CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, kanun teklifindeki bazı düzenlemelere ve son dönemde yargı kararları üzerinden yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“İKTİDARIN YENİ YASAKLARI ESNAFIN TABELASI”
Kanun teklifinin özellikle alkollü içkilerin görünürlüğüne ilişkin hükümlerinin yeni mağduriyetler yaratacağını savunan Coşar, ekonomik kriz ortamında esnaf ve işletmelerin ek maliyetlerle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Teklifin 4’üncü maddesine tepki gösteren Coşar, düzenlemenin teknik bir reklam yasağının ötesine geçtiğini belirterek, “Genel Kurul’da görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 4'üncü maddesiyle gelen düzenleme iktidarın kamu sağlığı ve gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutma iddiasıyla arkasına saklandığı yeni bir yasakçı anlayışın son uygulamasıdır. Bu teklif, alkollü içki reklamına ilişkin teknik bir düzenleme değildir. Bu teklif, vatandaşların yaşam tarzını hedef alan kapsamlı bir müdahaledir” dedi.

“MUĞLAK İFADELER KEYFİ UYGULAMALARA YOL AÇAR”
Kanun teklifinde yer alan bazı ifadelerin belirsizlik içerdiğini dile getiren Coşar, “Marka, logo, amblem, alamet, işaret hatta çağrışım gibi son derece muğlak kavramlarla neredeyse görünürlüğün tamamını yasaklamaya çalışmaktadır. Bu kanun açık ve net olmalıdır, çağrışım ve alamet gibi muğlak ibarelerin yer aldığı kanunda uygulama sorunları yaşanır” ifadelerini kullandı. Farklı şehirlerde ve ilçelerde farklı uygulamaların ortaya çıkabileceğini savunan Coşar, hukuk güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.
“YENİ MALİYETLER ESNAFIN SIRTINA YÜKLENİYOR”
Turizm bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yeni düzenleme nedeniyle ciddi maliyetlerle karşılaşacağını belirten Coşar, “Özellikle turizm bölgelerinde binlerce esnaf ve işletme bu teklifte verilen süre içinde işletmelerinde fiziki değişiklikler yapmak zorunda, AKP'nin yarattığı ekonomik kriz ortamında bunun maliyeti hesaplandı mı? Krizle boğuşan esnaf ve işletmeciler bir yıl içinde hangi parayla işletmelerinde yenileme yapacak? Esnafa ve işletmeciye bu maliyet yüklenemez” sözleriyle düzenlemeye tepki gösterdi.
“MUTLAK BUTLAN DEMOKRASİ TARİHİMİZİN UTANÇ VERİCİ KARARIDIR”
Konuşmasında CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen “Mutlak Butlan” kararına da değinen Coşar, yargının siyasete müdahale ettiğini savundu. Coşar, “Yargıyla siyaseti dizayn eden zihniyet 21 Mayıs’ta demokrasi tarihimizin utanç verici yargı kararlarından birine imza atmıştır. Cumhuriyet Halk Partimizin 38'inci Olağan Kurultayı'nı yok sayıp mutlak butlan kararı verilmiştir. Siyasi Partiler Kanunu ve en önemlisi Anayasa yok sayılmıştır. İlçe, il ve Yüksek Seçim Kurulunun yetkili olduğu konuda yetkisiz mahkeme kanalıyla hukuksuz bir karar verilmiştir. Bu kararla birlikte tüm seçilmişlerin hiçbir garantisi yoktur. Bu hukuksuz karar yetmezmiş gibi kolluk marifetiyle biber gazlarıyla Genel Merkezimize girilmiştir” dedi.
“MİLLET İRADESİNE DOĞRUDAN MÜDAHALE EDİLMİŞTİR”
Yaşanan sürecin siyasallaşan yargının siyaseti şekillendirme girişimi olduğunu öne süren Coşar, “Siyasallaşan yargı ve yargının siyaseti dizayn etme girişimi millet iradesine doğrudan müdahale etmiştir. AKP rejimi 19 Mart yargı darbesiyle önce Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na, sonra Türkiye'nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partimize yargı darbesi yapmıştır. Siyasi iktidarın yetkilileri ısrarla ‘Bu işte dahlimiz yok.’ dese de mutlak butlan kararı sonrası Adalet Bakanının kameralar karşısına geçip olumlu açıklamalar yapması her şeyin itirafıdır.” İfadelerini kullandı.




