Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, gündemindeki konuları görüşmek üzere TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Siyasi partilerin grup başkanları ve grup başkanvekillerinin gündeme ilişkin değerlendirmelerinin ardından Genel Kurul’da gündem maddelerine geçilirken, tezkerelerin oylamaya sunulmasının ardından karar yeter sayısının bulunamadığı görüldü.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, karar yeter sayısına ulaşılamaması üzerine birleşime 10 dakika ara verdi. Aranın ardından gerçekleştirilen elektronik oylamada da gerekli sayıya ulaşılamayınca Genel Kurul’un birleşimi kapatıldı.

MUHALEFET MİLLETVEKİLLERİNDEN TEPKİ

Birleşimin kapatılması muhalefet milletvekillerinin tepkisine neden olurken, bazı milletvekilleri sıralara vurarak AK Parti milletvekillerini protesto etti. Genel Kurul’da grubu bulunan muhalefet grubunun gündeminde ise kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin grup önerileri bulunuyordu.

Genel Kurul’da yaşanan gelişmeler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın sunum yapmak üzere TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bulunduğu sırada gerçekleşirken, birleşimin kapatılması Komisyon’da da gündeme geldi.

“SALONU TERK ETMELERİ İKTİDARIN SORUMLULUĞUNUN AÇIK İLANIDIR”

Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, Genel Kurul’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde AK Parti’nin bir teklif görüşülürken ilk kez karar yeter çoğunluğu talebinde bulunduğunu ve AK Partili milletvekillerinin salonu terk ettiğini söyledi. Arı, bu tutumun yaklaşık 500 bin kişiyi ilgilendirdiğini belirttiği fon meselesinin TBMM ve ülke gündeminde ele alınmasını engellemeye yönelik olduğunu savundu.

Arı, “Ülkemiz de neredeyse 500 bin kişiyi ilgilendiren küçük birikimi olan kişilerin iktidarın yakını belli kişilerce mağdur edildiği FON MESELESİ'nin konuşulmasını istemeyen iktidar milletvekillerini TBMM’ye sokmadı. Böylece bu olayın meclis ve ülke gündemide konuşulmasını engellemeye çalıştı” dedi.

“FON KRİZİNİN MECLİS’TE GÖRÜŞÜLMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLDİ”

Yaşananların Türkiye adına “tarihsiz bir olay” olduğunu söyleyen Arı, Türkiye’nin önemli gündem başlıklarından biri olarak nitelendirdiği fon krizine ilişkin bir araştırma önergesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin planlandığını, ancak iktidar milletvekillerinin salonu terk etmesi ve ardından karar yeter sayısı talep edilmesiyle görüşmelerin yapılamadığını dile getirdi.

Arı, “Biraz önce gerçekten Türkiye adına tarihsiz bir olay yaşandı. Türkiye'nin en önemli gündem konusu olan fon kriziyle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir araştırma önergesi konusu görüşülecekti. Ancak iktidar millettekileri Türkiye Büyük Millet Meclisi salonunu terk ettiler ve üzerine de karar yeter sayısı talebinde bulundular. Böylece de görüşmelerin yapılmasının önüne geçti” ifadelerini kullandı.

“İKTİDAR BU KRİZİN GERÇEK SORUMLUSU OLDUĞUNU AÇIKÇA İLAN ETTİ”

Fon krizinin kamuoyunda tartışıldığı bir dönemde Genel Kurul’da yaşananların ne anlama geldiğinin açık olduğunu savunan Arı, iktidarın fon krizinin TBMM’de görüşülmesini engelleyerek kendi sorumluluğunu ortaya koyduğunu ileri sürdü. Arı, bu tutumun konunun konuşulmasını ve kamuoyunun bilgilendirilmesini istemeyen bir yaklaşım anlamına geldiğini ifade etti.

Arı, “Şimdi bu fon krizinin bugünlerde tartışıldığı bu süreçte bu yapılan davranışın ne anlama geldiğini eğer söylemek gerekirse işte bu krizin TBMM'de görüşülmesinin önüne geçen AKP iktidarı bu krizin gerçek sorumlusu olduğunu açıkça ilan etmiştir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“DEVLETİN DENETİMİNDE OLAN İŞLEMLERDEN HABERDAR OLMAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Cavit Arı, Genel Kurul’da yaşananların iktidarın sorumluluğuna ilişkin değerlendirmesini güçlendirdiğini savunurken, fon krizine ilişkin gerçekleştirilen işlemlerin devletin denetimi ve kontrolü altında olduğunu öne sürdü. İktidar yöneticilerinin yaşanan süreç karşısında “görmedim” veya “duymadım” diyemeyeceğini belirten Arı, sorumluluğun devletin denetim mekanizmaları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Arı, “Bu tutum ve davranış yaşananların gerçek sorumlusu biziz o nedenle de bu konular konuşulmasın, görüşülmesin, Türk milletinden saklansın demek istemiştir. Yani bu davranış bile tek başına iktidarın sorumluluğunun açık göstergesidir. Şunu söyleyeyim iktidarı yönetenler, 'Efendim bu olaylar olurken ben görmedim ben duymadım' diyemez. Çünkü tüm yapılan işlemler devletin denetimindedir, kontrolündedir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Tahsin Can Önalp