Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in, İran’a yönelik başlattığı saldırılan ardından küresel ticaret büyük darbe aldı. Saldırıların ardından İran Hürmüz Boğazı’nı kapattı ve akaryakıt fiyatları yukarı yönlü bir ivme yakalarken, altın ile gümüşte ise sert düşüşler yaşandı. Yaşanan olaylardan en çok etkilenen ülkelerden biri de Türkiye oldu.
ÇATIŞMALAR TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLEDİ
İran’ın ABD ve İsrail tarafından saldırıya uğraması komşusu olan Türkiye’yi olumsuz etkiledi. Akaryakıt fiyatlarının yukarı yönlü ilerlemesi Türkiye’nin ekonomisine ciddi bir zarar verirken saldırılardan dolayı turizmde kötü etkilendi. İranlı vatandaşlar yaşanan olaylardan dolayı Nevruz Bayramı kutlamalarını yapamadı ve Türkiye’deki rezervasyonlarını iptal etti. Aynı şekilde Hristiyan vatandaşlar da bölgedeki çatışmalardan ötürü Paskalya Bayramı için Türkiye’ye yaptıkları rezervasyonlarını iptal etmek zorunda kaldı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli bir destek duyurusu yaptı.

BİZZAT ERDOĞAN AÇIKLADI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugünkü kabine topaltının ardından kameralar önün geçti ve üretim, ihracat ile turizm sektörü için önemli bir kredi destek paketini açıkladı. 120 milyar TL büyüklüğündeki kredi paketinin İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan sıcak çatışmamaların ardından zarar gören işletmelere ilaç olması bekleniyor.

TURİZMCİLERİ SEVİNDİREN KREDİ DESTEK PAKETİ
Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığının kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldıklarını belirtti. Bu kredinin toplam büyüklüğünün 120 milyar lira olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın, iş dünyamız müsterih olsun” ifadelerini kullandı.
ANTALYA ÇOK CİDDİ ETKİLENDİ
Ortadoğu’da tırmanan gerilim ve sıcak çatışmalar, Türkiye’nin turizm başkenti Antalya üzerinde de soğuk duş etkisi yarattı. Şehrin ekonomik can damarı olan turizm sektörü, hem güvenlik endişeleri hem de iptal edilen rezervasyonlar nedeniyle zorlu bir sürece girdi. Antalya, özellikle bahar aylarında İranlı turistlerin Nevruz Bayramı kutlamaları için en çok tercih ettiği rotaların başında geliyor. Ancak Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve uçuş güvenliğine dair endişeler, binlerce İranlı turistin planlarını iptal etmesine neden oldu. Benzer şekilde, bölgedeki istikrarsızlık Paskalya dönemi için rezervasyon yaptıran Avrupalı ve Hristiyan turistlerin de "güvenli bölge" arayışıyla rotalarını batıya çevirmesine yol açtı.

BU PAKET İLAÇ OLACAK
Antalya turizmi krizlere karşı bağışıklığı yüksek bir yapıya sahip olsa da bu çapta bir bölgesel gerilim doğrudan nakit akışını ve istihdamı tehdit ediyor. Açıklanan 120 Milyar TL'lik kredi destek paketi, özellikle Antalya'daki küçük ve orta ölçekli turizm işletmeleri için hayati bir kalkan görevi göreceği ifade edildi.
GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkeziyle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzet olduğunu ifade etti. Dünyanın önde gelen şirketleriyle yapılan toplantıda bunun emarelerini bizzat gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladıklarını söyledi.

“AYNI ENDİŞELERİ TAŞIMAYA MAALESEF DEVAM EDİYORUZ”
Türkiye'nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de çatışmanın, şiddetin ve zulmün değil; hakkın, hukukun, sulhun ve istikrarın tarafında olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hemen yanı başımızdaki bir ülkede ateş varken, çatışma ve yıkım varken, siviller ve sivil altyapı hedef alınırken, biz buna asla kayıtsız kalamayız. 14 asırdır aynı kıbleye yöneldiğimiz kardeşlerimiz sıkıntı içindeyken, biz kendimizi rahat hissedemeyiz. Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik. Savaş uzadıkça yangının başka ülkelere de sirayet edebileceğine dikkat çektik. Çatışmaların 38. günü geride kalırken, bölgemiz adına aynı endişeleri taşımaya maalesef devam ediyoruz. Artan riskler karşısında Cumhurbaşkanı olarak şahsım bir taraftan, bakan arkadaşlarımız diğer taraftan diplomatik temaslarımızı hızlandırdık. Silahların susması ve müzakereye alan açılması için eğer iğne ucu kadar şans varsa, bunu değerlendirmenin samimi gayreti içindeyiz. Temennimiz bu hukuksuz, anlamsız, gayrimeşru ve tüm insanlık için son derece maliyetli savaşın bir an evvel sona ermesidir” dedi.





