Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Merkezi, şehirlerdeki siyasi varlığını ve dinamizmini en üst noktaya taşımak amacıyla yürüttüğü kapsamlı değerlendirmeler sonucunda dört kritik ilde görev değişikliği kararı aldı. Yapılan resmi açıklamada Adana, Diyarbakır, Giresun ve Siirt illerine yeni il başkanlarının atandığı ve bu isimlerin yönetim kurullarıyla birlikte kısa sürede görev başı yapacağı bildirildi.

Siyasi kulislerde geniş yankı uyandıran bu hamlenin ardından AK Parti Genel Merkezi, "AK Parti, sadece bir siyasi parti değil. Dünya mazlumlarına umut olacak medeniyet yürüyüşümüzün temsilcisidir. Teşkilat çalışmalarımızı bu şuurla ve kendi içimizdeki değişim süreçlerini bu yüksek sorumlulukla yürütmekteyiz. Emek ve gayretleriyle mücadelemize eşsiz katkılar sağlayarak görevlerini devreden değerli il başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Hedefimiz, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerini başarmaktır. Durmak yok, yola devam." ifadeleriyle sürecin vizyoner boyutunu kamuoyuna duyurdu.

"YÖNTEM DEĞİŞMEDİKÇE SONUÇ DEĞİŞMEZ"

Yaşanan bu sıcak gelişmenin ardından AK Parti Antalya Kurucu İl Başkanı Habip Akhan, teşkilatlardaki yenilenme ihtiyacını ve isim belirme süreçlerini derinlemesine inceleyen çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. Sahadan gelen yılların tecrübesiyle mevcut durumun sadece bir isim değişikliğinden ibaret kalmaması gerektiğini savunan Akhan, karar mekanizmalarındaki dengelerin değişmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Atama yöntemlerine dair yapısal eleştirilerini sıralayan Akhan, "AK Parti Antalya Kurucu İl Başkanı olarak bu teşkilatın kuruluş heyecanını da, sahadaki emeğini de, tabanın ne demek olduğunu da bilen bir kardeşinizim. Genel Merkezimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın takdir ve iradesine karışmak elbette haddimiz değildir. Ancak yılların sahadan gelen tecrübesiyle bazı gözlemlerimi paylaşmayı da bir sorumluluk olarak görüyorum. Bugün teşkilatlarda bir yenilenme ihtiyacı varsa, mesele sadece 'kim gitsin, kim gelsin' meselesi değildir. Asıl mesele, o isimlerin nasıl belirlendiği meselesidir. Çünkü aynı yöntemle farklı sonuç beklemek doğru olmaz. Aynı çevreler etkili olacak, aynı dengeler belirleyici olacak, tabanın sesi yeterince duyulmayacaksa; yapılan değişiklik bir süre sonra yine eski noktaya döner." dedi.

DİJİTAL TEMAYÜL VE SMS ÇAĞRISI

Karar süreçlerinde asıl yükü sırtlayan mahalle ve sandık görevlilerinin, üyelerin ve hasbi teşkilat mensuplarının sesinin Ankara'dan doğrudan duyulması gerektiğini ifade eden Akhan, günümüz teknolojik imkanlarının buna zemin hazırladığını belirtti. Milletvekilleri ile belediye başkanlarının görüşlerinin alınmasına itiraz etmediğini ancak tabanın doğrudan sisteme dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Akhan, şu teklifte bulundu:

"Benim kanaatim şudur… İl ve ilçe başkanları belirlenirken milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve kanaat sahiplerinin görüşü elbette alınmalıdır. Buna kimsenin itirazı olmaz. Ancak karar sürecinde asıl yükü taşıyan teşkilat mensuplarının, üyelerin, mahallede ve sandıkta emek veren insanların sesi de doğrudan duyulmalıdır. Bugünün imkânlarıyla bu çok kolaydır. Genel Merkezimiz isterse üyeye doğrudan SMS gönderir, dijital temayül yapar ve sorar: 'İl ve İlçe başkanı olarak kimi görmek istersiniz?', 'Sahada kim çalışıyor, kim karşılık buluyor?', 'Teşkilatta kim heyecan oluşturur?' Bunlar sorulursa kimse kaybetmez. Aksine teşkilat kazanır, taban değer gördüğünü hisseder, kararlar daha isabetli olur."

"GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ TASFİYE DEĞİLDİR"

Teşkilatlarda yapılacak kan değişiminin sahaya büyük bir hareketlilik ve heyecan getireceğini kabul eden Akhan, bu süreçlerin yürütülme biçiminde vefaya dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bugüne kadar davaya ve şehirlere hizmet etmiş mevcut başkanların rencide edilmeden uğurlanmasının partinin geleceği açısından hayati önem taşıdığını hatırlatan Akhan, "Değişim gerekiyorsa elbette yapılmalıdır. Değişim teşkilata kan verir, heyecan verir, sahaya hareket getirir. Ama değişim yapılırken bugüne kadar hizmet etmiş başkanlarımız da incitilmemelidir. Görev değişikliği bir tasfiye değil, bayrak değişimidir. Hizmet edenlere teşekkür edilmeli, yeni gelecek arkadaşlara da kimseyi küstürmeden yol açılmalıdır. Özetle; Liderimizin ve Genel Merkezimizin takdiri saklı olmak üzere, teşkilatta güçlü bir yenilenme isteniyorsa tabanın sesi daha çok duyulmalı, başkan belirleme yöntemi de bu anlayışla güçlendirilmelidir. Taban duyulursa teşkilat toparlanır. Teşkilat toparlanırsa saha canlanır. Saha canlanırsa heyecan yeniden başlar." diyerek teşkilat içi entegrasyonun formülünü sundu.

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP