Antalya'nın Kemer ilçesinde yapımı planlanan 900 yataklı otel projesi, Idyros Antik Kenti'nde ortaya çıkarılan yeni arkeolojik bulgular nedeniyle yeniden tartışma konusu oldu. Antalya Kent Konseyi Kültürel Miras Çalışma Grubu tarafından hazırlanan kapsamlı raporda, son kazılarda gün yüzüne çıkarılan Roma ve Bizans dönemine ait yapıların, bölgenin sanılandan çok daha geniş bir antik yerleşim alanına sahip olduğunu gösterdiği belirtildi. Raporda, mevcut sit sınırlarının bilimsel veriler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi ve karada ile denizde yürütülecek araştırmalar tamamlanmadan otel projesine ilişkin kararların gözden geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
KAZILARDA YENİ BULGULAR ORTAYA ÇIKTI
Rapora göre, Antalya Müze Müdürlüğü'nün 2026 yılında gerçekleştirdiği sondaj kazılarında Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda önemli yapı gün yüzüne çıkarıldı. Kazılarda bir hamamın hypocaust (yerden ısıtma) sistemi, kentin drenaj altyapısına ait künk hattı, büyük bir pithos, mezar yapıları, üretim alanları ve çeşitli mimari kalıntılar tespit edilirken, 142 adet envanterlik eser ile çok sayıda seramik, cam, taş ve mermer buluntu kayıt altına alındı. Raporda bu bulguların, otel sahasının arkeolojik açıdan sanılandan çok daha geniş ve önemli bir yerleşim alanının parçası olduğunu gösterdiği ifade edildi.

"LİKYA'DA EŞİ OLMAYAN BİR ŞEHİR PLANI OLABİLİR"
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ece Güneş'in haberine göre, raporun en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise Idyros'un şehir planlamasına ilişkin oldu.Çalış Tepe ile antik liman arasında tespit edilen teras duvarları, mimari yapı izleri, su kanalları ve tarımsal alanların birlikte değerlendirildiği raporda, antik kentin akropolden sahile doğru teraslar halinde planlanmış olabileceği belirtildi. Bu özelliğin doğrulanması halinde Idyros'un, Likya Bölgesi'nde bu planlama anlayışına sahip bilinen tek liman kenti olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

DENİZİN ALTINDA DA ANTİK KENT İZLERİ
Rapor yalnızca karadaki bulgularla sınırlı kalmadı.Idyros kıyısında gerçekleştirilen dalışlarda, kıyıdan yaklaşık 20-25 metre açıkta çok sayıda kesme taş blok, duvar kalıntısı ve mendirek olabileceği değerlendirilen yapıların görüntülendiği aktarıldı. Bu bulguların, antik liman kentinin önemli bir bölümünün bugün deniz altında bulunabileceğine işaret ettiği belirtilirken, kıyı bandının da bilimsel koruma çalışmalarına dahil edilmesi gerektiği vurgulandı.

"KORUMA SINIRLARI YENİDEN BELİRLENMELİ"
Antalya Kent Konseyi raporunun sonuç bölümünde ise mevcut koruma yaklaşımının yeniden ele alınması çağrısı yapıldı. Raporda, Idyros Antik Kenti'nin bulunduğu yaklaşık 293 bin 500 metrekarelik sit ve orman alanının farklı koruma derecelerine bölünmesinin bilimsel açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Otel projesinin yer aldığı alanın ve çevresinin bütüncül bir koruma anlayışıyla yeniden ele alınması, kapsamlı bilimsel araştırmalar tamamlanıncaya kadar gerekli koruma tedbirlerinin alınması ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın projeyi yeniden değerlendirmesi istendi.

RAPORUN ÇAĞRISI: ÖNCE BİLİMSEL ARAŞTIRMA, SONRA KARAR
Kent Konseyi Kültürel Miras Çalışma Grubu, Idyros Antik Kenti'nin yalnızca karadaki kalıntılarıyla değil, sualtı arkeolojisi açısından da Doğu Akdeniz'in önemli merkezlerinden biri olma potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Raporda, bölgenin geleceğine ilişkin kararların, 1971 yılında verilen planlara değil, günümüzde ortaya çıkan yeni arkeolojik veriler ve kapsamlı bilimsel araştırmaların sonuçlarına dayanması gerektiği belirtilerek, Idyros'un kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılması için koruma sürecinin yeniden şekillendirilmesi çağrısında bulunuldu.





