen açıklamada, AYM sürecinin halen devam ettiği aktarıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Şurası bizce çok açıktır ki Büyüknohutçu davasının üstü örtülmek istenmektedir. Baştan beri adeta gizli bir el delilleri karartmaya çalışmıştır.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Büyüknohutçu Anması (4)" class="detail-photo img-fluid" height="484" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-anmasi-4.jpeg" width="860" /></p>

<h2><strong>COP 31 VURGUSU</strong></h2>

<p>Yaşam savunucuları, Türkiye’nin bu yıl Kasım ayında düzenlenecek COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, ekoloji aktivistlerine yönelik cinayetlerin aydınlatılmamasını eleştirdi. Açıklamada, doğa mücadelesi sırasında yaşamını yitiren Cihan Eren, Metin Lokumcu, Reşit Kibar ve gazeteci-ekoloji aktivisti Hakan Tosun davalarında da adaletin sağlanmadığı savunuldu.</p>

<h2><strong>“MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”</strong></h2>

<p>Açıklamanın sonunda, Büyüknohutçu çiftinin dostları adalet mücadelesini sürdüreceklerini belirterek şu mesajı verdi: “Bizler, Aysin ve Ali Ulvi’nin ve tüm öldürülen canlarımızın dostları olarak bu davaların peşini bırakmayacağız. Adalet talebimizi tüm sağır kulaklara haykıracağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ECE GÜNEŞ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/buyuknohutcu-cinayetinde-9-yil-azmettiriciler-hala-yargilanmadi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/buyuknohutcu-anmasi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="54194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manavgat’ta deniz kahverengiye döndü: Turistler sahili terk etti]]></title>
      <link>https://www.antalyakorfez.com/manavgatta-deniz-kahverengiye-dondu-turistler-sahili-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyakorfez.com/manavgatta-deniz-kahverengiye-dondu-turistler-sahili-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Manavgat’ta Gömeçli Deresi’nden denize karıştığı iddia edilen atık sular Evrenseki sahilini kahverengiye çevirdi. Turistler sahili boşaltırken bölgede inceleme başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Manavgat ilçesinde turizmin önemli noktalarından biri olan Evrenseki Sahili’nde deniz suyu kahverengiye döndü. Gömeçli Deresi’nden denize karıştığı ileri sürülen atık sular nedeniyle sahilde kötü koku oluşurken, ortaya çıkan görüntü tepki çekti.</p>

<h2><strong>TURİSTLER SAHİLİ TERK ETTİ</strong></h2>

<p>Denizin renginin değişmesi sonrası bölgedeki otellerin sahillerinde denize giren turistler plajı boşalttı. Bazı turistlerin yaşanan durum nedeniyle tur şirketleri ve acentalarına şikâyette bulunduğu öğrenildi.</p>

<p><img alt="Evrenseki Sahili1" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/evrenseki-sahili1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>“BİR ANDA DENİZİN RENGİ DEĞİŞTİ”</strong></h2>

<p>Evrenseki sahilinde faaliyet gösteren su sporları işletmecisi Ercan İşbilir, öğle saatlerine kadar herhangi bir sorun olmadığını belirterek, “Bir anda dereden gelen suyla denizin rengi değişti. Sahilde neredeyse kimse denize girmiyor. Kötü bir koku da yayılıyor” dedi.</p>

<h2><strong>ATIK SU ŞÜPHESİ GÜNDEMDE</strong></h2>

<p>Mahalle sakinleri ve işletmeciler, dereye yukarı kesimlerden atık su bırakılmış olabileceğini öne sürdü. Evrenseki Mahalle Muhtarı Hasan Kaya ise bölgede bulunan hayvan çiftliklerinden birinden kaynaklı bir durum yaşanabileceğini düşündüklerini ancak inceleme tamamlanmadan kimsenin suçlanamayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="Evrenseki Sahili2-1" height="720" src="https://antalyakorfezcom.teimg.com/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/evrenseki-sahili2-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İNCELEME BAŞLATILDI</strong></h2>

<p>Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, olayla ilgili gerekli tespitlerin yapıldığını belirterek, incelemelerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından gerekli işlemlerin uygulanacağını açıkladı.</p>

<h2><strong>KİRLİLİK HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ</strong></h2>

<p>Evrenseki sahilinde denizin kahverengiye dönüştüğü alanlar dron ile havadan görüntülendi. Görüntülerde kirliliğin sahil boyunca yayıldığı görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.antalyakorfez.com/manavgatta-deniz-kahverengiye-dondu-turistler-sahili-terk-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyakorfezcom.teimg.com/crop/1280x720/antalyakorfez-com/uploads/2026/05/evrenseki-sahili.jpg" type="image/jpeg" length="90665"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
