Halkıların ortak mirası olan ve kalıplaşmış yapılar haline gelmiş olan deyimler, yöreden yöreye, kültürden kültüre farklılıklar gösterebilir. Sadece Antalya’ya özgü olan deyimleri ise sizler için araştırdık ve derledik. Derlediğimiz deyimlerin içinde eski dönemlerden kalmış ve günümüzde unutmaya yüz tuttmuş kelimelerle karşılaşılabilirsiniz. Bu durumun deyimleri daha kapsamlı ve daha bir özel kılmaktadır.  

YÖRÜKLER DİYARI ANTALYA

Antalya Yöresi deyimler bakımından oldukça zengin bir yöredir. Renkli kişilikleri ve çılgın bir hayal gücüne sahip olan Yörükler, bu özelliklerini deyimlerine de yansıtmışlardır. Kültürünü korumuş olan Yörükler, bu kültürel mirasını deyimler ile nesilden nesille kesintisiz bir şekilde aktarmayı başarmışlardır. Çevredeki olaylardan ve doğadan esinlenerek yaratılan deyimler, dile renk katarken, anlatımlarda ise kolaylık sağlamaktadır. 

ANTALYA’DA EN ÇOK BENİMSENMİŞ DEYİMLER

İşte Antalya halkının en çok benimsediği birebirden renkli, yaratıcı deyimleri: 

  • Afakanı kalkmak: Sinirlenmek, çok kızmak

  • Aklının harımı var yarımı yok: Akılsız, düşüncesiz

  • Ayı değil ayının önünde giden: Çok kaba insan için söylenir

  • Çaya varmadan çemrenmek: Tedbirli olmak

  • Cinleri başına üşüşmek: Öfkelenmek

    Alkışlar 12 yaşındaki piyanist Bade Uygun için! Alkışlar 12 yaşındaki piyanist Bade Uygun için!
  • Çama çıkan kür keçinin oğlağı: Yaramaz olanlar için söylenir

  • Dikeli vermek: Borcunu vermemek, inkâr etmek

  • Eceline susamak: Bela aramak

  • Eşek gibi kakışmak: İnatlaşmak

  • Gıran girmek: Hastalık baş göstermesi

  • Gördüğünle görümce olmak: her şeye heves etmek, istemek

  • Kârı kediye yüklemek: Zarar etmek

  • Parpığ yemek: Oyuna gelmek 

  • Sap yiyip saman sı*mak: Ne dediğini ne yaptığını bilmemek

  • Yalanına rahvan beygir yetişememek: Çok yalancı olmak 


 

Muhabir: BÜLENT ÖNER