Antalya’da kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürüten araştırmacı Orhan Deniz Kaplan, Antalya Hayvanat Bahçesi sınırları içerisinde yer alan ve savaş dönemine ait olduğu değerlendirilen siperleri görüntüledi. Yerden ve havadan çekilen fotoğraflarla kayıt altına alınan siperler, Antalya Kültür Envanteri arşivine eklendi.

HAYVANAT BAHÇESİNDE SİPER

Orhan Deniz Kaplan, yaptığı açıklamada, söz konusu yapıların kentin savunma geçmişi açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Hemen burnumuzun ucunda, günümüzde Antalya Hayvanat Bahçesi sınırları içerisinde bulunan ve savaş yıllarında kazıldığı değerlendirilen siperleri yerinde ziyaret ettik. Bu alanları hem yerden hem de havadan fotoğraflayarak arşivimize kazandırdık” dedi.

TANITMAK İÇİN GÖRÜNTÜLEDİ

Kaplan, siperlerin Antalya’nın özellikle savaş yıllarında stratejik bir kent olduğunun göstergesi olduğunu vurgulayarak, “Antalya’nın I. Dünya Savaşı’ndaki rolünün en önemli tanıklarından olan ve düşman askerlerinin Antalya ve çevresini kuşatmasını engelleyen bu siperleri, başta Antalya halkı olmak üzere tüm Türkiye’ye tanıtmaya çalışacağız” diye konuştu.

ATATÜRK ÖNLEM ALDI

Kaplan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflar kısa sürede büyük ilgi görürken, paylaşıma yapılan yorumlar da dikkat çekti. Galip Yıldırım siperlerin tarihine ilişkin farklı bir görüş dile getirerek, “Ben Lara’dakileri biliyorum, Kepez’dekileri bilmiyordum. Ancak bunların I. Dünya Savaşı’ndan ziyade II. Dünya Savaşı öncesinde açılmış olabileceğini sanıyorum. Mussolini’nin Antalya üzerindeki emelleri biliniyordu ve Atatürk bu tehditlere karşı ciddi önlemler almıştı.” ifadelerini kullandı.

FARKLI BİR GÖRÜŞ

Yıldırım, 1935-1942 yılları arasında Antalya’da askeri hazırlıkların yoğunlaştığını belirterek, “Babam Antalya Lisesi’nde okurken lise ve hatta ortaokul öğrencileri Lara’da yatılı askeri kamplarda silahlı eğitim alıyordu. Kız öğrenciler de silahlı askerlik eğitimi görüyordu. Bu siperler de o yıllarda kazılmış olabilir. Bu önlemler II. Dünya Savaşı bitene kadar sürmüştür.” dedi. Orhan Deniz Kaplan ise bu görüşlerin araştırmaya değer olduğunu belirterek, siperlerin kesin tarihinin yapılacak akademik ve arşiv çalışmalarıyla netlik kazanacağını söyledi.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN