Türkiye'de milyonlarca çocuğun okula yarı aç yarı tok gittiğine dikkat çeken Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şubesi Başkanı Furya Sarvan, "Devlet okullarında eğitim gören tüm öğrencilere devletin bir öğün sağlıklı okul yemeği ve temiz içilebilir su temini talebini destekliyoruz" açıklamasında bulundu. 

"DİKKAT GELECEĞİMİZ TEHLİKEDE" 

TÜKD Antalya Şubesi 25-26 Nisan tarihlerinde Akdeniz Üniversitesi'nde düzenlenen sempozyumda sunulan bildirilerin sonuçları çocukların yoksulluğundan çocuk işçiliğine, eğitim sorunlarından ihmal, istismar ve şiddet olgularına, madde bağımlılığından dijital bağımlılığa, akran zorbalığından siber saldırıya, yetersiz ve sağlıksız beslenme sorunları dikkat çekildi. Çocukların refahı için öğrencilerin birçok sorunla boğuştuğuna dikkat çeken TÜKD Antalya Şubesi Başkanı Prof. Fulya Sarvan, "2024 yılında başlattığımız Çocuk Hakları ve Refahı Projesinin amaçlarıyla tam anlamıyla örtüşmektedir. Bu proje ile tüm velileri ve vatandaşları çocuklarımıza ne yaptığımız konusunda “Dikkat geleceğimiz tehlikede” diyerek ciddi biçimde uyarmak istedik. Çocuklarımızın yoksulluktan çocuk işçiliğine, istismar ve şiddet olgularına, madde bağımlılığından, yetersiz ve sağlıksız beslenme sorunlarından hareketsizlik ve obeziteye çok sayıda ve çok yönlü sorunların tehditi altında bulunduğunu, her biriyle ilgili yetkili ve ilgili kurum ve kuruluşların ivedilikle etkili politikalar geliştirmeleri gerektiğini ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. 

ÇOCUK YOKSULLUĞU KATLANARAK ARTIYOR!

7 milyon çocuğun bulunduğu Türkiye'de çocukların giderek yoksullaştığını belirten Sarvan, "Sempozyumda tartışıldığı gibi çocukları ilgilendiren en can alıcı sorunların başında çocuk yoksulluğu gelmektedir. TÜİK’in 2023 istatistiklerine göre ülkemizde çocuk yoksulluğu oranı yüzde 31,3’ dir. Bu orana göre Türkiye’de 7 milyon çocuk (her 3 çocuktan 1’inin) yoksulluk içinde yaşamaktadır. Bu veri durumu yeterince açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çocukların durumunun 2024 ekonomik koşullarında çok daha gerilemiş olduğunu ve rakamın çok daha yükselmiş olduğunu tahmin etmek hiç de zor değildir" ifadelerine yer verdi.

ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR

En az 7 milyon çocuğun okula yarı aç yarı tok gittiğini dikkat çeken Sarvan, "Ailenin sağlayabildiği okul beslenmesinin kaçınılmaz olarak çok yetersiz veya besleyici değeri düşük besinler olduğu dikkate alındığında okul çocuklarına her kademede bir öğün sağlıklı okul yemeği sağlanmasının ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Yoksulluk nedeniyle yetersiz ve sağlıksız beslenmenin yanısıra ekonomik durumu daha iyi olan pek çok çocuk da yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle okul saatlerinde çok sağlıksız gıdalarla beslenmektedir. Sağlıksız beslenme kaynaklı çocukluk çağı obezitesi yüzde 9,9; fazla kilolu çocuk 0ranı yüzde 14,6dır. Yani her dört çocuktan biri fazla kilolu veya obezdir. 5 yaş altı çocukların yüzde 6’sının da yaşına göre bodur olduğu ileri sürülmektedir. Nedense toplum bu ciddi soruna da gözlerini kapatmaktadır" dedi. 

ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ TÜM ÇOCUKLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETECEKTİR

Devlet okullarında bir öğün sağlıklı okul yemeği temin edilmesini talep eden Sarvan, "Hem çocukların okullarda sağlıksız gıdalara yönelme koşullarını sınırlayacak, eşit şartlarda sunulan ücretsiz okul yemeği tüm çocukların en azından okulda sağlıklı beslenmesini mümkün kılarak yoksul aileler üzerindeki beslenme çantası hazırlama yükünü hafifletecek, maddi ve manevi açıdan bu aileleri rahatlatacaktır" ifadelerini kaydetti.

Kreş Çocuk Beslenmesi

"SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIKLARI KAZANDIRILMALI"

TÜKD Antalya Şubesi Çocuk Hakları ve Refahı Proje Grubundaki akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin paydaşlığıyla Antalya’da Okul Çağı Çocukları İçin Gıda Okuryazarlığı Projesi başlatma hazırlığı içinde olduklarını söyleyen Sarvan, "Ücretsiz bir Öğün Okul Yemeği uygulaması ile tüm kademelerde gıda okuryazarlığının yerleştirilmesi projesinin birlikte uygulanmasının topluma sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılması yönünde de çok etkili sonuçlar üretebileceği düşünülmektedir. “Herşeyin başı sağlık” sözünü çok sık kullanan bir toplum olarak gelecek nesillerimizin ruh ve beden sağlığını koruyacak, geliştirecek politikaları bugünden geliştirmek zorundayız. Türkiye Cumhuriyetinin böyle bir organizasyonu gerçekleştirebilecek güce sahip olduğunu, önceliklerimizi yeni baştan düşünmek zorunda olduğumuzu belirtmek isteriz" dedi.

Muhabir: VİLDAN ÖZKAN