Antalya’da Kuğulu Park olarak bilinen arazi, satışa çıkarılmasıyla gündeme geldi. Yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi ve Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü binasının karşısındaki falezler üzerinde bulunan ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait olan arazi için ihale düzenlenmesi planlandı. İhale ilanı, 8 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kentteki sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve vatandaşlar ise Kuğulu Park’ın satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.
İHALE İPTAL EDİLDİ
Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan 584 ada 1 parsel numaralı, 8 bin 693,72 metrekarelik taşınmazın 576 milyon 431 bin 279,81 TL tahmini bedelle kapalı teklif usulüyle satışa çıkarıldığı duyuruldu.
Satış kararının kentte tepkilere neden olmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un devreye girdiği belirtildi. Bu gelişmenin ardından Kuğulu Park olarak bilinen arazinin Akdeniz Üniversitesi’ne devredileceği öğrenildi. Resmî Gazete’nin 13 Ekim 2026 tarihli sayısında ise ihalenin iptal edildiğine ilişkin karar yayımlandı.
Kentteki kültürel ve doğal mirası korumayı amaçlayan Müze Çalışma Grubu da Kuğulu Park’ın geleceğine ilişkin açıklama yapma kararı aldı.
KUĞULU PARK İÇİN YÜRÜDÜLER
Müze Çalışma Grubu, 15 Ekim 2026 Perşembe günü saat 17.10’da yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin önünde toplandı. Buradan Kuğulu Park’a doğru yürüyüş gerçekleştiren grup, yürüyüşün ardından basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklamayı, Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Bölümü’nden emekli olan ve 20 yıldır Antalya’da yaşayan Prof. Dr. Hilmi Uysal okudu.

KUĞULU PARK’IN SATIŞINA TEPKİ GÖSTERDİLER
Kuğulu Park arazisinin kentin hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Uysal, alanın Antalya’nın simge mekânlarından biri olduğunu belirtti. Uysal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Antalya’nın ikonik mekânlarından biri olan ve Konyaaltı Caddesi ile falezler arasında yer alan Kuğulu Park, kentin hafızasında ve sosyal yaşamında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Konyaaltı Caddesi’nin kentin ana arterlerinden biri hâline gelmesi, Bahçelievler Mahallesi’nin nüfusunun artması ve yerli-yabancı turist yoğunluğu, bu eşsiz koruluğun tanınırlığını ve ziyaretçi sayısını zamanla artırmıştır.
1970’li ve 1980’li yıllarda bölgenin imara açılması, Kuğulu Park’ı da içine alan falez bandının yerleşim alanlarıyla bütünleşmesini hızlandırmıştır. Konyaaltı Caddesi’nin kentin odak alanlarından biri hâline gelmesindeki en önemli dönüm noktası, Antalya Müzesi’nin Kaleiçi’nden bu cadde üzerindeki yeni binasına taşınmasıdır.
İnşasına 1965 yılında başlanan, 1971’de tamamlanan ve 25 Kasım 1972’de ziyarete açılan müze ile birlikte bölge bir cazibe merkezi hâline gelmiştir. Kuğulu Park olarak anılan koruluk da kent merkezinden müzeye ve Konyaaltı Kumsalı’na ulaşan güzergâhın en önemli duraklarından biri olmuştur.”
“KAYGI VERİCİ GELİŞMELER YAŞANMIŞTIR”
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkılması, nostaljik tramvay seferlerinin durdurulması ve Kuğulu Park arazisinin satışa çıkarılması gibi gelişmelerin tesadüf olmadığını düşündüren bir tablo ortaya çıktığını savunan Uysal, bölgedeki değişimlere dikkat çekti. Uysal, şöyle konuştu:
“Kuğulu Park ile müzenin kaderleri başlangıçta bu kadar güzel kesişmişken, 2020’li yıllara gelindiğinde kaygı verici gelişmeler yaşanmıştır. 2024 yılında Kuğulu Park’tan Varyant’a kadar uzanan falezlerin sit derecesi düşürülmüş, 2025 yılında ise müze depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmıştır. Aynı bölgedeki Karayolları lojmanları ve Uygulama Oteli için de depreme dayanıksızlık raporları düzenlenmiştir.
2026 yılında nostaljik tramvay seferleri durdurularak müzenin tam karşısında bulunan nostaljik tramvay ring sahası boşa çıkarılmıştır. Tüm bu gelişmeleri harita üzerinde değerlendirdiğimizde Antalya için kaygı verici bir tablo ortaya çıkmaktadır. Kuğulu Park ile Varyant arasındaki falez bandı ve bu alanın kuzeyinde, müzeyi de içine alan kamu kurumlarına ait arazilerle ilgili büyük bir planın olup olmadığı sorusu Antalyalıların zihnini meşgul etmektedir.”

“KUĞULU PARK’A HAFRİYAT KAMYONLARI GİRMİŞ”
Falez bandında rant odaklı bir yaklaşım bulunduğunu öne süren Uysal, Kuğulu Park’ın geçmişte halkın yararına oluşturulmuş kamusal alanlardan biri olduğunu söyledi. Parkın zamanla bakımsız bırakıldığını ve doğal kimliğinden uzaklaştırıldığını savunan Uysal, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kuğulu Park, kamucu anlayışın egemen olduğu dönemde halkın kaynaklarıyla halkın yararına oluşturulmuş tesislere güzel bir örnektir. Ancak zaman içinde bakımsız bırakılmış, çöpleri dahi toplanamaz hâle gelmiştir. Tüm falez bandının bütünleşik bir kent parkına dönüştürülmesi gerekirken Kuğulu Park, özel firmalara kuralsız ve kontrolsüz bir şekilde kiralanmıştır.
Kamucu anlayışla koruluk hâline getirilen ve halkın beğenisini kazanan peyzaj düzenlemesine sahip Kuğulu Park’a hafriyat kamyonları girmiş; alana konteynerler ve derme çatma yapılar eklenmiş, beton dökülmüş ve park ticari bir alana dönüştürülerek kimliğinden uzaklaştırılmaya çalışılmıştır.
Kamusal alan üzerinden para kazanmak amacıyla Kuğulu Park’a zarar verenler, ne yazık ki parkın çöplerini toplamak ve alanı temiz tutmak söz konusu olduğunda ortadan kaybolmuştur. Mahalle sakinleri ve çevre gönüllüleri ise belirli dönemlerde bir araya gelerek alandaki çöpleri toplamaktadır.
Kamucu anlayış terk edildikten sonra yeni bir yaklaşım egemen olmuştur: ‘Bakımsız bırak, tahribata göz yum, mezbeleliğe dönüştüğünü iddia ederek kamuoyunu satışa veya rant odaklı kiralamaya razı et.’ Ne yazık ki bu yeni rantçı anlayışın bir örneği Kuğulu Park’ta da görülmektedir.”
“PAHA BİÇİLEMEZ KUĞULU PARK’A FİYAT BİÇİLEBİLİR Mİ?”
Kuğulu Park’ın paha biçilemez bir değer taşıdığını vurgulayan Uysal, arazinin satışa çıkarılması sırasında belirlenen tahmini bedeli eleştirdi. Uysal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“İhale ilanında belirlenen 576 milyon TL’lik tahmini fiyatın hangi kriterlere dayandırıldığını anlamak mümkün değildir. Taşınmazın tapu kayıtlarında ‘tarla’ niteliğinde gösterilmesi, alanın gerçekliğiyle çelişmektedir. Antalya’da 9 dönüm tarla 576 milyon TL eder mi? Satın alan kişi bu tarlada ne ekip biçecektir?
Bu taşınmazın üzerine yasal olarak bina yapılması mümkün değildir. Çünkü alanın yaklaşık yüzde 85’i ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’, kalan yüzde 15’i ise ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ statüsündedir. Her iki koruma statüsü de gelir getirici yapılaşmaya kesinlikle izin vermemektedir. 1960’lı yıllardan bu yana varlığını sürdüren bu koruluğun ağaçlarının kesilmesi ve yerlerine binalar yapılması hukuken ve vicdanen mümkün değildir.
8 Ekim 2026’daki ihale duyurusunun ardından gelen yoğun toplumsal tepkiler üzerine, 9 Ekim sabahı basına yansıyan haberlerde satıştan vazgeçildiği ve taşınmazın başka bir kamu kurumunun alacağına mahsuben, sosyal tesis yapılması amacıyla devredileceği duyurulmuştur. Bu durum, ‘Kamusal alan kamuda kaldı’ şeklinde lanse edilmiştir. Oysa falez bandı üzerinde başka kurumlara ait sosyal tesisler de bulunmaktadır ve bu alanların halkın özgürce yararlanabileceği bir kent parkı niteliği taşımadığı açıktır.”

“KAMU KURUMUNA AKTARILMASININ AÇIKLAMASI BULUNMAMAKTADIR”
Kuğulu Park arazisinin Akdeniz Üniversitesi’ne borçlar karşılığında devredilmesinin alanın kamusal niteliğine zarar verebileceğini savunan Uysal, kent parklarının toplumun tüm kesimlerinin ortak kullanımına açık olması gerektiğini vurguladı. Uysal, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Kent parkları, toplumun tüm kesimlerinin kesintisiz ve ortak kullanımına açık buluşma noktaları olmalıdır. Konyaaltı falez bandının Varyant’a kadar kesintisiz bir bütünlük oluşturması mümkünken, halkın belleğinde yer etmiş kültürel bir değerin işlevinin değiştirilmesi kabul edilemez.
Kurumun borçları veya mülkiyet gerekçeleriyle böyle bir tapu devrinin yapılması; falez bandının jeolojik, biyolojik ve doğal peyzaj değerlerine, kültürel mirasına ve kent kimliğine zarar verecek, ayrıca falez bandının diğer kesimleri için de kötü bir emsal oluşturacaktır.
Kamuya ait bir arsanın, gelen tepkilerin ardından ‘kamuya kalsın’ gerekçesiyle başka bir kamu kurumuna aktarılmasının mantıklı bir açıklaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla karar alma sürecindeki şeffaflık eksikliği, karar vericilerin amaçlarına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir.”
YEREL YÖNETİMLERİ GÖREVE ÇAĞIRDILAR
Açıklamanın sonunda Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muratpaşa Belediyesi’ne çağrıda bulunan Müze Çalışma Grubu, kamuya ait alanların korunması için yerel yönetimlerin sorumluluk üstlenmesini istedi.
Uysal, Kuğulu Park’ın resmî belgelerde de kamusal statüsünün korunması gerektiğini belirterek Konyaaltı Caddesi’nin güneyinde kalan falez bandının Varyant’a kadar uzanan bölümünün imar planında park alanı olarak tescillenmesini talep etti. Uysal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün bizlere düşen temel görev, halkın sesine kulak vermek ve Kuğulu Park’ın resmî belgelerde de hak ettiği kamusal statüsünü korumaktır. Konyaaltı Caddesi’nin güneyinde kalan falez bandının, Konyaaltı Varyantı’na kadar uzanan bölümünün imar planında kesinlikle park alanı olarak tescillenmesi gerekmektedir. Bu adım; nostaljik tramvay ring alanını, Konyaaltı Kumsalı seyir terasını, Cumhuriyet dönemi şehitler anıtını ve dünyada eşi benzeri olmayan Antalya Tufa Kıyı Falezleri’ni kapsayan muhteşem kent parkımızın resmiyet kazanmasını sağlayacaktır.
Bu park da bu kent de Antalyalılarındır. Öncelikle bu şehrin emanetçileri olan Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muratpaşa Belediyesi’ne seslenmek istiyoruz. Bu kente sahip çıkması gereken ilk kurumlar sizlersiniz. İki yıldır bu bölgede, falezlerde, Antalya Müzesi’nde, Karayolları arazisinde ve Turizm Uygulama Oteli’nde yaşananlara karşı sessiz kalınmıştır.
Antalyalılar artık sorunlara çözüm aramanızı, ortak önerileri hayata geçirmek için çaba göstermenizi, onların yanında yer almanızı ve kamu alanlarını koruma konusunda sesinizi yükseltmenizi istiyor. Bu kentin yöneticilerine ve karar vericilerine sesleniyoruz: Antalya’nın ‘dünyanın en güzel kenti’ olma özelliğinin, ‘rantı en yüksek kent’ olarak anılmasına ve bunun kötü bir kadere dönüşmesine izin vermeyin. Yüzünüzü güzel Antalya’mıza ve Antalyalılara dönün.
Kuğulu Park halkındır, park olarak kalmalıdır, kalacaktır! Konyaaltı falez bandının Varyant’a kadar kesintisiz bir kent parkı niteliği korunmalı ve acilen imar planına işlenmelidir!”




