Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yargı sisteminin tarafsızlığını yitirdiğini savunarak; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargılamaları, yerel yöneticilere yapılan operasyonları ve partisine yönelik müdahaleleri sert bir dille eleştirdi.

YARGISAL MÜDAHALELERE ELEŞTİRİLER

Antalya Milletvekili Aliye Coşar, yargı erkine yönelik ağır ithamlar içeren konuşmasında, hukukun siyasi bir manivela olarak kullanıldığına dair iddialarını somut örneklerle detaylandırırken, bu sürecin bir darbe mekaniğiyle işlediğini şu ifadelerle kamuoyuna aktardı: "19 Mart yargı darbesiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması, tutuklanması, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde diploma iptali dâhil peş peşe açılan siyasi davalar, partimize yönelik müdahaleler yargının siyaseti dizayn etmek için kullanıldığının en açık, somut örneğidir."

SAVUNMA HAKKININ İHLALİ

Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı dava dosyasının büyüklüğü ile mahkeme heyeti tarafından verilen kısıtlı savunma süresi arasındaki mantıksızlığa dikkat çeken Coşar, hukuk tarihimizde eşine az rastlanır bir adalet zafiyetinin yaşandığını belirterek, mahkeme salonunda sergilenen hukuksuzluk tablosunu şu sözlerle kayıt altına aldı: "Daha geçtiğimiz hafta, bir buçuk yıldır haksız hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan ve duruşmanın ilk gününden itibaren savunmasını yapmak isteyen Sayın Ekrem İmamoğlu'na savunma için bir buçuk gün süre veriliyor. Bu kısa sürede savunma yapmanın imkânsız olduğunu belirten Sayın Ekrem İmamoğlu'na mahkeme heyeti başkanı 'Susma hakkını kullandı' diyerek zapta geçiriyor."

MİLLÎ İRADE ÜZERİNDEKİ BASKILAR

Siyasallaşmış bir yargı düzeninin, sadece bireysel davaları değil, doğrudan milletin iradesini hedef alan bir operasyon aracına dönüştüğünü savunan Coşar, 31 Mart seçim sonuçlarının yargı eliyle tasfiye edilmeye çalışıldığını ifade ederek, yaşanan hukuksuzlukları şu ifadelerle özetledi: "Ortada 3.739 sayfalık iddianame var; 'Bir buçuk günde savunmanı yap' demek açıkça adil yargılanma hakkının, savunma hakkının ihlalidir. 12 Eylül döneminde dahi görülmemiş bu uygulamaya gözlerimizle şahit olduk. Milletin iradesini gasbedenler Sayın Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkını da gasbetmiştir; sonra burada çıkıp yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkından bahsediyorsunuz."

HUKUK REFORMU ÇAĞRISI

Coşar, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik süregelen kayyum uygulamalarının ve CHP Genel Merkezi'ne gerçekleştirilen kolluk müdahalelerinin, Türkiye'nin demokratik geleceğine vurulmuş birer pranga olduğunu belirterek, yargının acilen iktidarın baskı aracı olmaktan kurtarılıp yurttaşın gerçek güvencesi haline getirilmesi için gerekli olan yasal düzenlemeleri şu şekilde talep etti: "Gerçekten yargı reformu isteniyorsa, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı, savunma hakkının sağlandığı, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirildiği ve yargının muhalefeti bastırma aracı olmaktan çıkarıldığı bir hukuk reformu olmalıdır ve en önemlisi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının derhâl uygulanmasıdır. Yargı iktidarın değil, yurttaşın güvencesi olmalıdır."

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP