Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Beldibi sahili, 1972’de milli park ilan edilen bölgenin bir parçasıydı. Antalya Limanı ile Gelidonya bölgesine kadar uzanan Beydağları (Olimpos) Sahil Milli Parkı, aynı zamanda Güney Antalya Turizm Bölgesi’ni de kapsıyordu. Antik kentler, zümrüt ormanlar, vahşi kanyonlar, denizden birden yükselen dağlar ve kıyılarındaki turkuaz sularıyla benzersiz bir doğal cennet olan bu bölgenin yaklaşık 69 bin hektarlık kısmı milli park sınırlarında yer alıyordu.

GÖZLEME SATARAK BİR SEZONDA ZENGİNLEŞME MİTLERİ

Milli park içerisinde kalan Kemer, Çamyuva, Beldibi, Tekirova ve Göynük gibi yerleşimler zamanla büyüdü. 1980’lerde bu sahil bandında ardı ardına açılan iki katlı villalarda konaklamanın yapıldığı tatil köylerine, giderek çok katlı oteller eklendi. Kamu yararı gerekçesiyle turizme yapılan tahsisler her iktidarın kendi yandaşlarını kolladığı bir furyaya dönüştü. Ancak, 80’lerin ortalarında şehir efsanesi gibi dilden dile dolaşan “bir sezonda gözleme satarak araba almış” söylenceleri, bölgedeki turizm iştahını iyice kabartıyor, geçmişte Kemer patlıcanı, susam, pamuk ve sebze yetiştiren yerel halkın hızla turizmciliğe soyunmasını hızlandırıyordu.

MEVZUATA UYAN DEĞİL, İŞGALCİLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR

Bu toz duman içerisinde ormana ait olan mili park arazilerinde yavaş yavaş işgaller de başladı. Mevzuata uygun şekilde milli parklardan kiralama yaparak turizm işletmeleri yapmak isteyenlerin yerini, işgal ederek oldubittiye getirenler almaya başladı. Özellikle Beldibi sahilindeki işgaller, “turizme katkı sunuyor, devlet gelir elde ediyor” gerekçesiyle kıyı işgalinin kamu yararı gibi algılandığı dönemde görmezden geliniyordu. Hızlı geçen sezonun telaşı arasında unutulan işgaller arttıkça Beldibi sahili bir uçtan bir uca işgal edenin elinde kalan birer ganimete döndü. Küçük işletmelerden 5 yıldızlı otellere kadar sahil işgal altındaydı. Yerel halkın atalarının yattığı mezarlık, bu işgal sürecinde şimdilik kurtulan nadir alanlardan biri oldu. Ancak Beldibi Mezarlığının önündeki alanlar, işgalden kurtulamadı.

PLANSIZLIĞIN SONUNDA ELDEKİ PİLAVI DA KAYBETMEK

Beydağları Sahil Milli Parkı’nın bugünkü yüzölçümü 31 bin hektara kadar gerilemiş durumda. Bir başka deyişle doğal kaynak değerlerin ve kültürel korunarak yönetilmesi, halkın rekreasyon ihtiyacının karşılanması, bilimsel çalışmalar, eğitim ve toplum yararına kullanılması gereken milli parkın yarıdan fazlası zamanla yutuldu. Başlangıçta milli park sınırlarında turizm amaçlı ayrılan bölgeler ve istasyon hizmeti verecek yerleşimler seçilmişti. Ancak ‘plan’ yerine pilavı tercih eden anlayışın, uzun vadede eldeki pilavı da kaybedecek olma pahasına planları göz ardı ettiği bir dönem yaşanıyordu.

İşgal Edilen Alandaki Yapıların Kaldırılmasının Ardından Uydu Görünümü

KAMU ARAZİSİNE ÇÖKMENİN ENGELLENMESİ KARARI

Elimde bölgedeki işgallerle ilgili bir karar var. Kemer Kaymakamlığı’nın aldığı, argo tabirle kamu arazisine çökmenin, hukuki tabirle, tecavüz ve müdahalenin engellenmesine yönelik 31 Aralık 2025 tarihli kararda, kamu mallarının ve milletin parkının yıllardır nasıl işgal edildiğinin öyküsü özetleniyor. Kısaca biz de özetleyelim; Beldibi Mezarlığını önündeki sahil, 2003 yılında kamp alanı yapmak isteyen bir girişimci tarafından milli parklardan ihale yoluyla kiralanıyor. Ancak kiralanan alanın yer teslimi sırasında arazinin sınırları kesin olarak belirtilmediğinden kiralamaya konu kıyının bir kısmı başka işletmeler tarafından zamanla işgal ediliyor.

İŞGAL EDİLEN ALAN HAZİNE ADINA MİLLİ PARKLARA TESLİM EDİLDİ

Kamu çıkarlarını korumak için uğraşan bazı vatandaşların başvurusuyla geçtiğimiz yılın sonunda konu bir kez daha kamu kurumlarının gündemine geliyor. Beldibi’ndeki kamu arazilerinin işgaliyle ilgili Kaymakamlığa yapılan bir şikâyet üzerine alınan kararda, özetle; 113 ada 15 parseldeki işgal ve tecavüzlerle ilgili bilgi, belge ve tanıkların beyanlarına atıf yapılırken bu parselin Hazineye ait olduğu ve milli park sınırları içerisinde kaldığı belirtiliyor. Mezarlık önündeki sahilin doğusundaki alanın 5620,57 m2’lik kısımdaki tecavüz ve müdahalenin menine, söz konusu arazinin Hazine adına Beydağları Sahil Milli Parkı Müdürlüğü’ne teslimine karar veriliyor.

İşgale Konu Araziden Görünüm

SAHİLDEKİ İŞGALİN BİR KISMI KALDIRILDI

Bu kararın ardından mili parka devredilen arazideki işgallerin kaldırılması için harekete geçiliyor. Kaymakamlık, 8 Ocak 2026 tarihinde kararı uyguluyor ancak iddiaya göre mühürleme yapılmadığı için bir süre sonra işgal yeniden başlıyor. İşgalin devam ettiğini gören vatandaşlar ise yeniden başvuru yaparak işgalin kaldırılmasını istiyor. Bu arada işgalci işletmelerin idareden tahliye için zaman istediği iddia edilirken alanda göstermelik bir düzenleme de yapılıyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında inşaat yasağına rağmen kepçelerle moloz temizliği yapılırken sahil de tahrip ediliyor.

İŞGALE İZİN VEREN VALİLİK, SORUŞTURMAYA İZİN VERMEDİ!

Öte yandan alanı temizleyip tel örgülerle çevirerek işletmeye devam etmeye çalışan işletmelere idare tarafından sezon sonuna kadar izin verildiği iddia edildi. Kamu arazisinin göz göre göre işgal edilmesiyle ilgili yaşanan süreçte sorumluluğu bulunan milli parklar yetkilileri ile diğer kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyurusunun ardından Savcılığın işlem başlattığı ancak Antalya Valiliği’nin soruşturma izni vermediği de edinilen bilgiler arasında.

Kemer Beldibi'nde Mezarlığın Önündeki Kıyı Arazisi Yıllardır Işgale Konu Oluyor

BELDİBİ’NDEKİ ARAZİ 85 YILDIR KAMUYA AİT DEVLET ORMANI

Beldibi’ndeki 113 ada 15 parselin geçmişinden taşıdığı bazı sorunlar da var elbette. Söz konusu parsel, 1941 yılında yapılan orman kadastrosunda ‘devlet ormanı’ olarak ayrıldı. Aynı parsel tapulama kanunu gereğince, 1979’da da 492 parsel numarası ve ‘devlet ormanı’ niteliği ile Hazine adına kaydedildi. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/5261 Esas 2006/10552 Karar sayılı ilamı ile de Beldibi 113 ada 15 parselin Devlet ormanı vasfı ile Maliye Hazinesi mülkiyetinde olduğu tescil edildi. Tüm bu yargı kararları, bugün işgal altındaki alanın milli park sınırları içerisinde yer aldığını da tescillemiş oldu.

İŞGALCİLER ARASINDA 5 YILDIZLI OTELLER DE VAR

Ancak yargı kararlarına rağmen bölgedeki işgaller bir sona ermiyor. Bunun nedeni ise Beldibi sahilinin büyük kısmını kapsayan 338 bin m2’lik bu parselin üzerinde 5 yıldızlı birçok lüks otelin ve çeşitli işletmelerin bulunması. Bir başka deyişle kamu arazisine çökenler kolay vazgeçmiyor. İlgili kurumların mevcut durumu kanıksayıcı tavrına, turizmin ve işgaliyelerin kamu yararı gibi görülmesi de eklenince ortaya bir hukuk devletinde yaşanmaması gereken kaotik bir manzara çıkıyor.

Tahsisli Arazilerin Ön Kısmındaki Sahillerde Antalya Genelindeki Işgaller Beldibi'nde De Geçerli

PARSELLE BİRLİKTE İŞGALLER DE BÖLÜNEREK ÇOĞALDI

Tüm bu yargı süreçlerinin sonunda Beldibi’ndeki 492 parseldeki devlet ormanı bölünerek 113 ada 15 nolu parsel dâhil çok sayıda yeni parsel ortaya çıkıyor. Elimizdeki kamu arazisi, hala bir devlet ormanı ve milli park vasfında. Ancak işgallere maruz kalan bu parsele uydudan bakıldığında, bir ormandan çok oteller, plaj işletmeleri, iskeleler, restoranlar ve her türlü karmaşık yapılaşmanın olduğu görülüyor. Tüm bu karmaşanın içine bir de kaçak yapıları da eklemek gerek.

BELEDİYEDEN İNŞAAT YASAĞI DÖNEMİNDE KAÇAK YAPI YIKIMI İHALESİ!

Kemer Belediyesi, 20 Mayıs 2026 tarihinde ilçedeki kaçak yapıların yıkılması işi için hizmet alımı ihalesi düzenledi. İhale dosyasına eklenen listede, 662 kaçak yapının olduğu görülüyordu. Yıkım ihalesindeki kaçak yapı listesinde Beldibi’ndeki 113 ada bünyesindeki farklı parsellerde bulunan toplam 21 kaçak yapı da yer alıyordu. Belediye, ihale dosyasına öyle bir takvim koymuştu ki, Mayıs ayında yapılan ihaleyi kazanan firmadan, yer tesliminden itibaren 150 gün içinde yıkım işlemlerini tamamlaması isteniyor. Ancak turizm bölgesi olan Kemer’de Mayıs ortasında, Ekim sonuna kadar inşaat yasağı olduğu için bu yıkımların yapılabilmesi mümkün değildi. Belediye yönetimi de bunu bildiği için ihale ‘teklif sunan olmadığı’ gerekçesiyle iptal edildi. Sonuçta işgallere ve kaçak yapılara bir sezon daha süre tanındı.

Beldibi Sahilinin Günümüzdeki Görünümü

NÜFUZLU AİLELER, SİYASİLER VE ÖNLENEMEYEN İŞGALLER

Konunun uzmanları, Kemer Belediyesi’nin yaptığı kaçak yapılarla ilgili yıkım ihalesinin, sorumluluktan kurtulmak için yerine getirilen idari bir işlem olduğunu savunuyor. Söz konusu parsellerdeki işgalciler arasında, Kemer’de AKP’li ilçe yöneticilerinin de bulunduğu öne sürülürken, Antalya’nın ünlü turizmci ailelerine mensup 5 yıldızlı oteller ile çok sayıda lüks otel ve tatil köyleri yer alıyor.

YETKİ DEVRİ, DENETİM SORUMLULUĞUNU ORTADAN KALDIRMAZ

İşgalci otel ve tatil köyleri arasında; Magic Sun Hotel, Grand Hotel Derin, Hotel Golden Sun, TUİ Magic Life Rixos, Akka Antedon Hotel, Get Enjoy Hotels, Catamaran Resort Hotel, Rose Garden Premium Hotel, Ring Beach Hotel, Transatlantik Beach Hotel, Crystal Flora gibi işletmeler var. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yetki devri yapılmış olmasının 6381 Sayılı Orman Kanunu, 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı hareket etme hakkı ve ilgili idarelerin denetim ve sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı savunuluyor. Siyasi nüfuz kullanımıyla devletin malına, milletin parkına çökülmesine seyirci kalınması; yeni işgalleri de cesaretlendiriyor.

Beldibi Sahilinin Milli Park Ilan Edildiği Dönemdeki Görünümü. 1970'Lerin Başı.

DENETİMSİZLİĞİN SONU İŞGAL, BELİRSİZLİK VE KAOS

Antalya Türk turizminin başkenti ve ülkenin vitrini olan kentlerin başında geliyor. Her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bir kentin insan yoğunluğunun en yoğun olduğu sahil kesimlerinde işgallerin yarattığı kaotik görüntülerden arındırılması ve planlı, mevzuata uygun bir yapılanmaya gidilmesi için geç bile kalınmış durumda. Sezon ortasında sahilleri tehdit eden kirlilik ve karmaşa görüntülerinin bir nedeni de bu geç kalınmışlıktan kaynaklanıyor. Denetimin, yaptırımın, hukukun ve hesap verilebilirliğin işletilmediği bir ortamda kaos ve belirsizliğin yarattığı kaçınılmaz sonuçlarla karşı karşıya kalınıyor.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ