Alara’da HES’e Hayır Platformu Sözcüsü Nurettin Sönmez, Gündoğmuş’un suyuna, ormanına ve doğal varlıklarına sahip çıkmak için ilçe halkının ve çevre illerden gelen destekçilerin bir araya geldiğini belirterek, mücadelenin yaşam hakkını savunma mücadelesi olduğunu vurguladı. Sönmez, binlerce yıldır özgür akan Alara Çayı’nın uluslararası şirketlerin çıkarları doğrultusunda kontrol altına alınmak istendiğini ifade ederek, “Alara Çayı, Gündoğmuş’un tamamını ilgilendiren, halkın bin yıllardır yaşam kaynağı olan bir değerdir. Bu suyun 49 yıllığına şirketlere devredilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

“DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN YENİ PROJELER GÜNDEMDE”

2019 yılında Danıştay 6. Dairesi’nin Alara’da yapılması planlanan HES projesini iptal ettiğini hatırlatan Sönmez, buna rağmen yeni projelerin gündeme getirildiğini söyledi. Sönmez, “2019 yılında Danıştay Altıncı Dairesinin nihai kararı ile Alara’da yapılmak istenen HES projesi iptal edilmişti. Şimdi yeni HES projeleri ile Alara Çayını tamamen elimizden almak istiyorlar. Alara Çayı 2023 yılında ihale edilmiş ve 49 yıllığına “The Point Medya Limited Şirketine ” verilmiştir. Alara Enerji Grubu işletmeci olarak 2029 yılına kadar faaliyete geçmeye dönük taahhütte bulunmuştur. Bu gelişmelerle ilgili CHP Antalya Milletvekilimiz Aliye Coşar 4 ay önce soru önergesi vermiş olmasına rağmen bakanlıktan hala bir yanıt verilmemiş ve projenin ayrıntıları halktan gizlenmektedir” şeklinde konuştu.

“DOĞA EKOSİSTEM VE TARİH YOK SAYILIYOR”

Sönmez açıklamasında Alara Çayı’nın yalnızca bir su kaynağı değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir ekosistemin, tarım ve hayvancılığın, bölgenin iklim dengesinin ve biyolojik çeşitliliğin temel unsuru olduğu ifade etti. Irmak çevresindeki endemik bitki ve hayvan türlerine dikkat çeken Sönmez, “Binlerce yıllık bir ekosistemi, endemik bitki ve hayvan türlerini besleyen, Bölgenin iklimini belirleyen, tarım ve hayvancılığın yapılmasının zeminini oluşturan adeta can suyudur. Irmağın çevresi, bölgenin biyoçeşitlilik harikasıdır. Alara, aynı zamanda tarih ve kültür taşıyor. Kervan yolları, tarihi köprüler, Alara Kalesi bu ırmakla anlam bulur. Irmak çevresinde bin yıllardır üretilen tarım ürünleri bu ırmakla can bulur.
HES projelerinde, nehrin büyük bir kısmı borulara alınır. Bu da nehir yatağının kuruması anlamına gelir. Nehir yatağından suyunu içen, beslenen bütün canlılar için tam bir felaketin yaşanması söz konusudur. Proje inşaatı sırasındaki patlamalar, hafriyat ve sonrasındaki su rejimindeki değişim, bölgedeki tüm canlılığı yerle bir edecektir. Alara'nın canını alarak enerji üretemezsiniz” dedi.

“ALARA’DA HES’E ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Açıklamada yalnızca HES projeleri değil, bölge genelinde açılması planlanan mermer ve taş ocaklarına da tepki gösterildi. Yasa değişiklikleri sonrası yapılan başvurularla neredeyse tüm köylerin tehdit altında olduğu belirten Sönmez, “Bizim buradaki duruşumuz, umut ve kararlılığın simgesidir! Unutmayın, bu projelerin çoğu, halkın kararlı duruşu ve beraberinde hukuk mücadelesi verilerek iptal edilmiştir. Değerli hemşerilerim Bu toprakların sahibi, bu suyu kullanan, bu havayı soluyan biziz. Bizim yaşam alanımız söz konusu. Bizim onayımız olmadan, kimse gelip bize ait olanı elimizden alamaz. T.C. Anayasası'nın 56. Maddesi diyor ki: "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." Biz bu hakkımızı kullanıyoruz! Çevre ve doğayı korumak, sadece bizim değil, yöneticilerin de görevidir. Unutmayalım! Bin yıllardır özgür akan Alara Çayı hiçbir zaman bir şirketin kar hırsına feda edilemez. Biz çocuklarımıza yaşanabilir bir çevre bırakmak istiyoruz. O nedenle sesimizi daha da yükselteceğiz. Bu direnişi evimizde her yerde anlatacağız. Alara’da HES’e asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: VİLDAN ÖZKAN