Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde Alara Çayı üzerinde yapılması planlanan hidroelektrik santrali projesine ilişkin halk bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Mahalle muhtarları, yöre sakinleri ve çevrecilerin katıldığı toplantıda Yeni Parti milletvekilleri Aliye Coşar ve Mustafa Erdem ile Yeni Parti Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar da yer aldı. Toplantıda bulunan yöre halkının tamamı HES projesine karşı olduğunu bildirerek itirazlarını tutanaklara geçirtti.

Halk bilgilendirme toplantısının ardından Gündoğmuş Çevre Platformu tarafından katılımcılarla birlikte basın açıklaması yapıldı. Platform sözcüsü Nurettin Sönmez, Alara Çayı üzerinde planlanan projenin su kaynaklarından tarıma, doğal yaşamdan tarihi mirasa kadar bölgeyi ilgilendiren sonuçlar doğuracağını savunarak projeye karşı mücadele mesajı verdi.

“BİNLERCE YILLIK ALARA ÇAYI’NA PRANGA VURMAK İSTİYORLAR”

Gündoğmuş’un farklı noktalarından gelen yurttaşlara ve toplantıya destek veren katılımcılara seslenen Nurettin Sönmez, Alara Çayı üzerindeki HES girişimine karşı çıkmalarının temelinde yaşam alanlarını koruma isteğinin bulunduğunu belirtti. Çayın yöre halkı için binlerce yıldır yaşam kaynağı olduğunu ifade eden Sönmez, bölge sakinlerinin görüşleri dikkate alınmadan yürütüldüğünü savunduğu girişimlere tepki gösterdi.

Sönmez, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada toplanmamızın nedeni yaşam hakkımızı savunmaktır. Ne yazık ki binlerce yıldır özgür akan Alara Çayı’na pranga vurmak istiyorlar. Gündoğmuş’un tamamını ilgilendiren, yöre halkının bin yıllardır yaşam kaynağı olan Alara Çayı’nı elimizden alıp uluslararası şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar.”

Bölge halkının iradesinin göz ardı edildiğini dile getiren Sönmez, Alara Çayı çevresindeki yaşam alanlarının bir avuç insanın çıkarları uğruna zarar görmesine karşı olduklarını söyledi. Daha önce de benzer girişimlere karşı demokratik ve hukuki yollarla mücadele edildiğini hatırlatan Sönmez, tepkilerinin devam edeceğini belirterek, “Gündoğmuş coğrafyasında yaşayan insanlarımızın yaşam alanlarının yok edilmesine hep birlikte asla izin vermeyeceğiz” dedi.

DAHA ÖNCE İPTAL EDİLEN HES PROJESİNİ HATIRLATTI

Alara Çayı üzerinde geçmişte de HES yapılmak istendiğini hatırlatan Sönmez, önceki girişimlerden birinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunun reddedildiğini, sonraki süreçte ise yargı kararıyla projenin iptal edildiğini söyledi. Sönmez, 2019 yılında Danıştay Altıncı Dairesinin nihai kararıyla Alara Çayı üzerinde yapılmak istenen HES projesinin kesin olarak iptal edildiğini belirterek, yeni projelerle yeniden gündeme gelen girişimlere tepki gösterdi.

Sönmez, farklı şirketler üzerinden yeni HES projelerinin gündeme getirildiğini savunarak, Alara Çayı’nın doğal yapısının ve yöre halkının suya erişiminin korunması gerektiğini ifade etti.

13 KİLOMETRELİK KAPALI TÜNEL VE SUYA ERİŞİM ENDİŞESİ

Gündoğmuş Çevre Platformu Sözcüsü Nurettin Sönmez, Alara Enerji Grubu tarafından yapılan ÇED başvurusunda yer alan proje ayrıntılarına da dikkat çekti. Sönmez’in değerlendirmesine göre Alara Çayı’nın 13 kilometrelik bölümünün kapalı tünellere alınması, birçok köyün sudan yararlanmasını engelleyebilecek sonuçlar doğuracak.

Çayın kapalı tünellere alınmasının yalnızca suya erişim açısından değil, Alara havzasının iklimi ve doğal dengesi bakımından da olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Sönmez, Gündoğmuş merkezinde ve çok sayıda köyde ırmak kenarındaki araziler için kamulaştırma yapılmasının gündemde olduğunu söyledi. Sönmez, söz konusu arazilerin bölge halkının geçim kaynakları arasında yer alan verimli topraklar olduğunu belirterek, projenin tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

“ALARA, BU BÖLGENİN CAN DAMARIDIR”

Alara Çayı’nın bölgenin ekolojik dengesi açısından taşıdığı önemi anlatan Sönmez, ırmağın endemik bitki ve hayvan türlerinin yaşamını desteklediğini, bölgenin iklimi ile tarım ve hayvancılık faaliyetleri üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Çayın çevresindeki doğal zenginliğin korunması gerektiğini söyleyen Sönmez, suyun akışının değiştirilmesinin havzadaki canlı yaşamını olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Sönmez, Alara Çayı’nın yalnızca doğal bir su kaynağı olmadığını, aynı zamanda bölgenin tarihini ve kültürel mirasını da taşıdığını ifade etti. Kırkdönme gibi kervan yolları, Ali Köprüsü, Kemer Köprü ve Alara Kalesi’nin ırmakla bütünleşen tarihi değerler olduğunu belirten Sönmez, çevredeki tarımsal üretimin de çayın sağladığı su ve iklim koşullarıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Açıklamasında Türkiye’nin kaliteli incir çeşitlerinin yanı sıra Narağacı köyüne adını veren narı, zeytini, üzümü, kirazı ve diğer tarım ürünlerini de anan Sönmez, Alara Çayı’nın bölgedeki üretim ve yaşam için taşıdığı öneme işaret etti.

“NEHRİN TÜNELLERE ALINMASI FELAKETE YOL AÇABİLİR”

Projenin doğal yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin kaygılarını da dile getiren Sönmez, nehrin büyük bölümünün kapalı tünellere alınmasıyla doğal yatağında su miktarının azalabileceğini ve bunun ırmaktan beslenen canlılar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu. İnşaat sırasında ortaya çıkacak hafriyatın ve sonrasında su rejiminde meydana gelebilecek değişikliklerin bölgedeki doğal yaşamı tehdit edebileceğini belirten Sönmez, tepkisini “Alara’nın canını alarak enerji üretemezsiniz!” sözleriyle dile getirdi.

Halkın kararlı tutumu ve hukuk mücadelesinin benzer projelerin durdurulmasında etkili olabildiğini söyleyen Sönmez, bölge sakinlerinin kendi yaşam alanları üzerinde söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Çevrenin korunmasının yalnızca yurttaşların değil, ülkeyi yönetenlerin de sorumluluğu olduğunu belirten Sönmez, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56’ncı maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkını hatırlattı.

“ALARA’DA HES’E İZİN VERMEYECEĞİZ”

Basın açıklamasının sonunda Alara Çayı’nın herhangi bir şirketin kâr amacı uğruna doğal yapısını kaybetmesine karşı olduklarını belirten Sönmez, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir çevre bırakmak istediklerini söyledi. Halk bilgilendirme toplantısında itirazların tutanaklara geçirildiğini hatırlatan Sönmez, ÇED sürecinin olumsuz sonuçlanmasını ve Alara Çayı’nın özgür akmaya devam etmesini umduklarını ifade etti.

Projenin önünün açılması durumunda hukuki mücadelenin başlayacağını ve demokratik tepkilerin sürdürüleceğini belirten Sönmez, toplantıya katılan ve dayanışma gösteren yurttaşlara teşekkür ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Alara’da HES’e izin vermeyeceğiz. Suyumuzu, doğamızı yağmalatmayacağız. Alara’yı sahipsiz bırakmayacağız! Alara’da HES’e hayır! Yaşam hakkımız engellenemez!”

Muhabir: Tahsin Can Önalp