Antalya Barosu’nun 100’üncü kuruluş yılı genel kurulunun ardından konuşan Başkan Ali Çağdaş Bozaner, basında yer alan boykot ve kadın temsili haberlerine tepki gösterdi. Bozaner, “Elbette bu başarıları hazmedemeyenler olacaktır. Ancak Antalya Barosu hiçbir kişinin arka bahçesi değildir. Hiçbir şahsın kişisel beklentileri, kaprisleri, yalanları ya da iftiraları doğrultusunda hareket etmez” dedi.

ANTALYA BAROSU'NDA CÜBBE GİYME TÖRENİ GERÇEKLEŞTİ

100. kuruluş yıldönümünü yaşayan Antalya Barosu geçtiğimiz Pazar günü Olağan Genel Kurulu tamamlandı. Tek liste ile gidilen genel kurulda mevcut Başkan Ali Çağdaş Bozaner, yeniden seçilerek güven tazeledi. Seçimlerin sona ermesinin ardından bugün Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu gerçekleştirildi. Çelenk törenine ardından Antalya Barosu Binası’nda cübbe töreni düzenlendi. Törende konuşan Başkan Bozaner önemli açıklamalarda bulundu.

“CUMHURİYET DEĞERLERİNE BAĞLILIĞIMIZIN GÖSTERGESİ”

Seçimin ardından konuşan Bozaner, “Öncelikle, yüzüncü yılımızdaki genel kurulumuz sonrasında Antalya Barosu Başkanı olarak, mevcut kurul üyelerimizle birlikte bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Antalya Baromuz adına, Baro Başkanı olarak Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunmanın önemini vurgulamak isterim. Çünkü bu bizim için sadece bir ritüel değildir. Aynı zamanda Cumhuriyet değerlerine, Atatürk'ün ilke ve devrimlerine, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına bağlılığımızı ifade eden anlamlı bir davranıştır. Bu hafta sonu, 18-19 Ekim tarihlerinde genel kurulumuzu ve seçimlerimizi geride bıraktık. Bu kapsamda; baro başkanlığına, yönetim kurulu üyeliklerine, disiplin ve denetleme kurullarına, Türkiye Barolar Birliği delegeliklerine seçilen tüm meslektaşlarımızı tebrik ediyorum. Hepimiz için güzel, başarılı ve verimli bir dönem olmasını diliyorum” dedi.

BOYKOT HABERLERİNE TEPKİ GÖSTERDİ

Gazetede çıkan boykot haberlerine tepki gösteren Bozaner, “Seçimler öncesinde, Antalya Barosu seçimlerine yönelik bir boykot kararı alındığı şeklinde bir gazete haberiyle karşılaştık. Bunun kim tarafından yaptırıldığını ve kimlere servis edildiğini hepimiz biliyoruz. Ancak buna rağmen Antalya Barosu, hafta sonu gerçekleştirdiği genel kurul ve seçimleri çok yüksek katılım oranıyla, adeta demokratik bir şölen havasında gerçekleştirmiştir. Bu durum, Türkiye'nin dördüncü büyük barosu olan ve yüzüncü yılını geride bırakan Antalya Barosu'nun, kendisinden önce gelen İzmir ve Ankara barolarından daha yüksek bir katılım oranına ulaştığını açıkça göstermektedir. Bu matematiksel olarak da ortadadır. İstanbul Barosu seçimlerini henüz görmediğimiz için onunla ilgili değerlendirme yapmak şu aşamada mümkün değildir” diye konuştu.

“BEN GELMEDEN ÖNCE RAKAMLARA BAKTIM”

Bozaner açıklamasına şu sözlerle devam etti:

“Bir diğer husus, gazetede yer alan ‘Antalya Barosu'nda kadın aday eksikliği’ yönündeki haberlerdir. Ben gelmeden önce rakamlara baktım. Şu anda Antalya Barosu'nun organlarına seçilmiş toplam 23 meslektaşımız bulunmaktadır. Bunların 15'i kadın, 8'i erkektir. Bu yönüyle Antalya Barosu, kadın temsili açısından Türkiye'deki birçok baronun önünde yer almaktadır. Ancak bu sadece sayısal bir veri değildir. Antalya Barosu, kadınların sözünü ve mücadelesini her zaman içinde barındıran; onların toplumsal yaşamda ve hukuk mücadelesinde etkin rol üstlenmelerini destekleyen bir kurumdur. Bu nedenle bilgi, belge ve somut verilerle değerlendirme yapılmasının çok daha doğru olacağını ifade etmek isterim. Keşke basın mensuplarımızın daha büyük bir bölümü genel kurulumuzu yerinde ve yakından takip etseydi. Çünkü orada yapılan konuşmalar ve değerlendirmeler, bugün bazı çevrelerce servis edilen haberlerin ne kadar gerçeklikten uzak olduğunu açıkça ortaya koymuştur.”

“23 MESLEKTAŞIMIZIN 15’İ KADIN”

Basında yer alan “Antalya Barosu’nda kadın aday eksikliği” yönündeki haberlere de değinen Bozaner, baro organlarına seçilen üyelerin cinsiyet dağılımına ilişkin bilgi verdi. Bozaner, “Seçimlerde kullanılan geçerli oyların yaklaşık yüzde 86'sını almış olmamız da meslektaşlarımızın teveccühünü ve güvenini göstermektedir. Bu sonuç, yalnızca bir seçim başarısı değil; yıllardır verilen emeğin, mücadelenin ve ortaya konulan vizyonun karşılık bulduğunu göstermektedir. Bugün Antalya Barosu artık şeffaftır. Hukuka uygun hareket etmektedir. Mücadelesini hem kentte hem de ülke genelinde güçlü biçimde ortaya koyabilmektedir. Genel kurullarını ve seçimlerini kendi binasında yapabilmektedir. Yeni hizmet binasını tamamlamış, buna rağmen ekonomik olarak güçlü bir yapıyı korumayı başarmıştır” sözlerini kullandı.

“ANTALYA BAROSU HİÇBİR KİŞİNİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR”

Antalya Barosu’nun kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu hatırlatan Bozaner, “Elbette bu başarıları hazmedemeyenler olacaktır. Ancak Antalya Barosu hiçbir kişinin arka bahçesi değildir. Hiçbir şahsın kişisel beklentileri, kaprisleri, yalanları ya da iftiraları doğrultusunda hareket etmez. Antalya Barosu yalnızca hukuk ve kamu yararı doğrultusunda hareket eder. Genel kurulumuzda birçok meslektaşımız yalnızca eleştiri yapmakla kalmamış, aynı zamanda yürütülen çalışmaları takdir ettiklerini ve baronun mücadelesinin yanında olduklarını da açıkça ifade etmiştir. Bu da benim açımdan ayrı bir gurur kaynağıdır ifadelerini kullandı.

YENİ DÖNEMDE HAK MÜCADELESİ VURGUSU

Antalya Barosu’nun yeni dönemde hukukun üstünlüğü, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, çevre ve dezavantajlı grupların hakları konularındaki çalışmalarını sürdüreceğini belirten Bozaner, avukatların mesleki sorunlarının da göz ardı edilmeyeceğini söyledi. Bozaner açıklamasına şu sözlerle son verdi:

“Antalya Barosu; hukukun üstünlüğü, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, çevre mücadeleleri ve dezavantajlı grupların hakları konusunda öncü rol üstlenmeye devam edecektir. Bunu yaparken de meslek sorunlarını asla göz ardı etmeyecek; baroyla meslektaşları arasındaki bağı daha da güçlendirecektir. Son olarak şunu ifade etmek isterim: Antalya Barosu, yüz yıllık geçmişinden aldığı güçle; hukukun üstünlüğü, insan hakları ve Cumhuriyetin temel değerleri doğrultusunda mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Bunu yaparken de hiçbir ayrım gözetmeden tüm meslektaşlarına ve yurttaşlara eşit mesafede duracak, adaletli ve şeffaf bir anlayışla hareket edecektir.”

Muhabir: Tahsin Can Önalp