Antalya'nın Alanya ilçesinde denizden yaklaşık 250 metre kadar yükselen yarımada üzerindeki, kentin simge tarihi eserlerinden 6,5 kilometreyi bulan surları, 83 kule ve 140 burç ile Selçuklu eserleri Kızılkule, Tophane Burcu ve Tersanesi başta olmak üzere, Helenistik dönemden Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapan Alanya Kalesi'nde çok önemli 2 tarihi keşif yapıldı.
DENİZ KENARINDA İLGİNÇ KEŞİF
Alanya Kalesi Kazı Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Osman Eravşar, "Bu sene şiddetli bir kış geçirdik ve dalgalar şanslı bir veriyi ortaya çıkardı. Kızılkule'nin önünde son yıllara kadar tamamen yosunlar ve kumulların altında olan bir tersanenin, gemi çekek yerinin varlığı ortaya çıkartıldı."
SULAR YÜKSELİNCE DENİZDE KALMIŞ
Çalışmaların, kazı ekibindeki AÜ Sualtı Kültür Varlıkları Koruma Bölümü'nden Doç. Dr. Hakan Öniz başkanlığındaki ekip tarafından yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Eravşar, "Tabi burada önemli bir veri, bugün su altında bu tersane, küçük bir gemi yapım yeri ama büyüklük, ölçek bakımından Selçuklu dönemine ait Alanya Tersanesi ile hemen aynı boyutlarda. Yani, Orta Çağ'da Akdeniz'in suları yükselmiş ve bu suların yükselmesine bağlı olarak da Roma dönemine ait tersane deniz suyunun altında kalmış. Binanın olduğu kesimde, önümüzdeki yıllarda bir çalışma yapıp, boyutlarını, mimarisini tespit etmek istiyoruz. Bu açıdan önemli bir keşif olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
2-3 METRE DERİNLİKTE
Su altındaki Roma dönemine ait tersanenin, denizde derinlik olarak 2 metreden 3 metreye kadar değişen eğimli bir yüzeyde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eravşar, Roma dönemindeki olayı ise şöyle anlattı: "Romalı general Gnaeus Pompeius, korsanlara karşı bir sefer düzenliyor ve Alanya önlerinde korsanları yenilgiye uğratıyor. Yine Roma tarihinden öğrendiğimize göre, korsanlar kaleye çekiliyor, sonra Romalılar kaleyi ele geçiriyor. Bu tarihten sonra yaklaşık 1'inci yüzyıl sonları 2'nci yüzyıldan itibaren Roma, Alanya ve çevresini ileri bir garnizon gibi kullanıyor, bu bölgedeki korsan hakimiyetini kırmak için. Dolayısıyla o dönemde bugün su altında olan tersanemiz veya gemi çekek yerimiz yaklaşık 2-3 metre değişiyor derinlik ve eğimli bir yüzeyde. Yani kıyıdan, denizden 10 metre kadar daha ileride olması gerekiyor. Bu da şunu gösteriyor, demek ki Akdeniz'de bir su yükselmesi var. Bunu biz başka yerlerde de görüyoruz. Örneğin Kaş, Demre ve diğer bölgelerde de var. Dolayısıyla Orta Çağlara gelindiğinde su yükselmesi sonucu, bu gemi çekek yeri denizin içerisinde kalmış ve liman daha içeride olduğundan savunma mimarisi yapıları da ona göre şekillendirilmiş." DHA