Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles (UCLA) Hukuk Fakültesi bünyesindeki STOP Methane Project tarafından yayımlanan araştırma, Türkiye'deki katı atık depolama sahalarının iklim değişikliğine etkisini ortaya koydu. Bağımsız çevre kuruluşu Carbon Mapper tarafından yayımlanan ve Planet Labs'in Tanager-1 uydusuyla elde edilen verilerin incelendiği çalışmada, 1 Ocak 2025 ile 1 Haziran 2026 tarihleri arasında Türkiye'deki en yüksek ortalama metan salımına sahip 10 atık sahası belirlendi.

Araştırmada İstanbul, Ankara ve İzmir'in yanı sıra Antalya'daki bir atık sahasının da yüksek metan salımı tespit edilen tesisler arasında bulunduğu belirtildi. UCLA'nın yayımladığı verilere göre söz konusu 10 tesiste toplam 70 metan bulutu tespit edildi. Uydu gözlemlerinde hesaplanan ortalama salım hızlarının saatte 841 kilogram ile yaklaşık 7,4 ton arasında değiştiği kaydedildi. Bu rakamlar, tesislerin kesintisiz olarak aynı miktarda gaz saldığı anlamına gelmiyor. Veriler, uydunun gözlemlediği ve miktarını hesapladığı metan salımı olaylarına dayanıyor.

GÖZLER ANTALYA'DAKİ KIZILLI TESİSİ'NE ÇEVRİLDİ

Antalya'nın Kepez ilçesinde bulunan Kızıllı Entegre Katı Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi, kentin evsel atıklarının işlendiği en önemli merkezlerden biri.. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin resmî verilerine göre tesis, Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Aksu ve Döşemealtı başta olmak üzere toplam 11 ilçenin evsel atıklarına hizmet veriyor. Günlük 4 bin ton evsel atık işleme ve 28,27 megavat elektrik üretim kapasitesiyle kurulan tesiste, organik atıklardan elde edilen biyogaz elektrik üretiminde kullanılıyor. Ancak metanın enerji üretimi amacıyla toplanması, oluşan gazın tamamının kontrol altına alındığı anlamına gelmiyor. Atık depolama sahalarında gaz toplama sistemlerinin dışında kalan alanlardan da atmosfere metan salımı gerçekleşebiliyor. UCLA'nın araştırması, bu tür tesislerde gaz toplama sistemlerinin etkinliğinin ve atmosfere kaçan metan miktarının düzenli olarak izlenmesinin önemine dikkat çekiyor.

METAN GAZI NEDEN TEHLİKELİ?

Organik atıkların oksijensiz ortamda parçalanmasıyla oluşan metan, küresel ısınmaya neden olan güçlü sera gazlarından biri. Atmosferde karbondioksite kıyasla daha kısa süre kalmasına rağmen, özellikle kısa vadede çok daha yüksek ısı tutma kapasitesine sahip. Bu nedenle metan salımının azaltılması, küresel sıcaklık artışını yavaşlatmak için en etkili kısa vadeli iklim önlemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Atık depolama sahalarında oluşan metanın atmosfere karışmadan toplanması ve enerjiye dönüştürülmesi hem çevresel etkilerin azaltılması hem de enerji üretimi açısından önem taşıyor.

COP31'İN EV SAHİBİ ANTALYA İÇİN DİKKAT ÇEKİCİ BULGU

Araştırmanın zamanlaması da dikkat çekiyor. Antalya, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31'e ev sahipliği yapacak. Zirvenin öncelikli gündemlerinden biri ise sıfır atık politikaları ve metan salımının azaltılması. UCLA araştırmacıları, çalışmanın amacının yüksek metan salımı görülen tesisleri görünür kılarak işletmecilerin, düzenleyici kurumların ve kamuoyunun dikkatini emisyon azaltımı için en fazla kazanım sağlanabilecek alanlara çekmek olduğunu belirtiyor. Araştırma, İngiliz The Guardian gazetesinin 5 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı haberle de uluslararası kamuoyunun gündemine taşındı.

GÖZLER TESİSLERİN EMİSYON ÖLÇÜMLERİNDE

Uydu verileri, metan salımının büyüklüğünü ortaya koysa da gazın hangi teknik nedenle atmosfere karıştığını veya tesislerin işletilmesinde bir ihmal bulunup bulunmadığını tek başına göstermiyor. Bunun belirlenebilmesi için tesislerdeki gaz toplama sistemlerinin verimliliği, bağımsız emisyon ölçümleri ve tespit edilen yüksek salım olaylarının ardından alınan önlemlerin incelenmesi gerekiyor. COP31'e ev sahipliği yapacak Antalya'da, katı atık tesislerindeki metan salımına ilişkin güncel ölçümlerin ve alınan önlemlerin kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ECE GÜNEŞ