Elmalı ilçesinde son yıllarda etkisini giderek artıran kuraklık, yeraltı su seviyelerindeki dramatik düşüş ve Avlan Gölü’nün kurumasıyla birlikte örtü altı tarıma verilen devlet destekleri tartışma konusu oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı (KKYDP) kapsamında yüzde 50 hibe ile 33 dekar örtü altı sera kurulumunun tamamlanması, özellikle meyve üreticileri ve bölge halkının sert tepkisine neden oldu.
SADECE 6 AY ÜRÜN ALINIYOR
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre, Antalya’da sahil kesimlerinde yoğunlaşan seracılık faaliyetleri son yıllarda yayla bölgelerine doğru kaymaya başladı. Yılın yalnızca 5–6 aylık döneminde üretim yapılan Elmalı ve Korkuteli gibi yüksek rakımlı ilçelerde sera sayısındaki hızlı artış, bölgede zaten sınırlı olan su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı. İlçede birkaç yıl öncesine kadar 25–30 metre derinlikten çıkarılabilen yeraltı suyunun bugün 180–200 metreye kadar indiği gündeme geldi.

AVLAN GÖLÜ ÇÖL OLDU
Bölgenin en önemli su varlıklarından biri olan ve 850 hektarlık alanıyla bilinen Avlan Gölü’nün neredeyse tamamen kuruması, kuraklığın geldiği noktayı gözler önüne serdi. Bir zamanlar çevresindeki mahalleler için sulama ve hayvancılık açısından hayati öneme sahip olan göl, bugün koyun ve keçi sürülerinin otladığı çorak bir alana dönüşmüş durumda.
ELMA’DAN KAÇIŞ VAR
Antalya’nın toplam elma üretiminin yüzde 72,9’unu karşılayan Elmalı’da, son yıllarda elmadan kaçış dikkat çekiyor. Kuraklık nedeniyle bazı elma bahçeleri sökülürken, üreticilerin önemli bir kısmı örtü altı tarıma yöneliyor. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Meclis Üyesi Ahmet Yılmaz, bu eğilimin temel nedeninin su sorunu olduğunu söyledi.

200 METREYE KADAR İNDİ
Elmalı’nın Antalya’nın en önemli elma üretim merkezi olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Eskiden 30 metreden çıkan yeraltı suyu bugün 200 metreye kadar indi. Su olmadığı için elmanın kalitesi düşüyor. Üretici de mecburen elmadan vazgeçip seraya yöneliyor. Ancak sera da su tüketimi yüksek bir üretim modeli. Bu şekilde devam ederse Elmalı elma kimliğini kaybedebilir.” dedi.
ELMA’NIN MERKEZİ
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre Antalya’da üretilen 206 bin 571 ton elmanın yüzde 72,9’u Elmalı’da, yüzde 19,6’sı ise Korkuteli’nde yetiştiriliyor. İki ilçe, Antalya elma üretiminin toplam yüzde 92,5’ini karşılıyor. Ancak her iki bölgede de son yıllarda örtü altı üretime yönelim hızla artıyor.

33 DEKAR SERA KURULDU
Kuraklığın etkileri bu kadar net bir şekilde hissedilirken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Elmalı’da sera yatırımlarına destek vermesi büyük tepki çekti. Bakanlık tarafından verilen kırsal destekleme programı kapsamında 33 dekar alanda yüzde 50 desteği ile sera yapımı tamamlandı.
BAKANLIĞA TEPKİ YAĞDI
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Her aşaması İl Müdürlüğümüz Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğünce takip edilen proje Elmalı ilçemizde üretime güç katacak” ifadelerine yer verildi. Projenin son aşaması sosyal medya hesaplarında paylaşılırken tepkilerin merkezine oturdu.

AK PARTİLİ BAŞKANDAN ELEŞTİRİ
Aksu Belediyesi’nin önceki dönem AK Partili Başkan Yardımcılarından Celil Gökçen, desteklerin adil dağıtılmadığını savunarak, “Ben de bu desteklere başvurdum ancak sonuçlandıramadım. Mutlaka danışman aracılığıyla başvuru yapılması gerektiği söyleniyor. Hazır yapılan seraların pazarlaması bile yapılamıyor. Bu destekler küçük aile işletmelerine, yeni evlenen ya da 5–6 dönümlük serası olan üreticilere verilmeli. Bugün desteklerden daha çok şirketler ve maddi durumu iyi olanlar yararlanıyor.” dedi.
HATALAR TEKRAR EDİLİYOR
Bölge çiftçilerinden Hacı Gürel ise iç kesimlerde seracılığın doğru bir tercih olmadığını belirterek, “Bu projeler turfanda seracılığın yoğun olduğu sahil bölgelerinde uygulanmalı. Yaz döneminde Türkiye’nin her yerinde sebze ve meyve zaten yetişiyor. Bu kadar maliyetli ve teknolojik seralara iç bölgelerde gerek yok. İç kesimlerde ve doğu bölgelerinde hayvancılık desteklenmeli. Geçmişte benzer projeler başarısız oldu, aynı hatalar tekrar ediliyor.” diye konuştu.

YAYLA ÖZELLİĞİ KALMADI
Yayla kimliğinin hızla kaybolduğunu söyleyen üreticilerden Sertan Kocabıcakoğlu da, “Yayla kesiminde artık yayla özelliği kalmadı. Elma ve armut ağaçlarını teşvik etmek yerine her yere sera kuruluyor. Sonra da plansız üretimden şikâyet ediliyor.” ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlarda ise desteklerin daha çok varlıklı kesimlere gittiği ve küçük üreticinin giderek sistem dışına itildiği görüşü öne çıktı.




