Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) tarafından düzenlenen Basın Sohbetleri organizasyonun ekim ayındaki konuğu Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can oldu. Can, Antalya’nın ihracat rakamlarına ve sektörde yaşana sorunlara değindikten sonra gazetecilerin sorularına yanıt verdi.

EKİM AYININ İLK KONUĞU OLDU

Toplantıda söz alan AGC Başkanı İdris Taş, Basın Sohbetleri organizasyonun önemine dikkat çekerek, “Daha önce düzenlenmesi planlanan Basın Sohbetleri organizasyonun konuğu Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can olacaktı. Fakat bazı aksaklıklardan dolayı bu organizasyon gerçekleşmedi. Bugüne nasip oldu. Yine sözümüzün arkasındayız. Ne zaman başladık? İlk başladığımızda basın toplantımızda ilk konuğumuz ‘Mehmet Ali Can Bey’ olacak demiştik ve gördüğünüz gibi bu yılın ilk konuğu o oldu. Son derece önemli bir görevi var. Antalya ekonomisinde, Antalya'nın dışa açılımında katkı yapan önemli bir birlik. Bizim de basın sohbetlerindeki amacımız; basın ve toplum arasındaki bağı güçlendirmek, kentin sorunlarını ekrana, gündeme getirmek için sık sık bu buluşmaları gerçekleştireceğiz. Mehmet Ali Can Bey’e e davetimize icabet ettiği için bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi.

MERHUM SAVCI GADEM TAŞ’I ANARAK BAŞLADI

Yakın bir zamanda hayatını kaybeden Savcı Gadem Taş’ı anarak konuşmasına başlayan Can, “Değerli basın emekçisi arkadaşlarım, sizlerle burada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetimi ve kendi adıma hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Tabii bu program daha önce planlanmıştı, bu vesileyle Gadem Taş arkadaşımıza da tekrar Allah'tan rahmet diliyorum, başımız sağ olsun tekrardan. Tabii bizler nisan ayında yapılan seçimden sonra buranın özelliğinden bahsetmek istiyoruz. Burası bizim için, benim için önemli bir yer. Adaylık tanıtımımızı, ilk toplantımızı burada yapmıştık. Geçenlerde de yine ihracat rakamlarımızı bu şehirde duyurduk. Dolayısıyla biz burayı çok seviyoruz Başkanım, çok güzel ve nezih bir ortak... Önceki burası... Deniz için sizlere de teşekkür ediyorum” dedi.

“2 MİLYAR 352 MİLYON DOLARA ULAŞMIŞ DURUMDAYIZ”

Şu anda bölgenin 2 milyar doları aşan bir ihracat geliri olduğuna dikkat çeken Can, “Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği bölgesel bir birlik. Aslında Antalya İhracatçılar Birliği'nin ilk kuruluşu 1968, ama 2011 yılında bölgesel birliğe döndü ve Antalya, Burdur, Isparta'yı üç şeyi kapsıyor ve 25 farklı sektörün barındığı bir çatı birlik konumunda. Baktığımız zaman 15 Ekim itibariyle 2 milyar 352 milyon dolar gibi bir ihracat rakamına ulaşmış durumdayız. 2 milyar 352 milyon tekrarlıyorum. Bölgemizin lokomotif sektörleri, her zaman söylediğimiz gibi yaş meyve sebze, mermer, ağaç orman ürünleri, kimyevi maddeler ve demir-demir dışı metaller diye devam ediyor” diye konuştu.

YAŞ MEYVE SEKTÖRÜNDEKİ SIKINTILARA DEĞİNDİ

Antalya’nın en büyük ihracat kaynağının yaş meyve ve sebze olduğunu belirten Can, “Yaş meyve sektörümüz şu an itibariyle 702 milyon dolar civarına ulaşmıştır. Aynı döneme kıyasladığımız da yüzde 27'lik bir artış görülmektedir. Hedefimiz ilk defa bir sektörde 1 milyar doları yakalayabilmek, bu bizim için önemli bir eşik. Bölge birlik olarak 3 milyar dolar, herhangi bir sektörde de 1 milyar doları yakalamak bizim için çok önemli bir eşik. Bunun için de umarım her şey beklediğimiz gibi yolunda gider ve 1 milyar dolar seviyesini aşarız” şeklinde konuştu.

“15-20 BİN DOLARLARI BULMASINDAN ENDİŞE DUYUYORUZ”

Yaş meyve sektöründe lojistik açıdan ciddi sorunlar olduğunu vurgulayan Can, “Şu anda özellikle yaş meyve sebze sıkıntısının ciddi bir lojistik problemi var. Çevremizde oluşan savaşlar, Ukrayna savaşının bize yansıması, Karadeniz'de roro seferleri yapan gemilerimiz Samsun'dan Rusya'ya devam eden seferlerimiz şu an itibariyle durdu. Orada 4 tane gemimiz, bir tanesi insanı ziyaretimizi kaybetti. Ülkeler düzeyinde Karadeniz'de güvenli bir hat oluşturmak için çalışmalar devam ediyor. Bu bizim özellikle yaklaşan örtü altı sezonunuzu yakından ilgilendiriyor. Çünkü karayoluyla altyapınız yetersiz. Bizim yaptığımız ihracatı tırlarla karayoluyla gemi seferi olmadan Rusya'ya ulaştırmanız hem çok maliyetli hem de altyapınız yetersiz. Her ne kadar tır fiyatları düşmüş olsa da bugün 5-6 bin dolar olan Rusya sefer fiyatı 12 bin dolarlara geldi ve sezon başlamadı. Narenciye sezonu yavaş başladı, domates sezonumuz daha başlamadı, ser sezonda başlamadı. Oysa bu fiyatların 15-20 bin dolarları bulmasından endişe duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

BULGARİSTAN’DA BEKLEMEK İHRACATA ZARAR VERİYOR

Bulgaristan sınırında beklemelerin 72 saate kadar çıktığını ve bu durumun ihracata ciddi zarar verdiğini kaydeden Can açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Şu an Bulgaristan kapılarındaki sınır yoğunluğu. Burada geçiş belgesinin bitmesinden kaynaklı bir yoğunluk var. Dolayısıyla burada beklemeler 72 saate kadar çıkmış durumda. Belge olmadığı için tırlar orada bekliyor. Yaptığımız görüşmeler sonucunda geçen hafta 10 bin ek belge alındı ve muhtemelen bugün en geç yarın dağıtılmasını bekliyoruz. Oradaki yoğunluğun bu noktada azalmasını umut ediyoruz. İkinci en büyük sektörümüz maden sektörümüz, özellikle burada da mermer ön plana çıkıyor. Mermerle ilgili baktığımız zaman şu ana kadar yaptığımız yüzde 5 oranında bir artışla 415 milyon doları bulmuş durumda. En son İtalya'da mermer mermer fuarına katıldık ve Çin'e bir heyetimiz var. 7 günlük bir şeyi kapsayan. Her sektörümüz bizim için önemli ama lokomotif sektörlerimizle ilgili çalışmalarımıza daha çok dikkat ediyoruz ve arttırmaya çalışıyoruz.”

“BU BİRAZ DA BALIK TUTMAYA BENZİYOR”

Mobilya sektörünün de her geçen büyüdüğüne ve şu anda en büyük alıcının Almanya olduğunu ifade eden Can, “Üçüncü en büyük sektörümüz mobilya, 273 milyon dolar civarında şu anda 15 Ekim itibariyle rakamımız. 176 ülkeye ve bölgeye ihracat yapmış durumdayız. En büyük pazarlarımız sırasıyla bakacak olursak. 1. sırada Almanya geliyor 236 milyon dolarla. 2. sırada bizim için bazen soruluyor. Heyetleri, ticari heyetler, fuar katılımlarını elçi çıktısını alıyor musunuz? Sonucunu görebiliyor musunuz? Bu biraz da balık tutmaya benziyor. Sürekli olta atıyorsunuz ama bazen bir balık geliyor bazen hiçbir şey gelmeden eve dönüyorsunuz” dedi.

HEDEF 200 MİLYON DOLAR

Çin ve Amerika pazarında da Türkiye’nin güçlü bir konuma geldiğine vurgu yapan Can, “Bu noktada bizim ikinci şu an Çin'den bir pazarımız Amerika Birleşik Devletleri. 2010 yılında 12 milyon dolar olan ihracatımız bugün itibariyle yüzde 27,89'luk bir artış ve 188 milyon doları bulmuş durumda. 200 milyon doları yıl sonu itibariyle geçeceğimizi öngörüyoruz çok rahat bir şekilde. Biz 12 milyon dolardan 200 milyon dolar gibi bir seviyeye çıkması zaman alan, ticari heyetler, bölgeler ve fuarlarla gerçekleşen bir pazar. Buna örnek olarak Amerika pazarını gösterebiliriz. Bu bizim için çok önemli bir pazar. 3. sırada 174 milyon dolarla Çin geliyor. Çin özellikle bu lokomotif mermer mermer konusunda Çin en büyük pazarımızın birisiydi. Fakat Çin'deki yaşanan gelişmeler artık biraz da savaş ekonomisi gibi geçmesiyle beraber biraz pazar algımız oldu. Bunu Yunanistan'la doldurmaya çalışıyoruz” sözlerini kullandı.

“SAVAŞIN ETKİLERİYLE VE MALİYETLERLE BİRAZ ZORLANSAK DA…”

Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaşın etkilerini aktaran Can açıklamasını şu ifadelerle son verdi:

“4. sırada Rusya Federasyonu var. Tabii savaşın etkileriyle ve maliyetlerle biraz zorlansak da eksi 2 milyon dolarla 4. sırada yerini koruyor. Ve 5. sırada Romanya bizim için yine önemli bir pazar. 90 milyon dolarlık. Biraz Romanya yer alıyor. Almanya'ya en fazla ihraç ettiğimiz ürünlere baktığımız zaman yaş meyve sebze yılın başında da 66 milyon dolarlık biber ve 50 milyon dolar biraz fişine gibi devam eden şeyler var. Amerika'da en büyük ihracatımız maden, mermer, savunma sanayi, havacılık gibi çeşitli sektörlerimizine devam ediyor.“

Muhabir: Tahsin Can Önalp