Antalya’nın İbradı ve Akseki ilçelerinde, Toros Dağları’nın bin ila bin 500 rakımlı yamaçlarında toplanan andız kozalakları geçim kaynağı oluyor. Her yıl eylül ayında olgunlaşan kozalaklar, yüksek kesimlerden büyük emekle toplanıyor. Vatandaşlar topladıkları ürünü kış aylarında şifa deposu pekmeze dönüştürüyor.
Ürünlü Mahallesi sakinleri, sarp arazilerde yerlere düşen kozalakları çuvallarla köylerine taşıyor. Toplama işleminin ardından kasım ve aralık aylarında pekmez yapımına başlanıyor. Süreç, imece usulüyle yürütülerek köy kültürünü yaşatıyor.
70 yaşındaki Fatma Yamansoy ile 63 yaşındaki Sebahattin Özen, bu geleneği 20 yıldır sürdürüyor. Yaklaşık 10 kilogram kozalaktan sadece 1 kilogram pekmez elde edilebiliyor. Tamamen doğal üretilen andız pekmezi kilosu 500 TL’den alıcı buluyor.
Pekmezin acılığını almak için meşe veya incir külü kullanılarak uzun süre kaynatma yapılıyor. Ardından hamur eklenerek kozalaktaki kekre tadın alınması sağlanıyor. Yaklaşık 7-8 saat süren kaynatma sonunda cam gibi berrak bir pekmez elde ediliyor.
Kozalaklar makine kullanılmadan, çekiç ve keserle günler süren uğraşla kırılıyor. Üreticiler, elle kırılan kozalaklardan yapılan pekmezin daha lezzetli olduğunu söylüyor. Bu zahmetli aşama, ürünün kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.
Toros Dağları’nda büyük emekle toplanan andız kozalakları, geleneksel yöntemlerle şifa deposu pekmeze dönüştürülüyor.
Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen andız pekmezi, doğal yapısı nedeniyle yoğun ilgi görüyor.
Yıllardır sürdürülen bu zahmetli üretim, bölge halkı için hem geçim kaynağı hem de kültürel miras niteliği taşıyor
Pekmezin acılığını almak için meşe veya incir külü kullanılarak uzun süre kaynatma yapılıyor. Ardından hamur eklenerek kozalaktaki kekre tadın alınması sağlanıyor. Yaklaşık 7-8 saat süren kaynatma sonunda cam gibi berrak bir pekmez elde ediliyor.