Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Atatürk Bulvarı üzerinde 11 Temmuz 2025 tarihinde gece saatlerinde meydana gelen kazada İzmir'de annesi ile birlikte yaşayan 8 yaşındaki Adem Efe Tekerci, yaz tatilinde babası Yunus Tekerci'nin yanına geldi. Birlikte eğlenmek için gittikleri lunapark çıkışında kaldırımda yürüyen baba-oğula alt geçit çıkışında direksiyon hakimiyetini kaybeden Caner S.'nin kullandığı 34 GU 5081 plakalı otomobil çarptı.

OĞLU VE BABASI HAYATINI KAYBETTİ

Kazada 8 yaşındaki Adem Efe Tekerci'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenirken, ağır yaralanan ve ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan baba Yunus Tekerci ise doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Baba ve oğlunun hayatını kaybettiği kazanın güvenlik kamerası görüntülerinde Caner S.'nin kullandığı otomobilin refüje çarptıktan sonra kontrolden çıkarak kaldırıma doğru yöneldiği ve bu sırada el ele kaldırımda yürümekte olan Yunus Tekerci ve 8 yaşındaki oğlu Adem Efe Tekerci'ye çarptığı görülmüştü.

İLK DURUŞMA EFE’NİN DOĞUM GÜNÜNDE GÖRÜLDÜ

Aradan geçen 10 aylık süreçte kazayla ilgili görülen davada ilk duruşma İzmir Sabiha Gökçen İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Adem Efe Tekerci doğum günü olan 6 Nisan'da görülürken, dün görülen ikinci duruşmada ise mahkeme kararını verdi. Mahkeme karar duruşmasında Yunus Tekerci ve Adem Efe Tekerci'nin ölümüne sebp olan otomobil sürücüsü Caner S.'ye iyi hal indirimi kullanarak 9 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

6 ŞUBAT DEPREMİNE YAKALANMIŞLAR

Adem Efe Tekerci'nin 6 Şubat 2023 tarihinde 11 ili etkileyen 7.8 ve 7.5 büyüklüğündeki depremlere Hatay'da oğlu ile birlikte yakalandığını söyleyen anne Çağla Öz, "6 Şubat 2023 tarihinde oğlumla beraber depreme yakalandık. Sonrasında yeniden bir hayat kurmak için İzmir'e yerleştim. İzmir'e yerleştiğim zaman kendime yeniden bir hayat kurdum" dedi.

“OĞLUMLA BİRLİKTE ÇOK MUTLUYDUM”

İzmir'de oğlu ile yeni bir hayat kurduklarını ve çok mutlu olduklarını söyleyen Çağla Öz, "Oğlumla birlikte çok mutluydum, çok güzel bir hayatım vardı. Oğlum okula başlamıştı. Ben de yeni bir işe girip, yeniden hayata başlama adına adım atmıştım. Başarılı, çok güzel bir öğrenciydi. Büyüyünce futbolcu olmak istiyordu. Aynı zamanda fanatik bir Beşiktaşlıydı. Sonrasında oğlum karnesini aldıktan sonra babasını çok özlediğini söyledi. Babası da görmek istiyordu kendisini, eski eşim oğlumu İzmir'den almaya geldiği zaman ona söylediğim cümleyi asla unutmuyorum. 'Sana canımı emanet ediyorum, ona gözün gibi bak' demiştim yanımdan alırken" ifadelerini kullandı.

“İÇİMDE KÖTÜ BİR HİS VARDI”

Kazanın yaşandığı gün içinde anlamlandıramadığı bir his olduğunu ve lunaparka gitmelerini hiç istemediğini belirten Öz, "Benim o günüm, yani oğlumu kaybettiğim gün çok kötü geçmişti. Bütün gün sebepsiz yere ağlamıştım. Duvarlar üzerime üzerime geliyordu. Bir an önce dışarı atmak istiyordum kendimi. Dışarı çıkıp nefes almak istiyordum. Ve durmadan oğlumu arıyordum iyi olup olmadığına emin olmak için. İçimde çok kötü bir his vardı ama anlamlandıramıyordum. Sürekli dua ediyordum, oğlumun sesini duymak için onu arıyordum. O gün eski eşimle oğlumu lunaparka götüreceğini söyledi. Gitmelerini hiç istemedim" şeklinde konuştu.

“BİLMEDİĞİM BİR NUMARADAN KAZA HABERİNİ ALDIM”

Gece saatlerinde bilmediği bir numaradan gelen arama ile kaza haberini aldığını belirten Öz, "Akşamında bilmediğim bir numaradan bir telefon geldi. Gece saat bir buçuk, iki gibi. 'Adem Efe Tekerci'nin annesi misimiz' dediler. Ben de evet dedim. Sonra eski eşimin ve oğlunun trafik kazası yaptığını ve ayrı ayrı hastanelerde tedavi altında olduğunu söylediler. O anlarda ben şok etkisiyle bayılmışım. Antalya'ya geldiğim zaman bana bir konum attılar. Ben oraya yetiştiğimde morgda buldum kendimi. Morg önüne geldiğimde sakinleştirici etkisi altındaydım ve hala olayı anlamaya çalışıyordum" dedi.

“’ANNECİĞİM BEN GELDİM KALK’ DEDİM”

Görevlilerin kendisini içeri çağırdığını ve oğlu ile eski eşinin ölüm haberini aldığını söyleyen Çağla Öz, "Anneciğim ben geldim dedim hadi kalk gidelim dedim. O güzel gözlerini kırptı sadece bana. Eski eşimde öldüğünü bilmiyordum, o anda öğrendim. Ölürken bile birliktelerdi ben de ölümün onları ayırmasını istemedim, yan yana defnedilmelerine izin verdim. Dün davada ikinci duruşması görüldü. Oğlum babasıyla birlikte 11 Temmuz 2025 tarihinde vefat etti. İlk duruşma 9 ay sonra oğlumun doğduğu aya denk geldi. 6 Nisan 2026 tarihinde, ikinci duruşma da 20 Mayıs'ta görüldü" ifadelerini kullandı.

“BENDEN YAŞANACAK EN GÜZEL GÜNLERİMİ ALDI”

Eski eşi ve oğlunun ölümüne neden olan zanlının 9 yıl 6 ay hapis cezası aldığını ve kendisinin bu cezayı yeterli bulmadığını söyleyen acılı anne Çağla Öz, "Kesinlikle çocuğunu kaybeden bir annenin isteyebileceği bir karar değil. Çünkü bu trafik kazasının bilançosunu iki ölüm ve iki de hayatta yaşamak zorunda kalan iki yaralı anne var. Ben ve eski eşimin annesi yani. İnsan çocuğunu kaybettiğinde aslında bir nevi kendini kaybediyor. O toprağın altına kendini defnediyor onunla birlikte. Karar 9 yıl 6 ay gibi bir süre, iyi hal indiriminden kaynaklı. Sanki ortada iki can gitmemiş gibi. Ben verilen cezanın çok az olduğunu düşünüyorum. Çünkü oğlumun katili benden oğlumla yaşanılacak en güzel günlerimi aldı. Ben mezarın başına gidip oğlumun doğum gününü kutladım. Ben verilen cezanı kesinlikle çok az olduğunu düşünüyorum. Çünkü benim oğlum 8 yaşındaydı ve hep 8 yaşında kalacak. Hiç tanımadığım bir insan gelip oğluma çarpıp onu öldürüyor. Sadece bu kadar az ceza aldı. Ben bunu kabul edemem kesinlikle" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA