Karıncalar Karadeniz Dayanışması, Antalya'da gerçekleşecek COP31 İklim Zirvesi hazırlıkları kapsamında Antalya Barosu öncülüğünde yürütülen İklim Adaleti Forumu çalışmalarını ön plana çıkaran kapsamlı bir açıklama yayımlayarak, iklim mücadelesini tüm yaşam savunucuları için ortak bir zemine davet etti.
KARINCALAR KARADENİZ DAYANIŞMASI’NDAN İKLİM ADALETİ VURGUSU
Antalya Barosu öncülüğünde yaklaşık 6 ay önce başlatılan İklim Adaleti Forumu’nun çalışmalarına dikkat çeken Karıncalar Karadeniz Dayanışması, iklim krizinin yalnızca çevresel bir durum değil, doğrudan yaşam hakkı ve toplumsal adalet meselesi olduğunu vurguladı. Dayanışma, köyden kente tüm hak temelli hareketleri bir araya getiren bu forumun, COP31 sürecinde halkın sesini duyurmak için en temel platform olduğunu kamuoyuna ilan etti.
MÜCADELEYİ ORTAKLAŞTIRMA ADIMLARI
Karıncalar Karadeniz Dayanışması, forumun İstanbul Barosu’nda gerçekleştirilen ayağının, mücadeleyi büyütmek adına bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Dayanışma, bu kapsamda İstanbul Barosu ve Antalya Barosu arasında sağlanan iş birliğinin, iklim adaleti mücadelesini yerel ve ulusal düzeyde nasıl ortaklaştırdığını detaylandırarak, hak temelli tüm hareketlerin bu süreçteki birleştirici gücüne işaret etti.

KÜRESEL ZİRVEYE HALKIN SESİNİ TAŞIMAK
Küresel sermaye ve finans çevrelerinin katılımıyla düzenlenecek COP31 Zirvesi karşısında, Karıncalar Karadeniz Dayanışması gerçek muhatapların sesinin yükselmesi gerektiğini savundu. Dayanışma, "İklim adaleti mücadelesi yalnızca karbon salımlarının azaltılması değil; suyun, toprağın, ormanların, müştereklerin, emeğin ve yaşam hakkının savunulmasıdır" diyerek, köylülerin, işçilerin, kadınların ve hayvan hakları savunucularının zirvedeki önemini vurguladı.
DAYANIŞMAYI BÜYÜTME ÇAĞRISI
Karıncalar Karadeniz Dayanışması, yaptığı açıklamanın sonunda tüm yurttaşları İklim Adaleti Forumu çalışmalarını yaygınlaştırmaya ve sürece dahil olmaya çağırdı. Yerellerle birlikte hazırlanmanın önemine değinen dayanışma grubu, "Köylerden kentlere, hepimiz için iklim adaleti" sloganıyla toplumsal dayanışmanın COP31 sürecindeki belirleyici rolünü bir kez daha yineledi.




