Tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 41 sanığın yargılanmasında üçüncü celse bugün başladı. Geride kalan 2 celsece toplam 35 sanığın savunması alınmıştı. Duruşmada bugün Finike Döviz ortakları da savunmalarını yaptı. Erkan Aydemir ve Mustafa Atılgan Gökhan Böcek ve Bülent Çeken tarafından iki parça halinde 70 milyon ve 55 milyon TL’nin dövize çevrilmesi sürecini anlattı.

“MASAK'A ŞÜPHELİ İŞLEM BİLDİRİMİNİ YAPTIK”

Erkan Aydemir, sanık kürsüsünde olmaktan üzgün olduğunu ifade etti. Antalya’da 30 yıldır önemli bir iş insanı olduğunu ifade eden Aydemir, “Birçok firma bizimle çalışır. İşlem hacmimiz çok yüksek. Mete Yapal ve Bülent Çeken isimli şahısları Gökhan Böcek hatırladığım kadarıyla 30 Ekim 2024 tarihinde bize getirdi. Yanlarında koruma da vardı. Döviz bürosunda bir saate yakın kaldılar. Bize 80 milyon TL'lik döviz alacaklarını söylediler. Ben kur miktarını söyledikten sonra anlaştık. 80 milyon TL'yi İBAN numaramıza gönderdiler. Bizde bu sırada döviz satımında almamız gereken nüfus cüzdanı, adres, telefon gibi bilgileri aldık. Ne kadar olduğunu hatırlayamadığım döviz miktarını hazırlayarak bu kişilere verdim. Parayı teslim ettiğimize dair makbuz üzerine imzalarını aldık. Ben parayı ofisten kimin çıkardığını hatırlamıyorum. Döviz satım belgesini düzenleyip miktarın yüksek olması nedeniyle MASAK'a şüpheli işlem bildirimini yaptık” dedi.

“70 MİLYON TL CİVARINDA BİR İŞLEMDİ”

Paraları aldıktan sonra Gökhan Böcek’in 15-20 gün sonra döviz bozdurmak istediğini öne süren Aydemir, “Biz her yıl denetleniriz. Biz bu paranın kaynağını bilme şansımız yok. Nerede kullanacağını sormayız. Para alındıktan sonra 15-20 gün sonra Gökhan Böcek döviz bozdurmak istediğini söyledi. Biz de o kadar para yoktu. 70 milyon TL civarında bir işlemdi. Salih İşleyen’e yönlendirdim, işlemi onları gerçekleştirdi. Dövizi bizim elemanlarımız götürdü. Altın konuşması olmadı. Bir altın bozdurulmadı, döviz üzerinden işlem yapıldı. Ama altın bozdurulmuş gibi bir işlem yapıldı. Ali Yılmaz bizim işlemlerimize karışmaz. Gökhan Böcek’i daha öncelerden tanırım. Ali Yılmaz bu işlemlerde bizi aramadı” diye konuştu.

55 MİLYON TL DEĞERİNDE DÖVİZ ALACAĞINI SÖYLEDİ

Bülent Çeken’in parayı Gökhan Böcek’e teslim edilmesini istediğine dikkat çeken Aydemir, “Bülent Çeken yine sonra 55 milyon TL değerinde döviz alacağını söyledi. Aynı şekilde yapılması istendi. Yine bize bankadan parayı geçtiler. Biz de evrakları imzaladık. Parayı Gökhan Böcek’e teslim etmemi istedi. Bülent Çeken ricası üzerine teslim ettim. Bu 55 milyon TL’yi MASAK’a bildirdik. Bir gün sonra işlemde ben yurt dışında çıkmıştım. Ben o işlemlerde yoktum. Cezaevinde başka bir şey bilip bilmediğimi sordular. Muhittin Böcek söz konusu olunca hatırladım.” ifadesine yer verdi.

“BAZEN 10 MİLYON DAHİ KASAMIZDA OLMAZ”

Finike Döviz’in ortaklarından Mustafa Atılgan, “Ben 1994 yılında Kemer'de bulunan Ali Yılmaz'a ait Süreyya Döviz'de çalışmaya başladım. Ali Yılmaz bize imza yetkisi verildi. Birçok işleri ben sağlarım. Aynı yerde 30 yıldır hizmet ederiz Günlük 400-500 kişi işleme gelir. Yıllık 2 milyar dolar civarında bir işlemimiz var. Bazen 10 milyon dahi kasamızda olmaz. Ürün görevlisi çalıştırmak zorundayız. En az 10 yıl tecrübesi olması gerekir. Özellikle kara para aklanması gibi birçok suçun önlenmesi noktasında personel istihdam ederiz. Sadece vezne görevi yapmaz. Şüpheli işlemi anında tespit eder. Türkiye’de en fazla şüpheli işlem bildiren döviz bürosuyuz. Biz bu suçu asla kabul etmiyoruz. Bülent Çeken’i ilk defa gördük. Bu paralar banka üzerinden geldi. Bu para rüşvet ve kara para olduğunu asla bilmiyoruz. Burada yatırım yapacaklarını söylediler. Biz de Muhittin Böcek’in oğlu olmasından dolayı bir şüphe duymadık” dedi.

“BAŞKANININ OĞLU OLDUĞU İÇİN YARDIMCI OLDUK”

Zeynep Kerimoğlu ve Gökhan Böcek’in kendilerine gelip 70 milyon TL’lik döviz bozdurmak istediklerini belirten Mustafa Atılgan, “Bize gelerek 80 milyon TL değerinde döviz almak istediler. Banka üzerinden gelen paranın kaynağını bilemeyiz. Bu işleri biz Mete Yapar adına yaptık ve imzasını da aldık. Bu para nere gitti bilmeyiz. Gökhan Böcek verildiğini hiç bilmeyiz. Bir insan ne kazanmış olabilir de bunu rüşvet verebilir? Bunu anlamış değilim. Bu paranın gidişinden 20 gün sonra Zeynep Kerimoğlu ve Gökhan Böcek gelerek 70 milyon TL bir döviz bozdurmak istediler. Aynı para olduğunu bilme şansımız yok. O gün hesaplarımızda 5-6 milyon paramız vardı. Biz de Salih Bey’e yönlendirdik. O da ‘1-2 gün içerisinde hallederiz’ dedi. Bunun üzerine bize getirdikleri dövizi Salih Bey’e yönlendirdik. Onlar da Zeynep Kerimoğlu’na parayı verdi. Zeynep Hanım bizden bir altın ya da işlem talebi olmadı. Biz bir şüphe duymadık. Sadece belediye başkanının oğlu olduğu için yardımcı olduk” sözlerine yer verdi.

“GÖKHAN KORUMASI İLE PARAYI ALDI GİTTİ”

Gökhan Böcek’in parayı koruması ile aldığının altını çizen Atılgan, “Bülent Çeken yine bizim işyerimize geldi. 55 milyon TL değerinde bir döviz alacağını söyledi. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi. Payı Gökhan Böcek’e ödemimizi istedi. Gökhan koruması ile parayı aldı gitti. Bu işlemden bir gün sonra yani 27 Aralık 2024 tarihinde öğle saatlerinde ismini bilmediğim şoförü işyerine gelerek bizim bulunduğumuz kata çıktı ve yanında getirdiği yaklaşık 600 bin Euro cinsinden dövizi bıraktı. Gökhan Bey gelecek diyerek işyerinden ayrıldı. Paranın bırakılmasından yaklaşık yarım saat sonra Gökhan Böcek ve eşinin ablası olduğunu öğrendiğimiz Olcay Maktav isimli şahıs ofise geldiler. Söz konusu dövizi bozdurmak istediklerini ancak karşılığını altın bozma işlemi gibi gösterilmek suretiyle Banka hesabına gönderilmesini istediler.” dedi.

“DÖVİZ DEĞİL FİZİKİ ALTIN GELDİ”

Salih Eyiişleyen, “Bize gelen altınların tamamı fizikidir. Bize Finike Döviz’dan döviz değil fiziki altın geldi. Gelenlerin hepsi altındır. Bu 79.9 milyon işlemi MASAK’a bildirmedim. Mustafa ve Erkan abiye güvenirim. Onlara güvendiğim için olayı şüpheli görmedim” dedi. Kanal V’nin sahibi Okan Kaya’nın eşi Birsen Kaya ise son ifade veren kişi oldu. Kaya, 3 gün gözaltında kaldığını söyledi. Kaya, “Daha sonra serbest bırakıldım. 2015 yılında şirketlerin ortaklığından ayrıldım. Kaynağını bilmediğim bir ödeme olmadı. Benim olaylarla ilgili bilgim yok. Tarafları tanımam” sözlerine yer verdi.

Bu savunmanın ardından duruşmanın öğleden önce celsesi başladı. Saat 13.30’dan sonra yeniden başlayacak.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN