Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD), yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin hazırlanmakta olan yasal düzenlemeye yönelik görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. SAYD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gem, düzenlemenin hem Türkiye'de faaliyet gösteren seyahat acentaları hem de dijital platformlardan hizmet alan tüketiciler açısından önemli sonuçlar doğurabileceği öne sürdü. Derneğin itirazlarının merkezinde, yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'de bir “temsilcilik ofisi” açarak faaliyet göstermesine olanak tanınacağı belirtilen model yer aldı.
SAYD: YERLİ ACENTALAR AÇISINDAN HAKSIZ REKABET DOĞABİLİR
SAYD, söz konusu modelin Türkiye'deki seyahat acentalarının tabi olduğu 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu kapsamındaki yükümlülüklerle yabancı dijital platformların yükümlülükleri arasında farklılık yaratacağını savundu. Dernek, Türkiye'de faaliyet gösteren 17 bini aşkın seyahat acentasının çeşitli yasal ve idari sorumlulukları yerine getirdiğine dikkat çekerek, yabancı platformların yalnızca temsilcilik üzerinden faaliyet göstermesinin rekabet koşullarını yerli işletmeler aleyhine değiştirebileceği görüşünü dile getirdi. SAYD, bu nedenle düzenlemenin yabancı platformlara getirilecek yükümlülükler açısından yeniden değerlendirilmesini istiyor.

TÜKETİCİ İÇİN "MUHATAP" UYARISI
Derneğin dikkat çektiği bir diğer konu ise tüketicilerin yaşayabileceği uyuşmazlıklarda hangi tüzel kişiliği muhatap alacağı. SAYD, Türkiye'de yalnızca temsilcilik ofisi bulunan yabancı bir dijital platformla tüketici arasında rezervasyon, ödeme, iptal, iade veya hizmetin ayıplı sunulması gibi konularda anlaşmazlık çıkması halinde tüketicinin hak arama sürecinde güçlüklerle karşılaşabileceğini öne sürdü. Özellikle Tüketici Hakem Heyetleri ve mahkemeler önündeki süreçlere dikkat çeken dernek, Türkiye'deki temsilciliğin hukuki sorumluluğunun ve tüketicinin doğrudan başvurabileceği tüzel kişiliğin düzenlemede açık biçimde tanımlanması gerektiğini savundu.

ALGORİTMİK FİYATLANDIRMA DA GÜNDEMDE
SAYD'nin açıklamasında dijital platformların kullandığı algoritmik fiyatlandırma sistemlerine de dikkat çekildi. Dernek, büyük uluslararası platformların sahip olduğu veri ve teknolojik kapasitenin fiyatların belirlenmesi ve tüketici davranışlarının yönlendirilmesinde giderek daha etkili hale geldiğini belirterek, algoritmik fiyatlandırma uygulamalarının denetlenebilir olması gerektiği görüşünü dile getirdi. SAYD, dijital pazardaki fiyat oluşumunun yalnızca rekabet açısından değil, tüketicinin doğru ve şeffaf fiyat bilgisine ulaşabilmesi açısından da ele alınmasını istedi.
TURİZM VERİLERİNİN KONTROLÜ TARTIŞMASI
Açıklamada öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye turizmine ilişkin verilerin kimlerin elinde toplandığı oldu. Rezervasyon tercihleri, seyahat tarihleri, destinasyon eğilimleri, fiyat hassasiyetleri ve tüketici davranışlarına ilişkin büyük miktardaki verinin yabancı dijital platformlar tarafından işlendiğine dikkat çeken SAYD, bu alanın Türkiye'nin “dijital veri egemenliği” açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dernek, Türkiye turizm pazarına ilişkin stratejik nitelikteki verilerin korunması, işlenmesi ve denetlenmesine ilişkin kuralların yeni düzenlemede açık biçimde belirlenmesi gerektiğini savundu.
SAYD DÜZENLEMENİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ İSTİYOR
SAYD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gem, düzenlemenin yalnızca yabancı dijital platformların Türkiye'deki faaliyetlerini kolaylaştıran bir mevzuat değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Dernek, hazırlanacak yasal çerçevenin yerli seyahat acentaları ile yabancı dijital platformlar arasında eşit yükümlülük ve rekabet koşullarını gözetmesini; aynı zamanda tüketicinin Türkiye'de doğrudan ulaşabileceği ve hukuken sorumlu tutulabilecek bir muhatabın bulunmasını güvence altına almasını talep ediyor. SAYD, teklifin yasalaşma sürecinde seyahat acentalarının yükümlülükleri, tüketicinin hukuki korunması, algoritmik fiyatlandırma ve turizm verilerinin yönetimi başlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği görüşünde. Burada özellikle “temsilcilik olursa tüketici muhatap bulamaz” ve “algoritmik fiyat manipülasyonu” ifadelerini kesin gerçek gibi değil, SAYD’nin iddiası/görüşü olarak verdim. Bu, haberi daha gazetecilik açısından güvenli ve tarafsız yapıyor.





