Kaş ilçesinde Çerler, Ahatlı ve Dere mahallelerinde yapılması planlanan iki ayrı mermer ocağı projesine yönelik Antalya Valiliği tarafından verilen "ÇED Olumlu" kararları protesto edildi. Kaş Çevre ve Kültür Derneği öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasına CHP Antalya milletvekilleri Aliye Coşar ve Mustafa Erdem, CHP Seçilmiş Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Kaş, Kumluca ve Finike ilçe örgütlerinin temsilcileri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Grup adına basın açıklamasını yapan Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Akoy, Antalya Valiliği tarafından verilen ÇED kararlarına tepki göstererek, projelerin bölgenin doğal ve kültürel değerlerini tehdit ettiğini söyledi.

"İKİ MERMER OCAĞI PROJESİNE KARŞIYIZ"

Akoy, "Kaş'ın Çerler, Ahatlı ve Dere mahallelerinde yapılması planlanan 100'er hektar büyüklüğündeki iki mermer ocağı projesine karşı yöre halkımız, Kaş, Kumluca ve Finike'den gelen yurttaşlarımız, milletvekillerimiz, siyasi parti temsilcilerimiz, muhtarlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte Antalya Valiliği'nin verdiği 'ÇED Olumlu' kararlarını protesto etmek amacıyla bir araya geldik." dedi. İlk kararın 30 Nisan tarihinde verildiğini hatırlatan Akoy, "Çerler ve Ahatlı mahalleleri sınırlarında bulunan yaklaşık bin dönümlük ruhsat alanını kapsayan mermer ocağı projesi için Antalya Valiliği tarafından 'ÇED Olumlu' kararı verilmiştir. Ruhsat sahası içerisinde 1. derece arkeolojik sit alanı bulunmasına ve geniş orman varlığına rağmen verilen bu karar kamu vicdanını yaralamıştır." ifadelerini kullandı.

ÇED OLUMLU KARARI

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre, ikinci mermer ocağı projesine ilişkin kararın ise 15 Haziran tarihinde verildiğini belirten Akoy, "Bu kez Dere Mahallesi başta olmak üzere Çataloluk, Uğrar ve Sinneli mahallelerini de doğrudan etkileyecek yaklaşık bin dönümlük başka bir mermer ocağı projesi için yine Antalya Valiliği tarafından 'ÇED Olumlu' kararı verilmiştir. Bu projeler yalnızca belirli bir alanı değil; bölgemizin su kaynaklarını, tarım arazilerini, hayvancılık faaliyetlerini, ormanlarını, kültürel mirasını ve insan sağlığını tehdit etmektedir." diye konuştu.

"ATA TOPRAĞINDA SÖZ HAKKIMIZ GASP EDİLİYOR"

Madencilik projelerinde uygulanan ÇED süreçlerine de tepki gösteren Akoy, "Yalnızca iki mermer ocağı projesine değil, yıllardır ülkemizde yaygınlaştırılan ve halkın karar süreçlerinden dışlandığı anlayışa itiraz ediyoruz. Son yıllarda yapılan yönetmelik değişiklikleri sonucunda geniş ruhsat sahalarına sahip madencilik projeleri parçalanarak veya 25 hektarın altında gösterilerek değerlendiriliyor. Böylece Halkın Katılımı Toplantıları yapılmadan süreçler tamamlanıyor. Yüzlerce dönümlük ruhsat sahalarının küçük parçalar halinde projelendirilmesi nedeniyle kararın Valiliğe bırakılması, halkın kendi ata toprağı konusundaki söz hakkının gasp edilmesidir." dedi.

"BİR ŞİRKETİN KARI BİNLERCE İNSANIN SAĞLIĞINDAN DAHA DEĞERLİ DEĞİL"

Bir şirketin ekonomik çıkarlarının bölge halkının yaşam hakkından üstün tutulmaması gerektiğini söyleyen Akoy, "Bir şirketin kârı; binlerce insanın sağlığından, geçim kaynaklarından ve yaşam hakkından daha değerli değildir. Antalya Valiliği'ne ve ilgili tüm kurumlara çağrımızdır; Kaş'ın köylerini, ormanlarını, su kaynaklarını ve tarım alanlarını geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edecek bu projelerden vazgeçin. ÇED süreçlerini halktan kaçıran uygulamalara son verin. Anayasa'nın güvence altına aldığı sağlıklı çevrede yaşama hakkına saygı gösterin." ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Akoy, "Bir firma ve firma sahibi zengin olacak diye tüm köylümüzün sağlığına, geçim kaynaklarına zarar verecek, yaşam alanlarını yok edecek mermer ocaklarına masa başından ÇED olumlu kararları vermeyin. Bizler bu topraklarda yaşayan, üreten ve çocuklarımızı bu coğrafyada büyüten Kaşlılar olarak köylerimizi, ormanlarımızı, suyumuzu, toprağımızı ve geleceğimizi savunmaya devam edeceğiz." dedi.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN