1843 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen kilise, dönemin mimari özelliklerini taşıyan yapısıyla dikkat çekiyor. Ahşap hatıllı moloz taşlarla örülen duvarları ve tek nefli dikdörtgen planı, yapının özgün karakterini günümüze kadar korumasını sağladı. Kilise, geçmişte bölgedeki Rum Ortodoks cemaatinin önemli ibadet merkezlerinden biri olarak kullanıldı.

MÜBADELEYLE SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ

Antalya’da 1920’li yılların başında yaşanan nüfus mübadelesi süreci, kilisenin kaderini de değiştirdi. Bölgedeki cemaatin göç etmesiyle birlikte yapı uzun yıllar boyunca kaderine terk edildi. Bu süreçte kilise, hem fiziksel hem de kültürel anlamda sessizliğe gömüldü. 2007 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarıyla birlikte kilise yeniden ayağa kaldırıldı. Aslına uygun şekilde gerçekleştirilen çalışmalar, yapının tarihi dokusunu koruyarak gelecek nesillere aktarılmasını hedefledi. Restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından kilise, 2011 yılında yeniden ibadete açıldı.

Antalya 768X576

TARİHİ YAZITLAR VE MİMARİ ÖZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKİYOR

Kilise içerisinde yer alan Yunanca ve Karamanlıca yazıtlar, yapının geçmişine ışık tutan önemli detaylar arasında yer alıyor. Alaturka kiremitli beşik çatısı ve sade mimarisiyle dikkat çeken yapı, hem tarih meraklılarını hem de ziyaretçileri kendine çekiyor. Bugün Antalya’nın tarihi kimliğinin önemli parçalarından biri olan Aziz Alypios Kilisesi, hem ibadet mekânı hem de kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor. Ziyaretçilerine geçmişle bugün arasında köprü kuran bir deneyim sunan yapı, Kaleiçi’nin en özel noktalarından biri olmaya devam ediyor.

Aziz Alypios Kilisesi, (1)

Muhabir: BÜLENT ÖNER