Yüzde 70’i sulanabilir 445 bin dekar tarım alanı ile Türkiye tarımında önemli bir yere sahip olan Serik, 22 kilometrelik sahiliyle turizmin de en önemli merkezleri arasında yer alıyor. 5 yıldızlı otelleri, birbirinden güzel golf alanları ve lüks tatil köyleriyle Belek sahili, Serik’i bir dünya markası kılar. Türkiye’nin en güzel ilçelerinden biri olan Serik adını nereden almış olabilir? Sorunun cevabı haberin detaylarında…

TARİHÇİ MUSTAFA ORAL 'SERİK' DEĞERLENDİRMESİ

Serik’in adını bölgeye yerleşen “Cemat-ı Etrak-ı Serik”ten (Serik Türk Cemaati) aldığı söylenir. Ancak bu saptama eksiktir. Zira “Serik Türkleri”ndeki Serik adının nereden geldiğini içermemektedir. Serik adının antik bir yerleşim olan Zerk’ten geldiğine yönelik bir başka görüş vardır. Her iki görüşü de ele alan Tarihçi Mustafa Oral, Serik adında bir Oğuz boyunun veya oymağının bulunmaması ve Serik ile Zerk’in birbirine yakın olmamasının bu iddiaları temelsiz bıraktığını söyler. Konuya bu günkü Serik bölgesine yerleşen ve tarihte Serik Türkleri olarak bilinen kavmin Serika/Türkistan kökeni ile Serik ile Serika arasında işleyen İpek Yolu ile bu yol üzerinde ipek ticareti yapan Serik kavmi olguları açısından yaklaşmanın bizleri daha bilimsel ve rasyonel sonuçlara götürdüğünü belirten Mustafa Oral, “Yapılan araştırmada serik adının kökeni itibarıyla Latince sanılan sericum sözcüğünden değil, kadim bir Çince veya Türkçe kökenli bir sözcük olan ve ipek anlamına gelen ser’den geldiği anlaşılıyor. (Serik adı) antik bir yerleşim yeri olan Zerk adının zaman içinde Serik’e dönüşümünden değil, Serik kazasına yerleşen Türkistan/Serika kökenli Serik Türkleri adından oluşmuştur.” der. Osmanlı belgelerinde “Yörükân-ı Serik”, “Etrâk-ı Serik” kayıtlarına yer verildiğini, buna göre Serik ilçesinin yukarda sözü edilen Serika bölgesi ile Serik Türklerinin ahfadı sayılabileceğini belirten Mustafa Oral, “Antalya bölgesindeki Serik adının ilk defa ne zaman kullanıldığına ilişkin elimizde somut ve sağlam tarihî kanıt ve tanıklar henüz yoktur, ancak 13. yüzyılın ilk çeyreğinde Antalya ile Alanya kalelerinin fethinden hemen sonra tarihî Silyon kentinin zaptını takiben bölgeye ilk yerleşen Tekeli Türkmenleri arasında Serik Türklerinin de bulunduğu veya zaman içinde onların da yerleştiği düşünülebilir.” değerlendirmesini yapar. 

TARIM VE TURİZM MERKEZİ: SERİK

Serik, Türkiye tarımı ve turizminin en önemli merkezleri arasında yer alır. 445 bin dekar tarım alanı bulunan ilçede tarım alanlarının yüzde 70’i sulanabilir olup, damlama sulama sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Örtü altı ve açık tarla sebzeciliği, meyvecilik, tarla bitkileri (buğday, pamuk, mısır) ve süs bitkileri önde gelen üretim değerlerini oluşturmaktadır. Tarımsal mekanizasyonun üst seviyede kullanıldığı ilçede, Çiftçi Kayıt Sistemine 5 bin 200 çiftçi kayıtlıdır. Serik 22 kilometrelik kıyı şeridiyle turizmin de en çok konuk ağırlayan merkezlerindendir. İlçenin Akdeniz’e kıyısını teşkil eden Belek sahili, turizm açısından ülkenin ve dünyanın sayılı yerlerindendir. Özellikle çağdaş tesisleri ve golfle anılan lüks tatil köyleri ile ünlüdür. Yılda 3 milyon turistin ziyaret ettiği Belek'te 50'den fazla 5 yıldızlı otel bulunmaktadır. Belek kumsalının uzantısında bulunan Boğazkent de yazlıkları ve turistik tesisleriyle önem kazanmaktadır. Serik, dünyaca ünlü Aspendos ve Sillyon antik kentleriyle, kültür turizminin de önemli merkezlerindendir. 

Kız Kulesi ziyaretçilere kapatılıyor Kız Kulesi ziyaretçilere kapatılıyor

ASPENDOS HER ÇAĞDA ELE GEÇİRİLMEK İSTENMİŞ...

Aspendos, Serik ilçesinin 8 kilometre doğusunda, Köprüçay'ın dağlık bölgeden düzlüğe ulaştığı yerde M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulmuş, antik çağın mamur ve zengin kentlerinden biridir. Aspendos Tiyatrosu M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilmiştir. Kent biri büyük, biri küçük iki tepe üzerine kurulmuştur. Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve Köprüçay ile limana bağlandığı için Aspendos, her çağda ele geçirilmek istenen kentler arasında yer almıştır. Aspendos İ.Ö. 5. Yüzyıl ilk çeyreğine kadar Pers hakimiyetinde idi. Şehrin yakınlarında akan nehrin kenarında İ.Ö. 467 yılında Yunanlarla Persler arasında geçen, Eurymedon Savaşı adıyla anılan savaşta Yunanlar kazanmıştı. 

Aspendos Gece Görüntüsü

ROMA TİYATROLARININ EN ESKİ VE SAĞLAM ÖRNEĞİ; ASPENDOS TİYATROSU 

Aspendos'un en önemli yapısı tiyatrosu, antik tiyatrolar arasında çok iyi korunmuş bir açık hava tiyatrosudur. Bu tiyatro Anadolu'daki Roma tiyatrolarının günümüze sahnesi ile ulaşabilen en eski ve sağlam bir örneğidir. Antonius Pius zamanında yapımına başlanıp Marcus Aurelius zamanında (138-164) tamamlanmış olan tiyatronun mimarı Aspendos'un yerlisi olun Zenon’dur.  Her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği  Aspendos Tiyatrosu, konser ve benzeri etkinlikler için de kullanılmaktadır.

TARİHİN DERİN İZLELRİNİ TAŞIYAN SİLYON ANTİK KENTİ

Sillyon, Antalya ilinin Serik ilçesinde bulunan kale ve antik bir kent. Serik ilçesine 15 km uzaklıkta olan Sillyon, Pamfilya'da Aspendos ile Perge arasındaki bir tepe üzerinde kurulu bir kaledir. Bu kale, bugün harabe durumundadır. M.S. 2. yüzyılda Bergama Krallığı'na bağlı olarak, bugünkü Yanköy yakınlarında bulunan Koçhisar Tepesi'nde kurulmuştu. Antik devrin en zengin kalelerinden birisiydi. Sillyon sarp kenarlı bir tepenin üzerinde kurulduğundan şehri surlarla kuşatmaya gerek duyulmamıştır. Sadece eğimin en az olduğu batı ve güneybatı bölümlerinde surlar, kuleler, siperler dikilmiştir. Yöre halkı tarafından "Asar" diye anılır. Tarihin derin izlerini taşıyan antik kent Sillyon M.Ö. 3. yüzyılda kendi adını taşıyan madeni parasını basmaya başlamıştır. Muhtemelen Roma dönemi Sillyon olarak değişen şehrin ismi, bu paraların üzerinde Sylviys olarak geçer. Bizans dönemi psikoposluk merkezi olan Sillyon, Selçuklu dönemini de yaşamıştır. Tepeye çıkıldığında kuzeybatı yönünde ev kalıntıları, sokaklar, batıda ise Selçuklu Camii, Bizans Kilisesi ve sarnıç görünmektedir. Tepenin güneybatı eteğinde 8 bin kişilik tiyatro ve yanında odeon bulunmaktadır. 

PAMFİLYA İLE PİSİDYA SINIRLARINDA PEDNELİSSOS ANTİK KENTİ

Pednelissos Pamfilya ile Pisidya sınırında bulunan bir antik kent. Kentin yeri kesin olarak belirlenmiş değil. Önceki dönemde Gebiz’in köyü olan Serik’in Kozan Mahallesi yakınlarında bir yerleşim yeri olduğu sanılıyor. Bu sitenin kalıntıları oldukça geniş bir alanı kaplamaktadır. Komşusu Selge'nin saldırılarında çok büyük kayıplar vermiştir. MÖ 102'de Pednelissus Roma'ya tabi oldu. 

ZEYTİNTAŞI MAĞARASI VE UÇANSU ŞELALESİ DE ÜNLÜ

Bunlar dışında turizme kazandırmak için çalışma sürdürülen Akbaş Köyü'ndeki Zeytintaşı Mağarası da ilçe turizmi için önemlidir. Ayrıca, Gebiz bucağına bağlı Akçapınar mahallesinde bulunan Uçansu Şelalesi önemli bir doğa harikasıdır. İlçede Köprülü Kanyon ve Toros Dağları'nın uzantıları da mevcuttur. 


 

Muhabir: MUSTAFA KOÇ