“Siyasal iktidar seçimden önce verdiği sözleri yerine getirmemek için her türlü hileye başvurup, seçim vaatlerinin yükünü işçi emekçi yoksul halka yıkarak, KDV oranlarını yükseltip MTV’yi iki katına çıkararak, tüm harçları yüzde 50 artırarak, yurt dışından getirilen telefon harcını yüzde 228 artış ile 6 bin 91 TL’den 20 bin TL’ye çıkararak uyguladığı yanlış ekonomi politikanın faturasını bizlere yüklemek istiyor. Geçmediğimiz otobanların, gitmediğimiz havalimanlarının parasını ödediğimiz gibi, ikinci kez MTV ödememizi, zorunlu tüketim malzemelerinde artan ÖTV ile fakiri daha fakir zengini daha zengin yapan bir vergi düzenlemesini kabul etmemizi istiyor” diyen BES Şube Başkanı Devrim Mol, “Başta biz kamu emekçileri olmak üzere toplumun dar ve sabit gelirlilerine ‘Milli seferberlik ve dayanışma’ başlığı altında söylemler dayatılmış durumda. İşin özü, sofranın kurulmasında ve sofra nimetlerinin paylaşılmasında hiç bir nasibi olmayan biz kamu emekçilerinin, emeklilerin ve geniş toplum kesimlerinin ‘biraz daha fedakarlık’ etmesi bekleniyor. Yani tabiri caizse sofranın nimetinden başkaları faydalanmış, boş sofranın toplanılması, külfet bizlere havale edilmiştir” diye konuştu.
CEBİMİZE GİRMEDEN YOK OLAN BİR KAZANÇ VAR
“Bir seçim vaadi olarak ortaya konulan ve seçimden sonra manşet manşet ilan edilen, tarihin en büyük maaş iyileştirmesi olarak kamuoyuna açıklanan ücret artışları, daha elimize geçmeden yok oldu” diyen Devrim Mol, “Büyük bir iyileşme yapılmış gibi ilan edilen en düşük kamu çalışanı maaşının 22 bin TL olduğu ve 8 bin 77 TL seyyanen zam, aldatmacadan başka bir şey değildir. Bu rakamın kök maaşa yansıtılmaması, emekli keseneğinde dikkate alınmaması, kamu emekçilerinin görev ve unvanları gereğince ödenen tazminat, ikramiye, ödenek gibi diğer tüm ödemlerde dikkate alınmaması, kamu ve işçi emeklilerine yansıtılmamasına itirazlarımızı alanlarda, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda ve siyasi partiler aracılığıyla TBMM Genel kurulunda önergeler yoluyla dile getirdik. Fakat yapılan her türlü itiraz ve taleplere rağmen yasa teklifi Genel Kuruldan geçerek yasalaştı” dedi.
.jpg)
VERİLEN VAADLER BİR ALDATMACA
En düşük memur maaşının 22 bin TL olacağı bir algı yönetimi olmaktan öteye gitmeyecektir. 22 bin lira siyasetin söylemidir işin matematiği böyle değildir. Maaşlarımıza yansıyan gerçek zam geçtiğimiz altı aylık resmi enflasyon rakamlarının da altında kalan yüzde 17,55’lik bir artıştır. Seyyannen verilen rakam ocak ayı maaş artışında dikkate alınmayacak, dolayısı ile sefaletimiz katlanarak artacaktır” diyen Devrim Mol, yetkili sendika Memur Sen’in 1 milyondan fazla üyesi bulunmasına rağmen, siyasilere hayırlı olsun ziyaretleri yapıp, bu konuda twit atmaktan öteye gitmediğini belirterek,
“2023’ün Ağustos ayı içinde 2024-2025 dönemini kapsayacak 7. dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gerçekleştirilecektir. Kamu emekçileri yandaş sendikalara dersini verip istifa etmediği sürece yıllardır devam eden benzer yaklaşımlar yine bu toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde de sahnelenecektir” ifadelerini kullandı.
ÇALIŞANLAR TALEPLERİNİ SIRALADILAR
“Bu sorunları çözmenin yolu kamu emekçilerinin haklarını savunmaktan çok işveren ve kendi şahsi haklarını önceleyen sendikal anlayışın egemenliğinin son bulması ile mümkün olacaktır. Tüm bu nedenlerden dolayı tüm kamu emekçilerini gerçek sendikacılık anlayışının temsilcisi KESK çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz” diyen
Devrim Mol, BES’in hükümetten talapleri konusunda şunları söyledi:
“Başta Kur Korumalı Mevduat sistemi olmak üzere, kamu ortaklığında yapılan ve yıllarca devlet bütçesinden ödemesi yapılacak olan yol, köprü, hastane vb. adlar altında yapılan döviz garantili ödemeler iptal edilsin. Yıllardır Devlet bütçesinden aldıkları ihalelerle zenginleşen gelir gruplarına servet vergisi getirilsin. Ekonomik kriz bahanesiyle artırılan vergi ve harçlar iptal edilsin, hane halkının tüketimi olan mal ve hizmetlerden dolaylı vergiler kaldırılsın. Ekonomik kayıplarımıza kalıcı çözüm getirilsin, en düşük memur maaşı yoksulluk sınırında belirlensin, ekonomik büyümeden refah payı verilsin. 3600 ek göstergeden yararlandırılmayan kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilsin. 8 bin 77 TL seyyanen zam ve diğer ek ödemeler taban aylığına eklensin. Sözde sendika yasası iptal edilsin ve grev hakkı içeren ve tarafların eşit temsiliyetini esas alan sendika yasası çıkarılsın.Kamuya girişler dahil, kurumların açtığı bütün sınavlarda mülakat uygulamasına son verilsin, liyakat esas alınsın. Saraya, sermayeye, savaş ve güvenlik politikalarına değil, emekçilere ek bütçe ve ek zam verilsin.Başta büyük şehirler olmak üzere bütün çalışanlara kira ödeneği, servis hizmeti ve ücretsiz öğle yemeği verilsin.”




