Antalya’da COP31 öncesi süreç, FORUM X’in istişare toplantısında ele alındı. Toplantının konuğu AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu oldu. İklim diplomasisi, emisyonların azaltılması, enerji politikaları ve zirveden çıkması beklenen kararların değerlendirildiği toplantıda, Antalya’nın küresel iklim müzakerelerindeki rolü öne çıktı. FORUM X Başkanı Mehmet Hacıarifoğlu, COP31’e 197 ülkeden üst düzey katılım beklendiğini belirterek zirvede alınacak kararların dünyanın geleceği açısından önem taşıdığını söyledi.
SICAKLIK ARTIŞINDA HEDEF 1,5 DERECE
Zirvede önemli konuların müzakere edileceğini ifade eden Hacıarifoğlu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed’in küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin korunması, fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması ve gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanı sağlanması yönündeki çağrılarına dikkat çekti. Hacıarifoğlu, zirvenin başarısının somut uygulama kararları alınmasına bağlı olduğunu vurguladı.

“ANTALYA İKLİM SÖZLEŞMESİ YAPTIRABİLİR MİYİZ?”
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün’ün haberine göre; COP süreçlerinin hem teknik hem de siyasi boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, iklim değişikliğiyle mücadelede artık somut uygulamaların ön plana çıkması gerektiğini söyledi. Uslu, “COP hem teknik hem siyasi açıdan ne demek bunu iyi anlamak gerekir. COP bir konferans ve bir otel değildir. Konuşulması gereken bir konudur. Dünya sanayileşme devrimi ile beraber iklim konusu ele almaya başladı. Dünyanın kirletilmesi konusu her zaman gündem oldu. Kirletmenin bedeli ödenecek bir konu değil. Bütün bunları konuşmak üzere COP süreçleri başladı. En çok karbondan bahsediliyor. İşin içerisinde birçok gaz var. Bizim amacımız Paris İklim Sözleşmesi’nden sonra 198 ülke arasında Antalya İklim Sözleşmesi yaptırabilir miyiz? Artık bağlayıcı kararlar alma zamanı geldi. Uygulamaya geçilmesi gerekir. Kim ne kadar karbon salacak, kim ne kadar dönüşümü sağlayacak. İnanılmaz derecede bir teknik hazırlık çalışması var.” dedi.

“PARİS’TE SÖZ VERDİ ANTALYA’DA UYGULAMAYA GEÇİRMESİ GEREKİR.”
COP31 toplantısının Birleşmiş Milletler (BM) kontrolünde yapıldığını belirten Uslu, “Toplantılara kaç kişi katılacak, nerede hangi saatte ne yapılacak hepsine BM yetkilileri karar veriyor. Biz bunları konuşmak yerine Antalya Anlaşmasına yoğunlaşmamız gerekir. Antalya küresel ısınmadan en çok etkilenen şehirlerin başında geliyor. Denizlerin yükselmesinden en çok bu şehir etkilenecek. Dünya Paris’te söz verdi Antalya’da uygulamaya geçirmesi gerekir. Bizim tek amacımız budur. Süreci etkileyecek bir sonuca doğru gidiyor. Yeni bir sözleşmenin ortaya çıkacağına inanıyoruz. Ortaya bir emisyon bir karbon çıkıyor.” açıklamasına yer verdi.
“BÜTÜN SANAYİ BACALARINDA BUGÜN FİLTRE VAR”
Avrupa’nın hem insani anlamda hem de iklim anlamında en çok sömürü yapan kıta olduğunu ifade eden Uslu, “Bugün havaya salınan gaz herkesi etkiliyor. Ortak bir sorumluluk almak gerekir. Biz bundan sonra dünyanın geleceğini etkileyecek konularda iklim diplomasisi için girişimde bulunuyoruz. Sanayi bacalarında filtre olmadığı bir söylentidir. Bacaların flitlerinde kendi içerisinde bir sınıflandırma var. Bütün sanayi bacalarında bugün filtre var. Biz ocakları açmaktan çok rehabilitasyona odaklanmamız gerekir. Biz en çok rehabilitasyon konusunda eksik kalıyoruz. Bugün nükleer enerji yeşil enerji oldu. HES, GES yapmayın diyorlar. Peki, elektrik nereden gelecek. Biz güneş enerjisinde doygunluğa ulaştık. Akşam olunca güneş bitiyor, bunlar bitince bizim enerjiye ihtiyacımız oluyor. Bizim bir yerde kömür santralimizi hazır bekletmemiz gerekiyor. Sistem durduğu anda düğmeye basmamız gerekir. GES depolama maliyetleri çok yüksek seviyelere ulaştı. Santrallerin hazırda bulunmasının da bir maliyeti var” sözlerine yer verdi.
Türkiye’nin yaptığı en güzel uygulamalardan bir tanesinin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kurulması olduğunu kaydeden Uslu, “Dünya ile ilgili de sözlerimiz olması gerekir. COP31’den bir yaptırım çıkmaz. Çevreye kirleten tüm unsurlara karşı mücadele ediyoruz.” dedi.






