Antalya’nın önemli turizm destinasyonlarından Altınbeşik Mağarası, yapılan yeni düzenlemelerle yeniden ziyarete hazırlanıyor. İbradı Belediyesi tarafından başlatılan proje kapsamında mağara girişine çelik tünel inşa edilirken, çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem daha güvenli hem de daha erişilebilir hale gelmesi hedefleniyor.

ANTALYA TURİZMİNİN GÖZ BEBEKLERİ ARASINDA YER ALIYOR

Toros Dağları’nın eteklerinde yer alan ve doğal güzelliğiyle dikkat çeken Altınbeşik Mağarası, Türkiye’nin en büyük yer altı göllerinden birine sahip olmasıyla biliniyor. Özellikle tekneyle yapılan mağara içi gezintiler, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Her yıl on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan mağara, Antalya turizminin alternatif rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Doğa turizmi, fotoğrafçılık ve keşif gezileri açısından büyük önem taşıyan bölge, yapılan yeni yatırımlarla daha erişilebilir ve güvenli hale getiriliyor.

GÜVENLİK VE ERİŞİM KOLAYLIĞI

Başlatılan çelik tünel projesinin, mağara içerisindeki ulaşımı kolaylaştırması ve ziyaretçilerin daha güvenli bir şekilde gezinti yapabilmesine olanak sağlaması hedefleniyor. İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ve herhangi bir aksama yaşanmadığını ifade etti.

BÖLGE EKONOMİSİNE KATKI

Altınbeşik Mağarası’nın yeniden ziyarete açılmasıyla birlikte, İbradı ve çevresindeki turizm hareketliliğinin artması bekleniyor. Yerel esnaf ve turizm işletmeleri, özellikle yaz sezonu öncesinde yapılacak açılışın bölge ekonomisine olumlu katkı sağlayacağını ifade ediyor. Mayıs ayının ilk haftasında kapılarını yeniden açacak olan Altınbeşik Mağarası’nın, bu sezon da hem yerli hem de yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşması bekleniyor.

ALTINBEŞİK MAĞARASI HAKKINDA

İbradı’nın Ürünlü Mahallesinde bulunan, Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük yer altı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası, adını içindeki ilk katının orta kısmında bulunan ve içinde barındırdığı minerallerden dolayı sarı renkte doğal bir kaya bloğundan oluşan köprünün bir beşiğe benzetilmesinden alır. Sonrasında mağara girişinin üst kısmında yer alan bölüme Altınbeşik Tepesi adı verilecektir ve bu vesile ile 1994 yılında da milli park ilan edilen bölge Altınbeşik Mağarası Milli Parkı olarak anılıyor.

BÜYÜK KEŞİF!

Denizden 450 metre yükseklikte olan Mağara ilk bölge halkı tarafından keşif edilip 1966 yılında, Türkiye Speleoloji Derneği kurucu ve onursal başkanı Dr. Temuçin Aygen tarafından kayda geçirilmiştir. 1966-1967 yıllarında İngiliz ve Fransız mağaracıların ilk çalışmaları sonrasında kamuoyuna tanıtılan Mağara, takip eden yıllarda yerli ve yabancı uzmanlar tarafından incelenmeye devam etmiştir. 1985 yılında Japon uzmanlar, 1995 yılında Çek ekibin incelemeleri sonrasında Mağaranın içyapısı büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır.

DOĞA HARİKASI…

Gembos Polyesi istikametinden kuş bakışı 65 km uzaklıktaki Beyşehir Gölüne uzanan mağara üç kattan oluşur ve günümüzde keşif edilebilmiş olan kısmının uzunluğu 5500 metredir. Mağaraya 200 metre uzunluğundaki bir yeraltı gölü üzerinden botla girilmektedir ve halka açıktır. Bu bölümün sonunda yer alan muhteşem 44 metrelik dikey traverten oluşumları görülmeye değerdir. Bu oluşumun üzerinden ancak özel ekipmanlar ile profesyonellerce mağaranın devamı olan ikinci katına çıkılır, bu bölümde 130 metre uzunluğunda ince uzun sığ bir göl ve devamında küçük gölcükler bulunmaktadır. Kısmen fosil durumuna geçmiş ikinci katta 2011 yılından itibaren Anadolu Speleoloji Grubu Derneği ve Çek Geo Speleos’un incelemeleri devam etmektedir. Mağaranın içinde 20 tane gölcük bulunmaktadır ve faal oluşumun devam etmekte olduğu ilk iki katın aksine en üst seviyedeki katta ise büyük kaya blokları dikkati çekmektedir; bu son bölümde oluşum durmuştur.

BİTKİ VE CANLI ZENGİNLİĞİ

Mağaranın yanı sıra içinde yer aldığı milli parkın Fauna ve Florası oldukça zengindir. Yaban hayatına dâhil tilki, kurt, domuz ve yaban keçisi türlerinin dışında 69’u ülkemize özgü endemik taksonlar olmak üzere toplam 85 aileye mensup 337 cinse ait 605 çeşit bitki bulunmaktadır. Bu doğal güzellikleri görmek için Milli Park’ta eko turizme yönelik olarak eski patika yolları canlandırılmış ve doğa yürüyüşleri rotaları mevcuttur.

Muhabir: BÜLENT ÖNER