Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin (OMÜ) 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Milletvekili Ersan Aksu, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Adalet Komisyonu Başkanı Nahit Köseoğlu, il protokol üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Samsun Valisi Orhan Tavlı, OMÜ’nün kuruluşundan bu yana Türkiye’nin ilim ve bilim alanındaki gelişimine katkı sunduğunu belirterek yeni akademik yılın başarılı ve verimli geçmesini diledi.
Yaklaşık 48 bin öğrencisi bulunan üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise bilimsel ilerlemede örnek isimlerin ve başarı hikâyelerinin önemine değindi. Aydın, mikrocerrahi ve organ nakli alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ömer Özkan’ın gençlere ilham verdiğini ifade ederek hem Özkan’a hem de törene katılan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür etti.
ÖMER ÖZKAN’DAN ORGAN NAKLİNDEN GELECEĞİN TIP TEKNOLOJİLERİNE
Törenin açılış dersini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, “İnsanlığın Kadim Hayalinden Günümüzün Gerçeğine: Organ, Doku Nakilleri ve Ötesi” başlıklı sunumunda tıp tarihini, organ nakillerindeki gelişmeleri ve geleceğin sağlık teknolojilerini ele aldı.
İnsanlığın sağlıklı ve uzun yaşama arayışına değinen Özkan, Orta Çağ’da simyacıların ve kimyagerlerin ölümsüzlüğü aradığını belirtti. Geçmişte insan ömrünün ortalama 30-40 yıl arasında değiştiğini aktaran Özkan, telomerler ve modern tıbbın imkânlarıyla yaşam süresinin günümüzde 120 yıla kadar modellenebildiğini ifade etti. Sağlıklı ve bağımsız yaşamanın önemini ise şu sözlerle dile getirdi:
“Hiç kimseye muhtaç olmadan iyi şekilde, huzurlu şekilde, sıhhatli bir şekilde yaşamanın lüksünü nasıl yaşayabiliriz diye düşünmemiz gerekiyor.”
Organ ve doku nakillerinin tarihsel gelişimini de anlatan Özkan; ilk böbrek ve kalp nakli süreçleri, immünoloji, doku reddi ve Fransız ve Hint kaynaklı cerrahi teknikler hakkında bilgi verdi. Kendi ekibiyle gerçekleştirdiği ilk kol ve rahim nakillerinin süreçlerini paylaşan Özkan, rahim naklinin ardından dünyada ilk kez çocuk doğumunun gerçekleştirilmesinin tıp literatürüne katkısına ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki konumuna değindi.

MOLEKÜLER TIP, GENETİK VE YAPAY ZEKÂ
Tıpta moleküler ve nanoteknolojik gelişmelerin önemine dikkat çeken Özkan, araştırmaların mikro ve nano düzeylere yöneldiğini belirterek öğrencileri bu alanlara ilgi duymaya çağırdı.
Sunumunda rejeneratif tıp, hücresel tedaviler, kök hücre çalışmaları, deri ve organ üretimi ile üç boyutlu yazıcıların sağlık alanındaki kullanımını da ele alan Özkan, genlerin değiştirilmesine yönelik araştırmalardan ve Down sendromu gibi kalıtsal durumların ilerleyen dönemde anne karnında tedavi edilebilme potansiyelinden söz etti. Organ nakillerinde dokunun vücut tarafından yabancı algılanmasını önleyen tolerans mekanizmaları ve hayvanlardan insanlara organ naklini ifade eden xenotransplantasyon çalışmaları da sunumda yer aldı.
Yazılım ve yapay zekânın tıptaki kullanımını değerlendiren Özkan, bu teknolojilerin hekimlere yardımcı olacağını ancak uzmanlık bilgisi ve anatomiye duyulan ihtiyacın süreceğini belirtti. Üniversite sınavlarında tıp fakültelerine yönelik yoğun talebe de değinen Özkan, mühendislik, bilişim ve temel bilimler alanlarında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinin önemini vurguladı.

TÜRKİYE’NİN İLAÇ VE TEKNOLOJİ ÜRETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’de yürütülen Faz 3 klinik araştırmalarına değinen Prof. Dr. Ömer Özkan, araştırmaların Türkiye’de gerçekleştirilmesine rağmen bilimsel adresin ve ürün sahipliğinin başka ülkelere ait olabildiğini belirtti. Kanser tedavisinde kullanılan immünoterapi ilaçları ile SMA gibi hastalıkların yüksek maliyetli tedavilerini örnek gösteren Özkan, molekül geliştirme ve ilaç üretiminde ülkenin kendi kapasitesini oluşturması gerektiğini ifade etti.
Savunma sanayisindeki başarılara benzer şekilde tıp, genetik, moleküler araştırmalar ve biyoteknoloji alanlarında da yerli ürünler geliştirilmesinin önemini vurgulayan Özkan, bilimsel üretimin ve teknolojik hakların Türkiye’ye ait olması gerektiğini dile getirdi.

“TEKNOLOJİ VE ADRES SİZE AİT OLSUN”
Prof. Dr. Ömer Özkan’ın açılış dersinin ardından katılımcıların soruları yanıtlandı. Özkan, sunumunun sonunda Türkiye’nin kendi bilimsel üretimini ve teknolojisini geliştirmesine ilişkin mesajını şu sözlerle özetledi:
“Ne yaparsanız yapın, kendi adresinizle, kendi ülkenizde yapın; teknoloji ve adres size ait olsun.”
Tören, OMÜ Akademi Ödülleri’nin takdim edilmesi ve aile fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.






