Antalya Pazarcılar Odası Başkanı İsmail hakkında 28 Mart 2013 tarihinde, aidat, pazar payı, kapalı pazar kurma gibi gerekçelerle sürekli para topladığı şikayetleri üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma başlattı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı O. Ş’nin talimatı üzerine polis, oda başkanını teknik takibe aldı. Ardından da İsmail Öz, gözaltına alındı. İsmail Öz, sorgusunda suçlamaları kabul etmedi. Öz, "Ben yıllardır pazarcılar için çalıştım. Hep onların bir şey sahibi olması için çalıştım" diye ifade verdi. İsmail Öz hakkında aynı gün tutuklama kararı verilerek cezaevine gönderildi. İsmail Öz, yıllar sonra süreci anlatan bir yazı kaleme aldı.

YILLAR SONRA GELEN AÇIKLAMA

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Öz, dikkat çeken ifadelere yer verdi. İşte o açıklama: “Savcılık tarafından perşembe günü öğleden önce çağrıldım. Aynı gün, öğleden sonra saat 16.00’da hakkımda tutuklama kararı verildi. Bu hâkimimiz hâlâ hayattadır. Ertesi gün, aynı iddianameyi bir üst mahkemeye sunduk ve itirazımızı yaptık. Bir gün sonra üst mahkeme hâkimi tutukluluğuma son verdi. Gerekçede, tutuklamanın somut delillere dayanmadığı değerlendirildi. Bu hâkimimiz de hâlâ hayattadır. Cuma günü olması nedeniyle cezaevinden ilk pazartesi günü çıktım. Ancak cezaevinde bulunduğum üç günlük süre içerisinde bir gerçeğe şahit oldum. Aynı koğuşta 21 kişiydik. Bunların 5’i hükümlü, 16’sı ise tutukluydu. Tutukluların büyük çoğunluğu Savcı O. Ş. tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanmış kişilerdi. O dönemde üç gün boyunca aynı koğuşu paylaştığım tüm arkadaşlarıma buradan selam olsun. Yanlış hatırlamıyorsam, aralarında 5 polis memuru da bulunuyordu. Peki, tutuklanmama neden olan iddianamedeki zimmet konusu neydi?

Savcı O. Ş., dosyamda bulunan iki ayrı bilirkişi raporuna rağmen, üçüncü bir bilirkişi tarafından hazırlanan raporu esas aldı. Bu rapor 2012 yılında hazırlandı. Bu rapora göre hakkımda 5.000.000 TL (beş milyon TL) zimmet çıkarıldı. Odamız 2010 yılında genel kurulunu gerçekleştirmişti. Odamızın 2010 yılındaki toplam geliri 550 bin TL (beş yüz elli bin TL) civarındaydı. Üstelik o dönemde odamızda 20 personel çalışıyordu. Personellerin sigorta giderleri ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin huzur hakları da bu paranın içerisindeydi.”

“SAVCI FETÖ'DEN TUTUKLANDI”

Öz açıklamasını şöyle sürdürdü: “Şöyle düşünün: Odanın bir yıllık gelirinin tamamını zimmetime geçirmiş olsam, personel giderlerini, huzur haklarını, elektrik ve diğer işletme giderlerini, üst kurul katılım bedellerini, araç giderlerini, düğünlere gönderilen çiçekler gibi çeşitli giderleri hiç karşılamamış olsam bile, 5 milyon TL'lik bir tutarın oluşabilmesi için yaklaşık 10 yıllık gelirin tamamının zimmete geçirilmiş olması gerekirdi. Bu durumu, iddianameyi hazırlayan Savcı O. Ş.’a anlattım ve kendisine genel kurul tutanaklarını da sundum. Kendisinin bana verdiği cevap ise: “Ben hukukçuyum, muhasebeci ve bilirkişi değilim.” şeklinde oldu. Aynı durumu, hakkımda tutuklama kararı veren hâkime de anlattım. Buna rağmen hakkımda tutuklama kararı verildi. Peki, O. Ş. kimdir? Antalya’da görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında görevden uzaklaştırılmış ve daha sonra meslekten ihraç edilmiştir. 2019 yılında kendisi hakkında 11 yıl 3 ay hapis cezası verilmiştir. Bildiğim kadarıyla hâlen cezaevindedir. Benim yaşadığım bu sürecin bütün boyutlarının kamuoyu tarafından bilinmesini istedim.”

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN