İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) tarafından hazırlanan “Statik Proje Müellifleri Kapasite Analiz Raporu (2025 Verileri)”, Türkiye'deki statik proje üretim süreçlerindeki ciddi denetim boşluklarını ortaya koydu. İMO Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, yapı güvenliğinin proje aşamasında başladığını belirterek, mevcut sistemin mühendislik ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.

"BİN 600 RUHSAT KAYDI TEKNİK OLARAK İZAH EDİLEMEZ"

Rapordaki verilerin vahim bir tabloyu yansıttığını belirten Akdoğan, ülke genelinde proje müellifi başına yıllık ortalama 14 ruhsat düşerken, bir mühendisin üzerinde bin 600 ruhsat kaydı bulunmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Akdoğan, "Bir proje müellifinin 1 yılda 45 milyon 752 bin metrekarelik statik proje üretmiş görünmesi; her iş günü 183 bin metrekare proje çizilmesi demektir. Bunun fiziksel olarak gerçekleşmesi mümkün değildir" dedi.

"YETKİN MÜHENDİSLİK SİSTEMİNE GEÇİLMELİ"

Gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları örnek gösteren Akdoğan, diploma sahibi olmanın proje müellifliği için tek başına yeterli olmaması gerektiğini savundu. Akdoğan, deneyim ve uzmanlığı esas alan "Yetkin Mühendislik" sistemine geçilmesi gerektiğini belirterek, proje ofislerinin kapasitelerinin; çalışan sayısı ve teknik altyapılarına göre objektif kriterlerle sınırlandırılması gerektiğini dile getirdi.

"MÜHENDİSLİK HİZMETİ TAM ZAMANLI YÜRÜTÜLMELİ"

Statik proje üretiminin yoğun teknik analiz ve koordinasyon gerektiren tam zamanlı bir faaliyet olduğuna değinen Akdoğan, aynı kişinin hem proje müellifliği yapıp hem de şantiye şefliği gibi sahada bulunmayı gerektiren görevleri üstlenmesinin sakıncalı olduğunu belirtti. Akdoğan, bu durumun mühendislik niteliğini zayıflattığını savunarak, yasal düzenlemelerle bu görevlerin aynı anda yürütülmesine kısıtlama getirilmesini talep etti.

"REFORM İÇİN HAREKETE GEÇİLMELİ"

Deprem kuşağındaki Türkiye'de yapı güvenliğinin nitelikli mühendislik hizmetiyle sağlanabileceğini hatırlatan Akdoğan, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Bugün proje üretim sistemini bilimsel esaslara göre düzenlemezsek, yarın oluşabilecek yapı kusurlarının bedelini toplum olarak öderiz. Nitelikli mühendisliği esas alan reformların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi zorunluluktur."

Kaynak: HABER MERKEZİ