Fon vurgunu iddialarının kamuoyunda tartışıldığı süreçte DEVA Partisi Kepez İlçe Başkanlığı, resmi sosyal medya hesabından yaptığı yeni değerlendirmeyle yaşananlara tepki gösterdi. İlçe Başkanlığı, mevcut tabloya ilişkin mesajında “TOPYEKÛN soyuluyoruz. Ve ne yazık ki sadece izliyoruz.. Birşeyleri değiştirmeye umarım geç kalmış olmayız..” ifadelerine yer verdi.

İlçe Başkanlığı’nın gündeme getirdiği bu değerlendirme, sermaye piyasaları üzerinden şirketlere kaynak aktarılması ve fonlarda toplanan paraların ekonomiye kazandırılması konusundaki daha önceki tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu kapsamda DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın geçmişte yaptığı ve sermaye piyasalarının işleyişi ile fonlarda biriken kaynakların kullanımına ilişkin değerlendirmeleri yeniden hatırlatıldı.

BABACAN: “SERMAYE PİYASALARI DEVLETLER TARAFINDAN DESTEKLENMELİDİR”

Ali Babacan’ın daha önce yaptığı değerlendirmede sermaye piyasalarının şirketlere ortak olma yoluyla finansman sağladığını ve Türkiye’nin kalkınması ile büyümesi açısından önemli bir işlev taşıdığını ifade ettiği görüldü. Babacan, G20 Akil İnsanlar Grubu olarak toplam 16 iktisatçının imzasıyla yayınlanan bir rapora da değinerek, söz konusu çalışmada kendisinin de imzasının bulunduğunu belirtmişti.

Babacan, geçmişteki değerlendirmesinde, “Bu 16 kişiden birisi de benim. Sermaye piyasaları devletler tarafından desteklenmelidir. Faize dayanan borç alacak da çaydırılmalıdır. Ancak ekonomiler böyle sıhhatli büyür dedik. Bunu bütün dünyaya karşı olarak yayınladık” ifadelerini kullanmıştı.

“15-25 MİLYAR DOLAR ŞİRKETLERE SERMAYE OLARAK GİRSEYDİ”

Babacan’ın geçmişte yaptığı değerlendirmede öne çıkan başlıklardan biri de sermaye piyasalarında toplanan kaynakların şirketlere sermaye olarak aktarılması olmuştu. Babacan, sistem içerisinde toplanan 15-25 milyar doların dolandırıcıların eline geçmemesi ve akıllıca teşvik yöntemleriyle şirketlere yönlendirilmesi halinde Türkiye’de sanayi kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebileceğini savunmuştu.

Babacan bu değerlendirmesinde, “Şimdi bütün bu sistemde toplanan bu 15-25 milyar dolar eğer dolandırıcıların eline geçmeseydi, akıllıca teşvik yöntemleriyle şirketlere sermaye olarak girmesi sağlansaydı, bugün Türkiye'de tek bir fabrika kapanmazdı” demişti.

Ali Babacan Antalya 2

“30 YILLIK, 40 YILLIK SANAYİ KURULUŞLARI ÇALIŞMAYA DEVAM EDERDİ”

Babacan’ın aynı değerlendirmesinde şirketlerin sermaye piyasalarına çıkmasının, halka arz ve ikinci arz süreçlerinin teşvik edilmesinin kaynakların doğrudan şirketlere aktarılmasına katkı sağlayacağını ifade ettiği görüldü. Babacan, bu sürecin sanayi kuruluşlarının finansmana erişimini güçlendireceği yönündeki değerlendirmesini, “Derdiniz ki, bakın şu şu şirketler sermaye piyasasına çıkacak. Halkı arz olacaklar, ikinci arzlar olacak diye teşviklerle bu kaynaklar şirketlere girseydi, bugün sanayicilerimiz dimdik ayaktaydı” sözleriyle dile getirmişti.

Babacan, geçmişteki sözlerinin devamında ise “30 yıllık, 40 yıllık sanayi kuruluşları tıkır tıkır çalışmaya devam ederdi” ifadelerini kullanırken, kaynakların şirketlere aktarılması halinde Türkiye’nin ihracatının da güçlü şekilde ayakta kalacağını belirterek, “Ülkenin ihracatı dimdik ayaktaydı” ifadelerini kullanmıştı.

Muhabir: Tahsin Can Önalp