Antalya eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve şimdi AK parti MKYK Üyesi Menderes Türel, “7 Numara” adlı Youtube kanalında hazırlanan “Konuğumuz Var” programının konuğu oldu. Burada açıklamalarda bulunan Türel, kendi döneminde Antalyaspor için yaptığı yardımlara değinirken yılan hikayesine dönen hafriyat gelirleri içinse çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“BİZDE ÖYLE DEĞİLDİ”

Antalyaspor’da yönetimi bırakan kişilerin görevinin sona ermesiyle beraber maçları bile izlemeye gelmemesini eleştiren Türel, “Antalyaspor’a karşı görevlerimizi ne konumda olursak olalım yapmaya çalıştık. Yönetici olsak da olmasak da. Yönetici olmadığımız zaman yöneticiler gibi çalışırdık. Şimdi maalesef bunu göremiyorum. Örneğin yönetim kurulunda görevi biten arkadaşlar, bakıyoruz ayrıldıktan sonra maça bile gelmiyorlar. Bizde öyle değildi! Biz görevden ayrılsak bile yönetim kurulu üyesi gibi deplasmana gider deplasman maliyetlerini karşılar, maddi imkânlarımız neyse kulübe destek olurduk… Şimdi devir değişti. Antalyaspor hiç istemediğimiz gibi zor günler yaşıyor ama Antalyaspor’dan kopmamız mümkün değil. Benim bir söz var, ‘Aşk 7 harflidir o da Antalya’dır’ diye. Son maçı özellikle tribünde izlemek istedim. Hiç değilse takımın yanında olduğumuzu hissettirmek önemliydi bizim için. Ben Antalyaspor’un mağlubiyetlerinden sonra da dengem bozulurdu” dedi.

Menderes Türel 7 Numara Röportaj (2)

“BİZ DAHA ZOR GÜNLERDE ALDIK TAKIMI”

Kendi dönemlerinden Antalyaspor’un daha zor bir tablo içinde bulunduğunu hatta kayyuma kadar giden bir süreç yaşandığını ifade eden Türel, “Antalyaspor'u biz daha zor günlerden aldık. Kayyumun eşiğinden aldık. 2004 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam, takım sahipsizlikten kayyuma devredilecekti. Büyük bir ekonomik sorun vardı. Takımı oradan aldık ve Süper Lig’e çıkarabilmeyi başardık. Antalya ekonomik dinamikleri çok fazla. Antalyaspor’un bugünkü ekonomik tablosu çok ağır bir tablo ama yönetilemez bir tablo değil. Bu tablo şehrin bir araya gelmesiyle aşılabilir. Antalya’nın bütün dinamiklerinin bir araya gelmesiyle aşılabilir. Antalya el ele verdiği takdirde bugünkü tablo yönetilemez değildir” diye konuştu.

TOPLANTININ İÇERİĞİNİ AÇIKLADI

Antalya Valisi Hulusi Şahin’in makamında gerçekleşen ve Antalyaspor’a kaynak yaratılması için düzenlenen toplantı hakkında bilgiler veren Türel şu ifadelere yer verdi:

“Transfer tahtasının açılmasıyla ilgili 3.5 milyon euroluk bir kaynağa ihtiyaç olduğu ifade edildi. Sayın valimiz başkanlığından toplandık, Sayın valimiz sağ olsun hemen oracıkta tek tek ilgili turizmcileri ve sanayicileri aramak kaydıyla çok ciddi bir kaynak bulabilme şansına sahip oldu. Bunun dışında Antalyaspor’a benim belediye başkanlığı dönemimde kazandırdığım bir gayrimenkul bugün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeniden bir planlama yapılması suretiyle borçlarının ya da ekonomik sorunlarının 3’te 2’sini çözecek. Süreç olabildiğince hızlı gidiyor. Sonuca doğru da emin adımlarla ilerliyor.”

“ANADOLU KULÜPLERİNİN YEREL YÖNETİMLERE İHTİYACI VAR”

Anadolu kulüplerinin artık yerel yönetimlerin desteği olmadan ayakta duramayacağını öne süren Türel, “Antalyaspor’un en büyük şansızlığı maalesef yerel yönetimler nokrasında bir destek alamaması. Bizim verdiğimiz desteklerle mukayese ettiğimizde burada Antalyaspor’un talihsiz bir dönem yaşadığınız görüyoruz. Bizim dönemimizde bulduğumuz kaynaklar, bizim dönemimizde yaptığımız tesisler, Antalyaspor için çok önemli bir fırsattı ama biz görevden ayrıldıktan sonra bu fırsat ortadan kalktı. Ben, bizim dönemimizde yaptığımızın karşılığını göremiyorum. Ben, Antalyaspor meselesini siyasetin üzerinde görürüm. Kim yaparsa yapsın avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlarım. Anadolu takımları artık yerel yönetimlerin desteği olmadan başarıya ulaşabilme imkânı bulamıyor. Yani çok açık ve net şöyleyim bugünkü ekonomik şartlar kulüplerin kendi yağı ile kavrulabilmesi için yerel yönetimlere ihtiyacı var. Bu olmadığında başarısızlık geliyor” sözlerini kullandı.

“ANTALYASPOR’U TEK BAŞIMA KURTARAMAM”

Antalyaspor’u tek başına kurtarması için yeterli ekonomik ve siyasi gücü olmadığını vurgulayan Türel, “Ben tek başıma kurtaramam Antalyaspor’u! Benim orada söylemek istediğim şuydu; benim şahsi ve bireysel ekonomik ya da siyasi gücüm Antalyaspor’u kurtarmaya yetmez. O yüzden toplantıda ifade ettim el ele vermek zorundayız. Hep birlikte bir araya gelirsek Antalyaspor’un sorunlarını daha da büyümeden çözebilir hale geliriz. Bugünleri dayanışma ile aşabiliriz. O yüzden ‘Antalyaspor’u ben de kurtaramam” sözü bunu ifade ediyor. Ben bugün tek başıma Antalyaspor’u kurtaracak güce sahip değilim ama benim de içerisinde olduğu Antalyalıların bir ara geldiği dayanıştığı bir noktada Antalyaspor’un sorunlarını çok da zorlanmadan aşacağına inanıyorum. İnşallah Antalyaspor’umuz yeniden eski günlerine götürecek bir birlik havasını tesis ederiz” dedi.

“HAFRİYAT GELİRLERİ BİZDEN SONRA BİR BAKTIK KAPANIN ELİNDE KALMIŞ”

Hafriyat gelirleri hakkında son durumu bilmediğini kaydeden Türel, “Hafriyat konusunun son hukuki durumunu ben bilmiyorum. Çünkü Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde hatta Büyükşehir Belediyesi kendi şirketine bunun gelirlerini veya işletmesi sağlamak amacıyla bir meclis kararı aldığın biliyorum ama emin değilim! Yanlış bir şey söylemek istemem! Ama bizim dönemimizde Antalyaspor’a en büyük tesisleri kazandırdık. Ondan sonra benim iki projem daha vardı. Bir sabit gelir kaynağı sağlamak, 2 Antalyaspor kolejini kurmak. Takımın geleceği bu projeler ile kurtulacaktı. Bu tesisleşme meseleni dönemimizde çözdük, hafriyat meselesi ile de Antalyaspor’un sabit gelir kaynağını çözdüğümüzü düşündük. Bizim iyi niyetle Antalyaspor’a gelir olsun diye verdiğimiz hafriyat gelirleri bizden sonra bir baktık kapanın elinde kalmış. Adliye koridorlarında bugün soruşturma meselesi haline gelmiş” diye konuştu.

“BİRİLERİNİN KASASINI DOLDURMAK GİBİ BİR YANLIŞA SÜRÜKLENMİŞ”

Hafriyat gelirlerinin Antalyaspor’un değil başkalarının kasasına gittiğini iddia eden Türel şu ifadelere yer verdi:

“Biz kapıdan çıkar çıkmaz iddianamelerde duyduğumuz adliye koridorlarında konuşulan iddialar aman yarabbi! Biz Antalyaspor için iyi niyetli bir adım atıyorken bizim iyi niyetimiz suiistimal edilmiş, Antalyaspor’un kasası dolması gerekirken bu gelirleri, birilerinin kasasını doldurmak gibi bir yanlışa sürüklenmiş. Bunların ben söylemiyorum! Devletin savcıları söylüyor, iddia makamları söylüyor… Tabii henüz sonuçlanmış hukuki bir süreç söz konusu değil. Kimseyi itham edemeyiz. Ama bunun Savcılıkta soruşturmaya, kovuşturmaya mevzu edilmesi bile büyük bir ayıp, Ben bugünkü tartışmaları görünce biz iyi niyetle verdiğimiz, attığımız bir adımın suiistimal edilince ve gereksiz tartışmaların içine sürüklendiğini görünce pişman oldu. Bu pişmanlığımı da ifade ettim. Ama biz nereden bilelim böyle suiistimal edileceğini. O dönemde Antalyaspor’un bu hafriyat gelirlerinin 20 senelik gelirleri bir anda bir tek kişiye ihale etmek suretiyle kazandırmaya yönelik adımı dahi engelledim. Ben 20 sene boyunca Antalyaspor’a gelir gelsin diye bunu yaptım. Bir seferde bunun gelirlerini bir seferde cebimize koyalım da Antalyaspor’un geleceğini karartalım diye bunu yapmadım. Bunu da engelledim.”

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP