Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde, Kaleiçi’nin hemen güneyinde ve falezlerin üzerinde yer alan kentin en bilinen yeşil alanlarından biri olan Karaalioğlu Parkı, ziyaretçilerine yalnızca Akdeniz ve Beydağları manzarası sunmuyor. Park, aynı zamanda çok sayıda bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Kent Müzesi yayınlarından olan Karaalioğlu Parkı Bitkileri çalışmasında, parkta bulunan 90 farklı bitki türü fotoğrafları ve özellikleriyle birlikte ele alınıyor.
BAKIP GEÇİYORUZ, TÜRLERİNİ BİLMİYORUZ
Karaalioğlu Parkı’nın bitkisel zenginliğini ortaya koyan çalışmanın temel amacı, Antalyalıların günlük yaşam içerisinde sıklıkla karşılaştığı ancak türünü ve özelliklerini bilmediği bitkileri tanıtmak olarak ifade ediliyor. Çalışmada parkın hem doğal olarak yetişen bitkilere hem de farklı ülkelerden getirilerek peyzaj amacıyla kullanılan süs bitkilerine yer veriliyor. Bitkilerin özelliklerinin yanı sıra bilimsel isimleri, anavatanları, kullanım alanları ve park içerisinde hangi bölgelerde görülebilecekleri de aktarılıyor.

ANTALYA’YA ÖZGÜ ENDEMİK TÜRLER DE VAR
Karaalioğlu Parkı’nın dikkat çeken özelliklerinden biri ise Antalya’ya özgü bitkilerin de burada bulunması. Çalışmada, Antalya’nın bitki çeşitliliği bakımından Türkiye’nin önemli illerinden biri olduğu belirtilirken, yaklaşık 250 endemik bitkinin yalnızca Antalya il sınırları içerisinde yetiştiği ifade ediliyor. Bu türlerden biri de Antalya Unlu Dağ Çayı (Stachys aleurites). Çalışmaya göre dünya üzerindeki doğal yayılış alanı yalnızca Antalya il sınırları olan bu bitki, Karaalioğlu Parkı’nda denize yakın kayalık yamaçlarda yetişiyor. Nisan-temmuz ayları arasında çiçeklenen bitkinin yeşil kısımları, üzerindeki yoğun tüyler nedeniyle hafif beyazımsı bir görünüme sahip.

PARKTA DÜNYANIN FARKLI BÖLGELERİNDEN GELEN BİTKİLER DE BULUNUYOR
Karaalioğlu Parkı’ndaki çeşitlilik yalnızca Antalya’nın doğal bitki örtüsüyle sınırlı değil. Parkta dünyanın farklı bölgelerinden getirilen ve peyzaj amacıyla kullanılan çok sayıda tür de bulunuyor. Örneğin Ağaç Hatmi (Hibiscus syriacus) Asya kökenli bir tür olarak parkın batı girişi yakınlarında görülüyor. Manolya (Magnolia grandiflora) ise Kuzey Amerika kökenli olmasına rağmen Antalya’nın kıyı kesimlerinde süs bitkisi olarak yetiştiriliyor ve Karaalioğlu Parkı’nın çeşitli bölümlerinde bulunuyor.

AKŞAM SEFASINDAN AKASYA’YA ÇOK SAYIDA TÜR
Kitapta Karaalioğlu Parkı’nda bulunan türler alfabetik olarak sıralanıyor. Listede Ağaç Hatmi, Ak Kavak, Akasya, Akçaağaç, Akşam Sefası, Akrep Otu, Antalya Unlu Dağ Çayı, Ardıç, Arokarya, Ateş Dikeni, Begonvil, Çınar, Defne, Demir Ağacı, Erguvan, Hanımeli, Hayıt, İncir, Keçiboynuzu, Manolya, Muz, Nar, Palmiye, Papatya, Sedir, Servi, Sığla, Zakkum ve Zeytin Ağacı gibi çok sayıda tür yer alıyor. Örneğin Akşam Sefası (Mirabilis jalapa), günbatımına doğru açan çiçekleri ve hoş kokusuyla dikkat çekiyor. Parkın orta seyir terası ve yakın çevresinde görülebilen bitkinin farklı renklerde çiçekler açabildiği belirtiliyor.

“TANIMADAN SEVİLMEZ, SEVMEDEN KORUNAMAZ”
Çalışmanın temel mesajı ise bitki çeşitliliğinin korunmasında farkındalığın önemine dayanıyor. Eserde, insanların tanımadıkları varlıkları sevmesinin ve korumasının zor olduğu vurgulanarak, kent içerisinde her gün karşılaşılan bitkilerin tanıtılması amaçlanıyor. Bu yönüyle Karaalioğlu Parkı, Antalyalıların her gün önünden geçtiği veya içerisinde vakit geçirdiği sıradan bir kent parkının ötesinde, 90 farklı bitki türünün bir arada görülebildiği önemli bir bitki çeşitliliği alanı olarak öne çıkıyor.





