Kepez Belediyesi’nin yaklaşık 6 aydır ‘kamu yararı’ mesajlarıyla gündemde tuttuğu Dokuma alanıyla ilgili proje girişimlerine yönelik tepkiler büyüyor. Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin belediyenin yapay zeka destekli taslak projelerini sert sözlerle eleştirmesinin ardından, Dokuma alanı geçen hafta İl Koordinasyon Kurulu’nun da aylık toplantı gündemindeydi. Kurulun, “Kentin önemli nefes alma noktalarından Dokuma alanı ranta kurban gitmesin” diye görüş belirtmesiyle birlikte Dokuma tartışması yeniden açıldı. “Antalya toprakları, belediyelerin finans kaynağı değil” diyen mimar ve koruma aktivisti Recep Esengil, Dokuma ile ilgili verilecek kararın kent kimliğinin geleceğe taşınmasında belirleyici olacağına vurgu yaptı.

‘HALKA MI SORALIM, İKNA MI EDELİM?’

Belediyenin ‘halka soralım’ tavrının ve ‘ortak akıl’ toplantılarının, Dokuma’yı pazarlama amacının bir parçası olduğunu savunan Esengil, “Belediyenin yapay zekaya hazırlattığı mimari bir yerleşim planıyla başlattığı bu tartışma, çeşitli pazarlama çabalarıyla sürüyor. Belediye destek isterken, kentlinin önerileri dinlemekten çok, arazinin ihalesi için ikna edici olmaya çalışıyor. Bunun dışındaki önerilere kapalı olduğunu da sert şekilde ifade ediyor. Yapılan sunumlarda, ‘katılımcı bir yönetim anlayışı’ ile yola çıkıldığı belirtiliyor. Ancak belediye, Antalya’da 4 bin 500 mimar varken alanın projesini yapay zekaya çizdiriyor. Tüm nitelikli alanlar için planlanan Ulusal Mimari Proje Yarışması’nı reddediyor. İhale için altı ay gibi bir sürelerinin kaldığını belirterek işi hızlandırma çabasına giriyor. Ortak akıl çağrıları, bir pazarlama taktiği” dedi.

‘KAMU YARARI’ HİLESİNE MİLYONLUK CEZA

Mimar Esengil, Antalya’nın merkezindeki bu değerli arazide geçmişi uzun yıllara dayanan rant girişimlerini anlattı: “Dokuma Fabrikası’nın 2004’te özelleşmesi sonrası kentte yaşanan tepki nedeniyle, fabrikaya ait bu arazi, Özelleştirme Dairesi Başkanlığı tarafından ‘kamu yararı’ şartıyla Kepez Belediyesi’nin yüzde 98 hissesi bulunan Dokuma A.Ş.’ye devredilmişti. Ancak o tarihlerde ‘kamu yararı’ kararı göz ardı edilmiş, arazinin üst kullanım hakkı yabancı bir firmaya AVM ve park yapmak için ihalesiz devredilmişti. Bunun karşılığında firma Kepez Belediyesi’ne 10 milyon 620 bin ABD doları yani 38 milyon 250 bin TL ödemişti. Antalyalıların tepkisi ve 5 siyasi partinin ortak olarak açtığı dava sonucu o dönemde Danıştay bu ihale işini iptal etti. Gerekçeli kararda, ‘Alan bir anonim şirkete ait olmasına rağmen şirket hisselerinin yüzde 99’u Kepez Belediyesi’ne, yani kamuya aittir. Ayrıca Özelleştirme İdaresi alanı, Kepez Belediyesi’ne ‘kamu yararı’ gözetmek kaydıyla vermiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu esaslarına göre ihale işlemi iptal edilmiştir’ yazıyordu.”

‘KAPI KAPI DOLAŞIP PROJE ANLATIYORLAR’

Danıştay’ın iptal kararından 12 yıl sonra 2017 yılında Kepez Belediyesi’nin TurkMall firmasına 38 milyon 975 bin TL ödemek zorunda kaldığını hatırlatan Esengil, “Bu paranın bugünkü değeri 510 milyon TL’dir. Kepez Belediyesi’ne bu parayı ödetenler ise tüm ikazlara rağmen ihaleyi yapan, ruhsat harçlarını alan, inşaatları başlatan, o dönemki belediye başkanı Erdal Öner ve yardımcısı Mesut Kocagöz’dür. Ancak Kocagöz, bugün aynı anlayışla 5 yıldızlı otel, oto galericileri, AVM, Aqua Park gibi ticari mekanların bulunduğu projesiyle kapı kapı dolaşarak Antalyalılardan destek istiyor. 20 yıl önce Dokuma arazisini pazarlamaya çalışırken Kepez Belediyesi’nin 510 milyon lira ceza ödemesine sebep olanlar, bugün de benzer bir tavır içindeler” dedi.

‘AMAÇ, HUKUK ÖNÜNDE MEŞRUİYET’

Antalya Kent İzleme Platformu’nun (AKİP) Dokuma toplantısında da araziye yapılacak uygulamaların tartışmaya açıldığını belirten mimar Esengil, şöyle konuştu: “STK’larla görüşmeler, ortak akıl toplantıları, meslek odalarının yetkililerini toplantıya çağırmak, Kent Konseyi Genel Kurulu’na katılıp alkış almak… ‘Şeffaf yönetim-ortak akıl’ söylemi ile işe başlamak, sonra da katılımcıların tüm önerilerine hayır demek. Bu konuda değerli bir hukuk hocamızın uyarısı çok önemli. Basında yer alan tüm bu gürültü patırtının tek bir nedeni var, o da kamu yararına olmayan uygulamalara hukuk önünde meşruiyet kazandırmak.”

‘YEŞİL ALANSIZ, İNSANA SAYGISIZ BİR KENT’

Mimar Esengil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehir planlama bilimsel bir iştir. Ama ne yazık ki son 40 yıldır uygulanan politikalarla kent toprakları sermayenin işbirlikçileriyle birlikte talan edildi. Geriye kalan; ferah konutlardan, işyerlerinden, sosyal yaşamdan, kültürel mekanlardan yoksun, imarlı gecekondulardan oluşan, yeşil alansız, insana saygısız, yolları araçlara teslim olmuş, kıyıları işgal altında bir kent. Yaratılan bu sonuçta herkesin rolü var. Ama asıl sorumlular ne yazık ki duyarsız yöneticiler.”

NE OLMUŞTU?

Bir cumhuriyet dönemi girişimi olarak 1 Ekim 1961’de faaliyete başlayan Antalya Dokuma Fabrikası’nda üretim, 13 Ocak 2003’te durduruldu. Fabrika alanı, 2004 yılında Özelleştirme İdaresi tarafından Kepez Belediyesi’ne devredildi. 1980 önce sendikal mücadelelere mekan olan, 2005’te dönemin AK Partili belediye başkanı Erdal Öner tarafından AVM yapılmak üzerine 49 yıllığına Hollanda firması MDC Turkmall'a ihalesiz olarak verildiği için önünde çadır kurulup eylem yapılan ve o günden sonra yıllar süren davaların, tartışmaların, mahkeme kararlarının odağına yerleşen Dokuma Fabrikası, sadece bir sanayi hamlesi değil, bir kent hafızası olarak da Antalya’nın belleğinde yer etti. Temmuz 2026’da Kepez Belediyesi’nin CHP’li mevcut yönetimi tarafından açıklanan proje taslağı, Dokuma tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Şimdi gözler fabrika alanın geleceği için Kepez Belediyesi’nin atacağı adımlarda.

Antalya Dokuma Alanı5

Muhabir: CEREN DENİZ