Antalya'da doğumundan sadece bir ay sonra nadir görülen biliyer atrezi hastalığı teşhisi konulan Metehan Gültekin, Akdeniz Üniversitesi'nde gerçekleştirilen başarılı karaciğer nakliyle sağlığına kavuştu. Annesinden nakledilen karaciğerle yaşama yeniden tutunan 3 yaşındaki Metehan, artık yaşıtları gibi koşup oynarken, ailesi ise zorlu geçen 1,5 yıllık tedavi sürecinin ardından mutlu günlerin sevincini yaşıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde bugüne kadar 150 çocuk karaciğer naklinin başarıyla gerçekleştirildiği belirtilirken, uzmanlar uzayan sarılık ve açık renkli dışkı gibi belirtilerin erken teşhis açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
HASTALIĞI ÖĞRENDİKLERİ İLK ANI PAYLAŞTI
Çağla Gültekin, Metehan’ın hastalığını öğrendiğinde çok büyük üzüntü yaşadığını belirtti. Gültekin, “Beklemediğimiz, kabullenmemizin çok zor olduğu bir süreç geçirdik. Ama çok şükür doktorların desteğiyle zor olan sürecimiz kolaylaştı" dedi. Metehan’ın hastalığını öğrendikleri ilk anı anlatırken “O an hiçbir şey düşünemedim" diyen anne, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben hep filmlerde olur sanıyordum. Hani her yer flulaşır, bir anda gözün kararır ya. Ben sadece filmlerde olur sanıyordum, gerçekte de oluyormuş. O sahne gerçekmiş. Çok zordu. Doktorlar bir şeyler anlatıyordu. Ne hastalığı anlayabildim ne çocuğuma ne olduğunu anlayabildim."
“İLK KARNIMDAN SONRA DA CİĞERİMDEN DOĞURDUM”
Yaşanan zorlu 1,5 yılın ardından nakil kararı alındığında oğluna karaciğerinden bir parça verdiğini anlatan anne Gültekin, “Ben çocuğumu ikinci kez doğurdum. İlki karnımdan, ikincisi ciğerimden doğdu" dedi. Oğluna can olmaktan çok mutlu olduğunu ifade eden anne, “Nakil olacaksa benden olsun istiyordum. Başka bir donörden de olabilirdi, riski yoktu ama yine de benden olması iyi bir şeydi benim için" diye konuştu. Sıkıntılı günlerin geride kaldığını, Metehan’ın da kendisinin de gayet iyi olduğunu kaydeden Gültekin, “İnşallah nakil bekleyen herkesin bu süreci iyi geçer" dedi.
“İPİN UCUNA ÇOK GELDİK”
Üç çocuk babası Osman Gültekin ise yaşadıkları sıkıntılı dönemde ailelerinin de büyük desteklerini gördüklerini anlattı. Osman Gültekin, "Biz sürekli hastanedeydik. Ailelerimiz yeri geldi bize refakat etti" dedi. Metehan’ın karaciğer nakli olmadan önce ataklar geçirdiğini, böyle zamanlarda 1 hafta, 10 gün gibi hastane süreci yaşadıklarını anlatan baba Gültekin, “Bu dönemde dik durmaya çalıştık. Tabiri caizse ipin ucuna çok geldik ama ailemize, çocuklarımıza bakınca dik durmamız gerektiğini hissettik ve dik durduk” ifadelerini kullandı.

“EŞİMİ VE OĞLUMU AMELİYATA ALDIKLARINDA ÇOK KÖTÜ OLDUM”
Nakil sürecinde çok zor anlar yaşadığını ifade eden Gültekin, “Ameliyata önce eşimi aldılar, daha sonra çocuğumu verdim. Çok boşluğa düştüm, çok kötü oldum. Çok ağladım, üzüldüm. Onlar yanımda olmayınca daha kolay yıkıldım" dedi. Ameliyat bittiğinde güzel haberler aldıklarını sözlerine ekleyen baba, “Nakilden sonra her şeyin pürüzsüz geçtiğini, çok güzel bir süreç olduğunu söylediler. Önce eşim, arkasından oğlum geldi. Kısa hastane sürecimiz oldu, mutlu bir şekilde evimize gittik" diye konuştu.
“AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE İÇİN VELİNİMET”
Artık 2-3 ayda bir kontrole geldiklerini söyleyen baba Gültekin, “Emeğimizin karşılığını aldık. Hocalarımızdan, herkesten Allah razı olsun. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Antalya için değil, Türkiye için velinimet" dedi.
29 YILDA 150 ÇOCUĞA KARACİĞER NAKLİ YAPILDI
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Artan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde, 1997'de ilk karaciğer naklinin gerçekleştirildiğini kaydetti. “Bunu bir çocuk hastada başardık" diyen Prof. Dr. Artan, “1997'den bu yana 5 cerrahi ekip değişti. Ben ilk nakilden bu yana hastaların takibi konusunda devam ediyorum. 29 yılda 150 çocuk karaciğer nakli olgusu başarıldı. Ve yüksek bir başarı oranıyla sürmekte" diye konuştu.

“METEHAN 1 AYLIKKEN GELDİ”
Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Hatice Yılmaz Dağlı da Metehan’ın hastalığıyla ilgili bilgi verdi. Metehan’ın henüz 1 aylıkken kendilerine getirildiğini belirten Dağlı, “Metehan dış merkezden bize uzamış sarılık, karaciğer enzim yüksekliği ile gönderilmişti. Yapılan tetkikler ve görüntülemeler sonucunda biliyer atrezi tanısı koyduk. Biliyer atrezi doğuştan safra kanallarının olmamasıyla giden bir hastalık. Safra karaciğer içerisinde kalarak karaciğerde ciddi ve ilerleyici hasara sebep oluyor. Ve kesin tedavisi, çaresi karaciğer nakli" diye konuştu. Hastalığın bebek doğduktan sonra uzamış sarılık ve macun rengi, soluk renkli dışkı ile kendini gösterdiğini belirten Dr. Dağlı, “Bu belirtilere sahip bebeklerde dikkatli olunmalı ve hemen bir uzmana başvurulmalı" dedi.
1 AYLIKKEN İLK AMELİYATINI OLDU
Bu hastalarda karaciğer naklinden önce geçici olarak önce 'Kasai' operasyonu gerçekleştirildiğini, Metehan’a da bunun yapıldığını kaydeden Dr. Dağlı, “Bu safranın kısmen bağırsaklara aktarılmasını sağlayarak karaciğeri bir süre rahatlatmayı amaçlıyor. Metehan 1 aylıkken bu ameliyatını geçirdi. 1,5 yaşındayken de karaciğerin ciddi dejenere olması, ciddi hasar olması ve safra yolları ile ilgili enfeksiyonlar geçirmesi nedeniyle nakil ihtiyacı doğdu. Annesi canlı verici adayı oldu. Ve Metehan'ın annesinden canlı vericili karaciğer nakli gerçekleştirildi. Metehan 3 yaşında, halen takibimizde ve her şey yolunda” dedi.







