Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayları Davut Çetin, Hatice Öz, Berkay Bahar ve Reşat Güney, Antalya Dayanışma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Başkan adaylarına kendilerini, geçmiş çalışmalarını ve projelerini anlatmaları için 30’ar dakika süre verildi. Adaylar, kendilerine ayrılan süre içerisinde Antalya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini, ATSO’ya yönelik projelerini ve yönetim anlayışlarını anlattı. Toplantının ardından başkan adayları katılımcıların sorularını da yanıtladı.
ÖZ: “ATSO DÖNÜŞÜME ÖNCÜLÜK ETMELİ”
ATSO Başkan Adayı Hatice Öz, 33 yıllık ticaret hayatına vurgu yaparak, bu süreçte sürekli sahada yer aldığını ve farklı sektörlerin sorunlarını yakından gözlemlediğini söyledi. Öz, “Antalya hak ettiği yerde değil. Antalya’nın hak ettiği yerde olması gerekiyor. Her şey çok hızlı değişiyor. Dünya değişiyor, iş dünyası değişiyor. Dijitalleşmenin hayatımızın her alanına girdiği bir dönemde yapay zekâ da artık yalnızca bir teknoloji başlığı olmaktan çıkıp işletmelerin merkezine yerleşiyor.” dedi.

“KRİTİK BİR NOKTADA BULUNUYOR”
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün’ün haberine göre; yapay zekânın işletmeler açısından yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını belirten Öz, “Yapay zekânın işletmelerde etkin şekilde kullanılması, yalnızca teknolojik bir dönüşüm açısından değil, operasyon maliyetlerinin düşürülmesi ve işletmelerin sürdürülebilir hale gelmesi açısından da büyük önem taşıyor. Bu dönüşüm, Antalya iş dünyasının geleceği açısından da kritik bir noktada bulunuyor” ifadelerini kullandı.
“GÜÇLÜ BİR ATSO, GÜÇLÜ ÜYELERİYLE MÜMKÜN OLABİLİR”
Dünyada ve iş dünyasında yaşanan değişimin ATSO’nun yapısına da yansıması gerektiğini belirten Öz, “Tüm dünya ve iş dünyası değişirken Ticaret ve Sanayi Odası’nın aynı kalması mümkün değil.” dedi. Öz, “Ticaret ve Sanayi Odaları yalnızca bilgi veren, evrak düzenleyen veya aidat ödenen kurumlar olmamalı; üyelerini güçlendiren, onların önünü açan ve işletmelerin dönüşümüne öncülük eden yapılar haline gelmeli. Güçlü bir ATSO, güçlü üyeleriyle mümkün olabilir. Bunun için de ATSO’nun öncelikle üyelerini yakından tanıması ve doğru verilerle hareket etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

“FİNANSMANA ERİŞİM ÖNEMLİ SORUN”
Sahada farklı sektörlerin kendine özgü sorunları olduğunu belirten Öz, sektörler arasında ortaklaşan sorunların başında nitelikli personel ve finansmana erişimin geldiğini söyledi. Öz, “Tarımda da turizmde de ticaret hayatının diğer alanlarında da nitelikli ve yetenekli çalışan ihtiyacı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Burada yalnızca personel yetiştirmekten söz etmiyoruz. Çalışma arkadaşlarımızı yalnızca birer işçi olarak değil, işletmelerin gelişimine katkı sunan değerli paydaşlar olarak görmemiz gerekiyor. Nitelikli ve yetenekli personel yetiştirmek de ATSO’nun görevlerinden biri olmalı.” diye konuştu.
“DİJİTALLEŞMEDEN BAŞLAYACAĞIZ”
Finansmana erişim sorununa da dikkat çeken Öz, “Bir diğer ortak sorunumuz ise finansmana erişim. Türkiye’de işletmeler çoğu zaman teminat gösterebildikleri ölçüde krediye ulaşabiliyor. Ancak Avrupa ve Amerika'daki finansman modellerinde farklı yaklaşımlar da bulunuyor.” ifadelerini kullandı. Öz, işletmelerin gelecekte yaratacağı değerin de finansman süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Dolayısıyla Antalya iş dünyasının geleceğini konuşurken yalnızca mevcut sorunlara değil, işletmelerimizin gelecekte yaratacağı değere de odaklanmamız gerekiyor.” dedi. Dijitalleşmenin Antalya ekonomisi açısından önemli bir risk olduğunu savunan Öz, “Önce üyelerimizi iyi tanıyacağız. Dijitalleşmeden başlayacağız. Antalya’nın en büyük ekonomik riski dijitalleşme olacak. Dijitalleşme çağına uyum sağlayamayan yok olacak.” diye konuştu.
“NASIL YAPACAĞIMIZI ANLATACAĞIZ”
Öz, Antalya’da 12 ay turizm hedefinin de somut projelerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Sadece isim olarak değil. Değiştirilmesi gereken şeylerden bir tanesi kelimelerin içerisinin boşaltılması değil, içerisinin doldurulmasıdır. 12 ay turizm diyoruz ama nasıl yapacağımızı anlatacağız.” ifadelerini kullandı.
BAHAR: “ANTALYA’NIN ÇOK CİDDİ SORUNLARI VAR”
ATSO Başkan Adayı Berkay Bahar da konuşmasına kendisini tanıtarak başladı. Antalya’nın çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Bahar, ATSO’nun kentin sorunlarıyla dertlenen ve çözüm üretmek için tüm paydaşları bir araya getiren bir kurum olması gerektiğini söyledi. 50 yaşında olduğunu ve inşaat mühendisi olduğunu belirten Bahar, TSYD üyesi olduğunu ve iki dönemdir ATSO’da başkan yardımcılığı görevini yürüttüğünü ifade etti. Bahar ayrıca Antalyaspor’da 7 yıl yöneticilik, 5 yıl da başkan yardımcılığı yaptığını söyledi.

“CİDDİ BİR TRAFİK SORUNU VAR”
Bahar, “Antalyaspor benim için çok değerlidir, kalbimde her zaman ayrı bir yeri vardır. Öncelikle Antalya’nın çok ciddi sorunları olduğunu düşünüyorum. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nı da bu sorunlara eğilen, Antalya’nın meseleleriyle dertlenen ve çözüm üretmek için birlikte çalışan önemli bir kurum olarak görüyorum.” dedi. Antalya’nın gelecekte karşı karşıya kalabileceği sorunlara da dikkat çeken Bahar, su, trafik ve kentsel dönüşüm başlıklarını öne çıkardı. Bahar, “Bunu her yerde söylüyorum. Örneğin Antalya’nın 2040 yılında ciddi bir su sorunu yaşayacağı ifade ediliyor. Antalya’nın çok ciddi bir trafik sorunu var. Kentsel dönüşüm konusunda da şehrin çok kapsamlı bir çalışmaya ihtiyacı bulunuyor. Bize, ‘Antalya Ticaret ve Sanayi Odası trafik konusunda ne yapabilir? Bu Karayollarının, Ulaştırma Bakanlığının ya da belediyelerin işi’ deniliyor. Ben ise bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü trafik, Antalya’daki esnafın da işletmelerin de sorunudur.” diye konuştu.
“7 BİN MÜTEAHHİDİMİZ VAR”
ATSO bünyesindeki meslek komitelerinin kentsel dönüşüm konusunda önemli birikime sahip olduğunu belirten Bahar, farklı meslek gruplarının ortak bir platformda buluşturulması gerektiğini söyledi. Bahar konuşmasına şöyle devam etti: “ATSO’nun 43. Komitesi olan Mimarlık Komitesi’nde yaklaşık 500 mimarımız var. 44. Komite olan Mühendislik Komitesi’nde ise yaklaşık bin 200 mühendis bulunuyor. Çevre mühendisleri, şehir plancıları ve peyzaj mimarları da bu komitelerimizin içerisinde. Bunun yanında yaklaşık 7 bin müteahhidimiz var.” Bahar, “Dolayısıyla Antalya’da kentsel dönüşümü konuşacaksak, bu konu Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın da masasında olmalı. Şehrin bütün paydaşları bu masada yer almalı.” dedi.
“TURİZMİ 12 AYA YAYMAK ZORUNDAYIZ”
Antalya turizminin çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Bahar, kentin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasitede olmasına rağmen kendi markalarını yeterince oluşturamadığını söyledi. Bahar açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bir başka konu da Antalya’nın turizmi. Bu yıl Altın Portakal’ın 63’üncüsü gerçekleştirilecek. Dünyaya baktığımızda Antalya’nın çok büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabildiğini görüyoruz. EXPO 2016’yı bize veriyorlar, COP31’i bize veriyorlar, NATO toplantılarını, G20’yi Antalya’ya getiriyorlar. Ancak bizim Antalya olarak kendimize ait oluşturduğumuz, dünyaya mal olmuş kaç tane organizasyonumuz var? Antalya’nın turizmi giderek mayıs ile eylül sonu arasına sıkışıyor. Turizmi 12 aya yaymak için çok ciddi çalışmalar yapmak zorundayız.”
“RESTORANLARIN TAMAMI DOLUYDU”
Gastronomi turizminin önemine de değinen Bahar, Korkuteli’ndeki yağlı güreş organizasyonundan örnek verdi. Bahar, “Geçtiğimiz hafta yağlı güreşlere gittim. Korkuteli’ndeki restoranların tamamı doluydu. Bu bize çok önemli bir şey söylüyor. Gastronomi ve turizmin 12 aya yayılması konusunda ciddi bir potansiyelimiz var. Ben çocukken bu şehre ‘Bu turist neden gelmiyor?’ diye soruyorlardı. 51 yaşıma geldim, hâlâ ‘Bu turist neden gelmiyor?’ diye soruyoruz. Ben de artık şunu soruyorum: Niye gelsin? Biz ne sunuyoruz?” dedi.

“ANTALYA’DA BİR CADDEMİZ YOK”
Antalya’nın şehir merkezindeki ticari ve sosyal yaşamının da geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Bahar, “Antalya’da bir caddemiz yok. Gastronomi deneyimi sunamıyoruz. Çok lüks bir restoran ya da çok lüks bir mağaza açmak istesek, ‘Şu caddede açabiliriz’ diyebileceğimiz bir yer bile gösteremiyoruz.” dedi. Altıntaş bölgesine de değinen Bahar, “Altıntaş diye bir bölge oluşturduk. Altını gitti, taşı bize kaldı. Altyapıdan bahsediliyor. Altyapıyı çözmek kolaydır. Çünkü altyapının altında ne olduğunu değiştiremezsiniz.” ifadelerini kullandı.m Bahar, ATSO’nun yeni dönemde bütün tarafları bir araya getiren bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini belirterek, “Kocaman bir masa kuracağız. O masanın üzerinde herkesin doyacağı kadar yemek, herkesin oturacağı kadar koltuk olacak. Kimseyle kavga etmek gibi bir niyetimiz yok. Bizim amacımız Antalya’ya değer katmak.” dedi.
ÇETİN: “DOSTLUKLARIN BAKİ KALMASI LAZIM”
Toplantıda konuşan Davut Çetin, ATSO’da geçmiş dönemlerde birlikte görev yaptığı başkan ve yönetim kurulu üyelerine değinerek seçimlerin geçici, dostlukların ise kalıcı olması gerektiğini söyledi. Çetin, konuşmasına şöyle başladı: “Buradaki birçok başkanla, birçok arkadaşımızla beraber çalıştık. TOBB başkanlarımız var, onlar da bizim çalışma prensibimizi ve neler yaptığımızı çok iyi biliyorlar. Çünkü birçok projede beraber çalıştık, beraber hareket ettik, şehir için beraber mücadele ettik. Seçimler gelir geçer, dostlukların baki kalması lazım. Ben Ali Rıza Başkan’ı çok iyi hatırlarım. Bir dönem Ali Rıza Başkan’ın karşısında Çetin Başkan’la beraber mücadele ettim. Bugün Ali Rıza Başkan’la tekrar aynı yolda yürüyoruz. İsmail Bilal Bey’le de öyle. Birçok arkadaşımla aynı durumdayız. Yani her seçim döneminde karşı karşıya gelinebilir, daha sonra beraber olunabilir. Çünkü burada biz takım tutmuyoruz, parti tutmuyoruz. Biz Antalya’nın menfaatleri için beraber hareket ediyoruz. Bütün mesele bu. Burada seçimlerin kırgınlıklara sebep olmaması gerekiyor.”

“BU BENİ ÇOK ÜZÜYOR”
ATSO’da 1999 yılında meclis üyeliğiyle başlayan sürecini anlatan Çetin, geçmiş seçim dönemlerinde yaşanan rekabetin seçimlerin ardından yerini birlikte çalışmaya bıraktığını belirtti. Çetin, “Ben 1999 yılında bu odaya geldiğimde, o zaman 66 meclis üyesi vardı. Tunay Abi’yle beraber rahmetli Tunay Altınpınar’ı destekledik. Seçim bitti, kol kola girdik ve yine çalışmaya başladık. Nafiz Bey de vardı, çok iyi hatırlar. Arkasından Menderes Bey başkan oldu. O çekildikten sonra yine meclis, hiç kırılmadan, dökülmeden aynı insanlar beraber çalışmaya başladı. Maalesef bir süredir ciddi bir ayrışma yaşıyoruz ve bu beni çok üzüyor.” dedi.
“ATSO İTİBARİ ZEDELENDİ”
Çetin, ATSO’daki ayrışmanın Antalya açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Bu şehirde yaşayacağız, bu şehirde çalışıyoruz ve bu şekilde beraber hareket ediyoruz. Bu ayrışmaların bu şekilde olmamasını diliyorum.” dedi. Bir önceki seçim döneminin sert geçtiğini de ifade eden Çetin, “Seçim biraz sert geçti ve odanın itibarı da bir ölçüde zedelendi. Hepiniz biliyorsunuz.” diye konuştu.

“UZLAŞMAK İÇİN UĞRAŞTIM”
Çetin, adaylığını açıklamadan önce seçim sürecinin daha fazla ayrışmaya yol açmaması için tek aday üzerinde uzlaşılması yönünde girişimde bulunduğunu açıkladı. Çetin, “Adaylığımı açıklamadan önce tek aday üzerinde uzlaşılması yönünde teklif götürdüm.” diyerek şunları söyledi: “Ben aday değilim. Oturalım, ortak bir akılla hep beraber bu kırgınlığı, bu kavgayı, bu seçim çekişmesini bir yana bırakalım dedim. Elimizde çok genç, çalışkan arkadaşlar var. Biraz daha gençlere devretmemiz lazım. Bir yerde müşterekte anlaşırız. Biz burayı toparlarız, bundan sonra da gençlere teslim ederiz, arkadaşlarımız yürür dedik. Ama maalesef yanıt alamadım.” Bu girişim için yaklaşık altı ay çalıştığını ifade eden Çetin, “Bunu açık ve net söylüyorum. Ben altı ay uğraştım bunu yapmak için. Arkasından aday açıklandı. Ben yine aday değildim.” dedi.
“DÖRT YILDIR SEÇİM ÇALIŞIYORUZ”
ATSO’nun son dört yıllık dönemine yönelik eleştirilerde de bulunan Çetin, odanın daha fazla proje üretmesi gerektiğini savundu. Çetin, “Dışarıdan baktığınızda hepiniz odanın dört yıldır ne halde olduğunu, hangi projeleri yaptığını, nelerle gündeme geldiğini görüyorsunuz. Maalesef dışarıdan 7,5 sene başkanlık yapmış, yedi sene de yönetim kurulu başkan vekilliği yapmış bir arkadaşınız olarak insanın bazen içi acıyor. Birçok proje yapmak mümkünken biz dört yıldır seçim çalışıyoruz. Oda maalesef seçim çalışıyor. İçimiz acıyor.” ifadelerini kullandı. Çetin ayrıca seçim sürecine ilişkin değerlendirmesinde Yüksek Seçim Kurulu kararına da değinerek, “Yüksek Seçim Kurulu yetkisiz bir şekilde seçime müdahale etti. Geldiğimiz hukuk düzeninde karar verildi.” dedi.
GÜNEY: “KİMSENİN ADAMI DEĞİLİZ”
ATSO Başkan Adayı Reşat Güney ise konuşmasında Antalya ekonomisinin mevcut durumunu, sektörlerin yaşadığı sorunları ve ATSO’daki seçim sürecini değerlendirdi. Antalya ekonomisinin turizm ve tarım ağırlıklı bir yapıya sahip olduğunu belirten Güney, kentin Türkiye ihracatındaki payına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güney, “Antalya’nın ekonomisinin turizm ve tarım üzerine kurulu olduğu bilinir. Türkiye ihracatı içinde Antalya’nın tarım ihracatının binde 2,5’ini oluşturuyor. Sanayi ve tarım ihracatı 2 milyar doların üzerinde. Türkiye’nin toplam ihracatı yaklaşık 300 milyar dolar. Bu da Antalya ihracatının, Türkiye’nin binde 3’üne tekabül ettiğini gösteriyor.” dedi.

“KİMSENİN ADAMI DEĞİLİZ”
Turizm başta olmak üzere Antalya’nın temel sektörlerinde sorunlar yaşandığını savunan Güney, “Turizm son 6 yılda sürekli kan kaybediyor. Tarım, sanayi ve inşaat da aynı şekilde. Şu anda elimizde iş yapan sadece kafe ve restoranlar kaldı.” diye konuştu. ATSO’da uzun süredir görev yapan isimlerin kentin ekonomik sorunlarına yeterli çözüm üretemediğini ileri süren Güney, mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. Güney konuşmasını şöyle tamamlandı: “Ülke ve Antalya ekonomisi böyleyken ATSO’da aynı isimler yönetimlerde yer almasına rağmen çözüm üretemedi. Aynı ekip bölünüp rakip aday olurken biz yeni bir ekip olarak beyaz liste ile yola çıktık ve kimsenin adamı değiliz.” ifadelerini kullandı.




