Antalya’nın uzun yıllar meslek odalarında ve sivil toplum kuruluşlarında görev almış önemli kişilerin bir araya gelmesiyle kurulan Antalya Dayanışma Grubu, gazetecilerle bir araya geldi. Antalya’nın sorunlarını tespit etmek ve çözüm önerilerini sunmak için bir araya gelen Antalya Dayanışma Grubu, hazırlamış olduğu Antalya Sürdürülebilirlik Raporu’nu tanıttı.
ANTALYA’NIN EN ÖNEMLİ SORUNLARI
Kent planlama, çevre, mühendislik, ekonomi, sosyal politika ve afet yönetimi alanlarında uzman isimlerin ortak katkısıyla, bilimsel veri, saha gözlemleri ve mesleki tecrübelere dayanan Antalya Sürdürülebilirlik Raporu, kentin ana sorunlarını 7 başlık altında derlendi. İnşaat mühendisi Akın Akıncı, Çevre Mühendisi Cem Arvün, Makine Mühendisi İbrahim Atmaca, İnşaat Mühendisi Mustafa Balcı, İnşaat Mühendisi Sarper Dermut, Harita Mühendisi Okan Hançer, Ekonomist Osman Sert ve Harita mühendisi Ertuğrul Yılmazhan’ın imzasının bulunduğu raporda konu edilen Antalya’nın başlıca sorunları şu başlıklar altında derlendi:
-
Kentsel Planlama ve yapılaşma
-
Altyapı, ulaşım, enerji ve güvenlik
-
Doğal kaynaklar ve çevre yönetimi
-
Ekonomi ve sektörel gelişim
-
Toplumsal yapı ve sosyal politikalar
-
Kültür sanat, spor ve kent kimliği
YÖNETİM, KATILIM VE KURUMSAL YAPI
Toplantının açılışını yapan Akın Akıncı, Dayanışma Grubu’nun temel amacının Antalya’nın plansız büyüme, iklim değişikliği, afet riski, doğal alan kaybı ve yaşam kalitesi düşüşü gibi sorunlarına karşı uzun vadeli ve uygulanabilir çözümler üretmek olduğunu belirtti. Akıncı, bu çerçevede çözüm odaklı yol haritaları geliştirmeyi esas aldıklarını söyledi. Hazırlanan rapor, yerel yönetimler başta olmak karar vericilerle paylaşılacağı açıklandı.
ANTALYA'NIN İMAR SORUNU
Raporda ilk öne çıkan konu ise imar ve şehir planı oldu. Raporda, Antalya’nın uzun yıllardır parçalı imar kararlarıyla büyüdüğü, bu yaklaşımın altyapı kapasitesini zorladığı, mekânsal bütünlüğü bozduğu açık biçimde ifade edildi. Bu sorunlara çözüm olarak ise ulaşım, konut, çevre, turizm ve afet yönetimi kararlarının tek bir planlama çerçevesinde ele alınması, 2025 ile 2100 yılları arasında dönemini kapsayacak yeni Çevre Düzeni Planı çalışmalarının yapılması ve çevre dönüşümün parsel bazında değil bölge ölçeğinde yapılması gerektiğine dikkat çekildi.

ÇARPIK KENTLEŞME
Raporda Antalya’daki çarpık yapılaşmanın da üzerinde duruldu. Çarpık yapılaşma, uyumsuz cepheler, tabela kirliliği ve yeşil alan yetersizliği, Antalya’nın kentsel kimliğini zedeleyen temel unsurlar olduğunun altı çizildi.

AFET YÖNETİMİ
Türkiye 6 Şubat depremlerinde yaşadığı acıları yeni yad ederken Antalya Dayanışma Grubu afet yönetimi konusunda önemli önerilerde bulundu. 1975 ile 2025 yılları arasında gerçekleşen 161 taşkın olayı ve 5 binin üzerinde orman yangınına dikkat çeken oluşum Antalya’nın afetlere ne kadar açık bir şehir olduğuna değindi. Antalya Dayanışma Grubu bu kapsamda önerilerini şu şekilde sıraladı:
-
Afet Riski Envanteri ve İzleme Sistemi kurulması,
-
Altyapı sistemlerinin iklim dirençli hale getirilmesi,
-
Veri temelli kentsel dönüşüm planlarının geliştirilmesi,
-
Toplum temelli afet eğitimleri ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması.
KIYI İŞGALİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Antalya’nın bir diğer sorunu olarak ise kıyı yönetimi öne çıktı. 640 kilometrelik kıyı şeridi olan Antalya’nın em ekonomik hem de ekolojik açıdan stratejik öneminin üzerinde duruldu. Kontrolsüz yapılaşma ve kıyı işgalleri, kamusal erişimi sınırlayan temel sorunlar raporda ele alındı.

ULAŞIM SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Antalya’nın bir diğer sorunu olarak ise ulaşıma dikkat çekildi. Kentin her geçen gün artan nüfusu ve turizm sezonuyla birlikte araç yüküne vurgu yapan Antalya Dayanışma Grubu, kısa vadeli değil uzun vadeli Ulaşım Master Planı hazırlanması gerektiğini açıkladı. Raylı sistemlerin Belek–Manavgat yönüne uzatılması, Antalya–Alanya hızlı tren hattı ve metro sistemi yatırımları ile Yeni çevre yolları ve bağlantı arterleri, kentin ulaşım sorunu için raporda yer alan çözüm önerileri olarak sıralandı.

ÇEVRE SORUNU
Raporda son yer alan konu ise çevre oldu. Masmavi denizi, yemyeşil doğası ve tarihi geçmişi ile dünyanın en özgü yerlerinden biri olan Antalya’nın su kaynaklarının korunması, tarım alanlarının verimli kullanımı, geri dönüşüm altyapısının geliştirilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik verilmesi gerektiği raporda yer alan hususlar oldu.





