Antalya Barosu, dünya gündemini sarsan Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yayımladığı resmi açıklamada, davanın bireysel suç sınırlarını aşarak tarihsel bir hukuk skandalına dönüştüğünü vurguladı. Baronun analizine göre bu dosya, bir dönemi karakterize eden, hukukun gücün etrafında örülen görünmez ağlara nasıl takıldığını gösteren bir ibret vesikası olarak tanımlandı.

Açıklamada, bu ağların merkezinde yer alan odaklar için "Bu ağların merkezindeki 'büyük örümceklerin' hukuki araçları nasıl pasifize ettiğini gözler önüne seren tarihsel bir hukuk skandalını ifade etmektedir" ifadelerine yer verildi.

SİSTEMATİK KORUMA MEKANİZMALARI VE SINIFSAL AYRICALIKLAR

Hukuki sürecin neden tıkandığına dair çarpıcı tespitlerde bulunan Antalya Barosu, ortada sadece çocuklara yönelik ağır suçların değil, bu suçları gizleyen bir mekanizmanın olduğunu belirtti. Açıklamada bu durum, "Bu suçların yıllar boyunca etkili biçimde soruşturulmamasını mümkün kılan siyasal, ekonomik ve sınıfsal koruma mekanizmaları bulunmaktadır" sözleriyle ifade edildi.

Baro, yargı sisteminin bu güç ilişkileri karşısında bilerek işlevsiz bırakıldığını belirterek, "Hukuk, bu dosyada defalarca devre dışı bırakılmış; soruşturma, yargılama ve hesap sorma süreçleri, güç ilişkilerinin gölgesinde işlevsiz hale getirilmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

KÜRESEL KAPİTALİZMİN KALBİNDE BİR ÇAĞ YANGINI

Baro, Epstein’ın ölümünden sonraki süreci ve delillerin durumunu ağır bir dille eleştirdi. Açıklamanın en dikkat çekici kısmında, yaşanan çürümeyi betimlemek için şu ifadeler kullanıldı: "Bir şarkı sözüyle betimlemek gerekirse bu, küresel kapitalizmin kalbinde meydana gelen bir çağ yangınıdır."

Sistemin insani çürümeden beslendiğini savunan Baro, sürecin işleyişini "Delillerin karartıldığı, bağlantıların görünmez kılındığı, soruşturmaların daraltıldığı ve sorumluluğun sistematik biçimde aşındırıldığı bir süreçle karşı karşıyayız" sözleriyle raporladı.

TOPLUMSAL VİCDANIN TAHRİBİ VE CEZASIZLIK DÜZENİ

Antalya Barosu, uluslararası hukukun üstünlüğü ilkesinin yerini "cezasızlık düzenine" bıraktığını savunarak, bu durumun demokratik meşruiyeti tehdit ettiğini belirtti. Dosyanın bir dönemin aynası olduğunu belirten kurum, "Bu aynaya bakmak, yalnızca bir suç ağını değil; hukukun kimler için ve nasıl işlediğini de görmek anlamına gelmektedir" tespitini paylaştı.

Açıklama, gerçek adaletin ancak bu yapıların tasfiyesiyle mümkün olacağını vurgulayan şu cümlelerle son buldu: "Hukukun üstünlüğü ve insan hakları ise ancak bu ağların sökülmesiyle yeniden anlam kazanabilir."

Muhabir: TAHSİN CAN ÖNALP