AK Parti eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Antalya ve Muğla’daki narenciye üreticileri başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde meyve üretimiyle geçimini sağlayan çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Çanakkale ve çevresinde elma, Manisa’da üzüm, Aydın’da incir, Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise zeytin üreticilerinin ağır bir geçim mücadelesi verdiğini belirten Külünk, üreticilerin karşılaştığı problemlerin araştırılmasını istedi.

İNCİR FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR

Külünk’ün paylaşımında, incir üreticilerinin aktardığı serbest piyasa fiyatlarındaki değişim de yer aldı. Buna göre geçen yıl kilogramı 350-400 TL arasında satılan birinci sınıf incirin fiyatı bu yıl 200-250 TL’ye gerilerken, 120-160 TL aralığında alıcı bulan yemlik ve şaraplık incirin fiyatı 30-60 TL’ye düştü. Külünk, üreticinin emeğinin ve artan maliyetlerinin bu fiyatlarla karşılanıp karşılanmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

TARİŞ’İN FİYAT AÇIKLAMASI NEDEN GECİKTİ?

TARİŞ’in 2026 yılı incir alım fiyatlarını 6 Ekim’de açıkladığını belirten Külünk, üreticilerin fiyatların önceki yıllarda ağustos sonu veya eylül başında duyurulduğunu aktardığını kaydetti. Fiyat açıklamasındaki gecikmenin piyasa belirsizliği ve ürünün saklama koşullarıyla birlikte üreticileri mahsullerini düşük fiyatlarla satmak zorunda bırakmış olabileceğini dile getirdi. Külünk, gecikmenin üreticiler üzerindeki etkisinin ve oluşan piyasa koşullarından kimlerin yarar sağladığının araştırılmasını istedi.

2025 VE 2026 İNCİR ALIM FİYATLARI

Üreticiler tarafından paylaşılan verilere göre A1 kalite/grup incirin kilogram başına alım fiyatı 2025’te 300 TL iken 2026’da 250 TL oldu. A6 grubunda kilogram başına 160 TL, A9 grubunda ise 100 TL olarak açıklanan fiyatlar iki yılda da değişmedi.

İHRACAT DENETİMLERİ VE REKABET KOŞULLARI

İncir ihracatında ürünlerin çeşitli testlerden geçirildiğini hatırlatan Külünk, bazı ihracatçıların uygulanan kriterler ve ürünlerin gümrüklerden geri dönmesi nedeniyle sorun yaşadıklarını aktardı. Hangi ürünlerin hangi kriterlere göre reddedildiğinin, test sonuçlarının nasıl değerlendirildiğinin ve denetimlerin bütün ihracatçılara eşit uygulanıp uygulanmadığının kamuoyuna açıklanmasını istedi. Mevzuata aykırı ürünler hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini belirten Külünk, denetimlerin şeffaf, ölçülebilir ve tüm firmalar için eşit yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

Aydın’ın önemli incir üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Külünk, alım, işleme ve ihracat zincirindeki güç dağılımının da incelenmesi gerektiğini ifade etti. İhracat pazarındaki firma sayısı ve pazar paylarının yanı sıra küçük ve orta ölçekli yerli firmaların karşılaştığı sorunların araştırılmasını istedi. Boykot döneminde ihracatçıların yaşadığı sorunlar, firmaların kapanması ve incir fiyatlarındaki düşüş arasında ilişki bulunduğu yönündeki iddiaların ise denetim kayıtları, ihracat verileri, test sonuçları ve bağımsız incelemelerle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“MEYVELER ÜZERİNDEN ÜRETİCİYE VE ÜLKEMİZE OPERASYON MU?”

Külünk, paylaşımının sonunda incir ticaretinde alım miktarlarının ve piyasa kontrolünün kimlerin elinde olduğu, fiyatların hangi koşullarda belirlendiği ve ihracat kanallarında üreticilerle yerli firmaları zorlayan uygulamaların bulunup bulunmadığı sorularını gündeme getirdi.

“İncir üzerinden üreticimize ve ülkemize operasyon peşinde olanlar mı var?” diye soran Külünk, çiftçinin emeğinin korunması ve adil rekabetin sağlanması için fiyat oluşumu, ihracat ve denetim süreçlerinin şeffaf biçimde incelenmesi çağrısında bulundu. Paylaşımında Antalya ve Muğla’daki narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunlara da yer veren Külünk, meyve üreticilerinin geçim mücadelesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Muhabir: Tahsin Can Önalp