İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Antalya'da yaşayanları olası bir depreme karşı uyararak dikkat çekici açıklamalarda bulundu.  Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği'nin Olağan Kurulu Toplantısı'nda konuşan Görür, deprem riskine karşı etkili önlemlerin alınmasında siyasi iradenin belirleyici olduğunu ifade etti. Antalya'nın zemin yapısının da deprem riskini artırdığını belirten Görür, özellikle kentin doğu kısmının alüvyon zemin nedeniyle daha fazla hasar alabileceğine dikkat çekti.

6 ŞUBAT DEPREMİNİ YARATAN FAYLAR ANTALYA'YI ETKİLER Mİ?

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) 2024 yılı sekizinci olağan toplantısı gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür'ün konuşmacı olarak katıldığı toplantıda Antalya için deprem riskleri ve alınması gereken önlemler konuşuldu. Antalya çevresinde bulunan ve deprem riski taşıyan fay hatlarına dikkat çeken Görür, Fethiye-Burdur, Helenik-Kıbrıs ve Beyşehir faylarının Antalya'yı etkileyebileceğini vurguladı. Bu faylarda biriken stresin önemli bir deprem riski oluşturduğunu ifade eden Görür, özellikle Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı boyunca büyük depremlerin yaşandığını belirtti. Görür, Antalya'nın acil olarak depreme karşı dirençli bir kent haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Görür, "Antalya aktif bir fay zonu üzerinde oturmuyor, içinden bir fay geçmiyor ama birçok aktif faya (deprem kaynağına) yakın. Doğusunda Akşehir, batısında Fethiye-Burdur, güneyinde Helen-Kıbrıs zonu ve kuzeyinde ise göller bölgesine ait faylar var. Bu faylar kente 100 kilometren daha yakın olup büyük depremler üretebilirler ve bu depremler de belli ölçüde Antalya’yı etkileyebilirler" dedi.

“BELEDİYE DEPREM KONUSUNDA ANTALYALIYI BİLİNÇLENDİRMELİ”

Prof. Dr. Naci Görür, belediyelerin Antalya'yı depreme karşı güçlendirmesi gerekiyorsa, halkın deprem kültürü ve farkındalığını artırmak için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı. "Altyapı, yollar, köprüler, kanalizasyon sistemleri, içme suyu şebekeleri gibi tüm bu unsurların, deprem gelmeden önce incelenmesi ve dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor" diyen Görür, "Deprem, çevreye en büyük zararı veren felakettir. Bu nedenle, çevreyi koruyacak yatırımların yapılması önemlidir" ifadelerini kullandı.  Depreme karşı dirençli bir kent oluşturmanın kurallarını açıklayan Görür, yerel yönetimlerin deprem konusunda bilinçlendirilmesinin önemini vurguladı. Siyasi iradenin eksikliğine dikkat çeken Görür, deprem riskine karşı etkili önlemlerin alınmasında siyasi iradenin belirleyici olduğunu ifade etti.

Antalya Nüfus

ANTALYA'NIN HANGİ BÖLGESİ DEPREM RİSKİ TAŞIYOR?

Beydağları, kuzeyinde Toroslar ve doğusunda ise Toros Dağları ve Antalya Körfezi'nin arasında kalan alana Antalya Ovası adı veriliyor. Akdeniz Bölgesi’nin en önemli ovalarından biri Antalya Ovası olarak kayıtlara geçiyor. Çöküntü yerlere alüvyonların birikmesi sonucu meydana gelmiştir. İklim ve sulama koşulları uygun olduğundan dolayı ülkemizin en önemli tarım alanlarını oluşturuyor. Bu ovalar üzerinde yer alan ilçelerin isimleri, Serik, Manavgat, Alanya Ovaları adlarını alıyor. Mikro bölgelemenin depremle mücadelede önemli bir adım olduğunu belirten Görür, bu çalışmanın acil olarak Antalya için uygulanması gerektiğini söyledi. Antalya'nın zemin yapısının da deprem riskini artırdığını belirten Görür, özellikle kentin doğu kısmının alüvyon zemin nedeniyle daha fazla hasar alabileceğine dikkat çekti. Görür, "Özellikle Antalya'nın doğu kısmı kesimlerinde alüvyonlar oldukça yaygın. Çünkü kuzeyden dağlık yüksek yerlerden çok sayıda akarsu körfeze geliyor. Bu akarsular önemli miktarda alüvyonları körfeze depoluyorlar. Dolayısıyla körfezin kara kısmı, Antalya'nın oturduğu yerlerde bu dolgulardan oluşuyor" diye konuştu.

ANTALYA İŞ DÜNYASINA SORDU: DEPREME NE KADAR HAZIRSINIZ? 

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Antalya'daki iş insanlarına olası bir deprem durumunda veya deprem öncesinde almaları gereken tedbirlerin ne olduğunu sorguladı. Özellikle işletmelerin ekipmanlarının güvenliği açısından uluslararası standartlara bağlı kalarak monte edilmesi gerektiğini ve iş yerlerinin depreme karşı dayanıklılığını değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı. Bu uyarı, Antalya iş dünyasının deprem riskine karşı bilinçlenmesi ve gerekli önlemleri alması için önemli bir çağrı niteliği taşıyor.

"ANTALYAYA RANT KAFASI GİRMİŞ"

Antalya'da hızlı nüfus artışı ile kentin tarım alanlarına kontrolsüz yayılması, kıyı, tarım, orman, maki, fundalık fark gözetmeksizin yapılaşmaya açılması, adeta kıyı kesiminde beton bir set haline gelen turizm tesislerini depreme karşı dirençli bir kent oluşturmada büyük engel teşkil ettiğini ve böyle gitmesi halinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğacağını vurgulayan Görür, Antalya'da son dönemde artan şehirleşme ve konutlaşma trendini eleştirerek, “Antalya'ya rant kafası girmiş"ifadelerini kullandı.

Muhabir: HANDE TURAN KUMAŞ