Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, halkın katılımı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Manavgat hepimizin’ başlıklı toplantı düzenledi. Toplantıda Sözen’e CHP ve İyi Parti meclis üyeleri de eşlik etti. Konuşmasında 2020 yılında doğalgaz firması ile yapılan anlaşmadan bahseden Sözen, “2 Kasım 2020 tarihinde yaptığımız meclis toplantısında ilçemize doğalgaz yatırımı için oy birliği ile karar aldık. Biz kararı aldığımızda yasada ‘doğalgaz firması alt ve üst yapı yatırımını kendi yapar’ maddesi vardı. Biz de bu maddeye dayanarak firma ile anlaştık. Anlaşmanın ardından ise hem EPDK hem de ilgili firma yatırım bedelini Manavgat Belediyesi’nin karşılamasını talep etti.” dedi.
YASADA DEĞİŞİKLİK YAPILDI
Bu talebin hemen ardından bakanlığın 25 Kasım 2020 tarihinde ilgili yasada, ‘Doğalgaz firmasının yaptığı kazı ve tahribatı ilgili belediye karşılar’ şeklinde düzenleme yaptığını belirten Sözen, “Yasada yapılan değişikliğin ardından meclis toplantısında tekrar doğalgaz konusunu konuştuk. İlgili firma anlaşmada 750 kilometre doğalgaz hattı döşeyecekken bunu 1.854 kilometreye çıkardı. Manavgat Belediyesi’nin yıllık bütçesi 520 milyon lira. Doğalgaz firmasının yapacağı tahribatın bedeli ise 400 milyon lira civarında. Bu, Manavgat Belediyesi’nin gelirlerini 5 yıl ipotek altına almak demektir. İtirazımız bu yönde. Bunu tartışmamız gerekiyor.” diye konuştu.
BAKANLIKTA MUHATAP BULAMIYORUZ
Konuşmasında iktidara da göndermede bulunan Sözen, “TEİAŞ, ASAT kendi yatırımını kendi yapıyor. Neden doğalgaz firması bize gelince yatırım bedelini bizden istiyor. Bu konuları bakanlıkla konuşmaya çalıştığımızda muhatap bulamıyoruz. Ayrıca son meclis toplantımızda AK Partili üyeler yatırımın yapılması gerektiğini savundu. Eğer bu şartlarda doğalgaz anlaşmasını kabul edersek kazılan yolları yeniden yapmamız gerektiğini ifade ettim. AK Partili Meclis Üyesi Yusuf Karamancı da asfaltın metresinin 140 lira olduğunu söyledi. Eğer kendisi metresi 140 liraya asfalt bulacaksa bir haftalığına başkanlığı ona bırakacağım.” dedi.
MANAVGAT ŞELALESİ ELİMİZDEN ALINIYOR
Konuşmasında Büyükşehir Yasası’nın ilçeye verdiği zararları da sıralayan Sözen, “Maalesef mayıs ayı itibariyle Manavgat Şelalesi’nin işletmesi bakanlığa geçecek. Manavgat Belediyesi olarak Manavgat Şelalesi’nde işgalci durumuna düşeceğiz. Sorgun’da, Ulualan’da olduğu gibi Manavgat Şelalesi’nde de direncimizi göstereceğiz. Büyükşehir Yasası ile ilçemizin önemli gelir kalemleri elimizden alındı. Bu yasanın muhakkak yeniden düzenlenmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.
VERİLEN SÖZLER TUTULMADI
“Bir hayalimiz var” diyerek Manavgat’ın il olmayı çoktan hak ettiğini de vurgulayan Başkan Şükrü Sözen, “Türkiye turizmden 24 milyar dolar gelir elde ediyor. Sadece Manavgat bu gelirin 3 milyar dolarını karşılıyor. Biz il olmayı hak etmiyor muyuz” dedi. Konuşmasında Alanya’ya göndermede bulunan Sözen, “Devlet hastanemiz halen yok. Üniversitemiz halen yok. Alanya’ya devlet hastanesi ve üniversite yapıldı. Biz bunları hak etmiyor muyuz? Sulama birliklerimiz Alanya’ya bağlandı. Bizim Alanya’dan ne eksiğimiz var. Bizim 4’te birimiz kadar olan illerde üniversite var. Seçim meydanlarında Manavgat’a üniversite sözü verilmedi mi? Neden sözler tutulmuyor, neden siyaset hizmetin önüne geçiyor. Biz bunları sorgulayamıyoruz” diye konuştu.
ULUALAN ‘ÖLÜ ALAN’ OLMASIN
2020 yılında Türkiye gündemine gelen Ulualan’a golf ve otel yapılmasına yönelik planın tepkileri sonucu askıya alındığını belirten Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, “Ulualan’ın ölü alan olmaması için tüm kurumlarla işbirliği yaptık. 100 bin imza topladık. Direncimiz ile Ulualan planı askıya alındı, fakat hala bir çalışma yapılmadı. Ulualan’ın bizim istediğimiz şekilde planlanmasını istiyoruz.” dedi.
MUZDA KOTA KONULMALI
Sözen, konuşmasının bir bölümünde ise Manavgat’ta mantar gibi çoğalan muz seralarına değindi. Bakanlığın ilgili yasada yaptığı değişiklik ile ‘planlı alanlarda sera yapılabilir’ maddesi eklediğini vurgulayan Sözen şunları söyledi: “Manavgat’ın her yanı muz serası oldu. Bunun yanlış olduğunu bakanlığa anlattık. İlçemiz her yıl milyonlarca turisti ağırlayan önemli bir turizm merkezi. İstediğiniz yere muz serası yapamazsınız. Bu konuda kota konması gerekir. Masum gibi görünen muz seraları yeraltı sularımıza zarar veriyor.”
HES’LER VE TAŞ OCAKLARI İLE MÜCADELE
Benzer şekilde mera alalarına da jeotermal sera yapılmasının önünün açıldığını belirten Sözen, “Bu yasalar çıkarken bizlere neden sorulmuyor. Manavgat’ın her yerinde HES’ler ve taş ocakları mantar gibi çoğalmaya başladı. Bunların önüne geçemiyoruz” dedi.
BİNLERCE AĞACI KESİP GÖTÜRDÜLER
Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en büyük orman yangını olarak tarihe geçen Manavgat yangınında 60 bin hektar alanının kül olduğunu da dikkat çeken Şükrü Sözen sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz yangınla uğraşırken Manavgat’ta binlerce ağaç kesildi. Öğrendik ki ağaç kesim ihalesini bakanlık yapmış. Onlar ağaçları taşırken bize de iş makineleri yüzünden bozulan yolları yeniden yapmak düştü.” Engin KORKMAZ




