Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) mensubu kadın milletvekillerini hedef alan sosyal medya saldırılarına karşı ortak bir yazılı açıklama yaptı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Kültür ve Cemevi öncülüğünde yapılan açıklamada, dijital şiddet ve organize linç kampanyaları kınanarak yetkili kurumlara hukuki süreç başlatma çağrısında bulunuldu.
DİJİTAL ŞİDDET VE HEDEF GÖSTERME SALDIRILARI
Son günlerde sosyal medya mecralarında Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup kadın milletvekillerine yönelik yürütülen organize karalama kampanyalarına karşı Alevi kurumlarından sert bir tepki geldi. Demokratik siyaset alanını korumak ve toplumsal barışa katkı sunmak amacıyla yayımlanan bildiride, kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik saldırılar mercek altına alındı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Kültür ve Cemevi öncülüğünde hazırlanan metinde, "Son günlerde sosyal medya mecralarında, Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen hedef gösterici, cinsiyetçi, hakaret içeren ve linç kültürünü besleyen saldırıları kaygıyla takip ediyoruz. Demokratik siyaset alanını zehirleyen bu dil; yalnızca ilgili kadın siyasetçilere değil, aynı zamanda kadınların kamusal alandaki varlığına, ifade özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelmiş açık bir tehdittir. Kadınların siyasette görünür olmasını hazmedemeyen anlayış; nefret söylemini, itibarsızlaştırmayı ve dijital şiddeti bir araç haline getirmektedir. Özellikle kadın milletvekillerinin sistematik biçimde hedef alınması, demokratik toplum düzeni açısından son derece tehlikeli bir noktaya işaret etmektedir. Siyaset kurumu; hakaretin, cinsiyetçiliğin ve düşmanlaştırmanın değil, fikirlerin ve halk iradesinin alanıdır." denilerek mevcut durumun vahameti gözler önüne serildi.
ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN ORTAK REAKSİYONU VE KINAMA
Tarih boyunca ayrımcılık ve nefret dilinin yarattığı tahribatlara tanıklık etmiş olan Alevi örgütleri, toplumsal fay hatlarının derinleşmesini önlemek adına tüm demokratik kamuoyunu ortak bir duruş sergilemeye çağırdı. Kadın kimliği üzerinden yürütülen aşağılama kampanyalarının bir insanlık suçu olduğunu belirten federasyon ve konfederasyonlar, Hacı Bektaş Veli'nin kadim felsefesini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Bizler Alevi kurumları olarak, tarih boyunca ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve nefret diline maruz bırakılmış bir inancın temsilcileri olarak biliyoruz ki; nefret söylemi sıradanlaştırıldığında toplumsal fay hatları derinleşmekte, demokratik yaşam kültürü zarar etmektedir. Bu nedenle kadınlara yönelik dijital şiddetin ve organize saldırıların karşısında sessiz kalmak mümkün değildir. Kadınların siyasette eşit, özgür ve güvenli biçimde yer alması; demokratik toplumun temel koşullarından biridir. Kadın kimliği üzerinden yapılan aşağılayıcı saldırılar yalnızca bireylere değil, toplumun ortak vicdanına yönelmiş saldırılardır. Hiçbir siyasi görüş, hiçbir toplumsal kesim böylesi bir nefret dilini meşrulaştıramaz. Alevi örgütleri olarak; Cumhuriyet Halk Partili kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen cinsiyetçi ve nefret içerikli saldırıları en güçlü biçimde kınıyoruz. Sosyal medya üzerinden yürütülen organize linç kampanyalarının, demokratik siyaseti tehdit ettiğini vurgulıyoruz. Sadece Kadın siyasetçilerin değil, kadınların hayatın her alanında hedef gösterilmesine karşı tüm demokratik kamuoyunu ortak tutum almaya çağırıyoruz. 'Kadınları okumayan milletler ölür.' Hacı Bektaş Veli’nin bu kadim sözünden hareketle; kadınların siyasetten, sanattan ve toplumsal yaşamdan silinmesine yönelik her türlü karanlık odağa karşı ışık olmaya devam edeceğiz."
HUKUKİ SÜREÇ DAVETİ VE İNSAN ONURU VURGUSU
Bildirinin son bölümünde ise cezasızlık kültürünün bu tür organize dijital şiddet eylemlerini daha da tırmandıracağına dikkat çekilerek, yargı organları ve yetkili makamlar göreve davet edildi. Demokratik muhalefeti susturmaya yönelik bu acizlik göstergelerine karşı eşitlik ve adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini beyan eden Alevi kurumları, açıklamayı şu cümlelerle noktaladı:
"Yetkili kurumları; nefret söylemi, dijital şiddet ve hedef göstermeye karşı etkin hukuki süreç işletmeye davet ediyoruz. Aksi halde, cezasızlığın bu saldırıları arttıracağını ve bu yola teşebbüs edenleri cesaretlendireceğini düşünüyoruz. Toplumun tüm kesimlerini ayrıştırıcı değil birleştirici, şiddeti değil demokratik diyaloğu esas alan bir dil kullanmaya çağırıyoruz. İnsan Onuru Kutsaldır. İnancımız gereği '72 millete bir nazarla bakan' ve kadını – erkeği ayırmadan 'can' olarak gören bir öğretiye sahibiz. Kadın kimliği üzerinden yapılan her türlü aşağılama, bizim nazarımızda insanlık suçudur. Fikirlerle baş edemeyenlerin, çareyi kadın kimliğine ve özel hayata dil uzatmakta bulması bir acizlik göstergesidir. Sosyal medya üzerinden yürütülen bu 'linç kültürü' demokratik muhalefeti susturma çabasından başka bir şey değildir. Sorumlu dil çağrısı, siyaset dilinin nefretten arındırılması, eril ve saldırgan üslubun terk edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınların susturulmaya çalışıldığı bir toplumda, demokrasi de susturulur. Eşitlik, adalet ve insan onuru mücadelesi; hepimizin ortak sorumluluğudur."





